MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de kurultay iptalinin ardından tırmanan iç çatışmayı sert bir dille eleştirdi. Türgün gazetesine verdiği röportajda konuşan Bahçeli, yüz yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan CHP'nin bu krizi de aşma kapasitesine sahip olduğunu belirtmekle birlikte, yaşanan sürecin Türk demokrasisi açısından ciddi bir endişe kaynağı oluşturduğunu vurguladı.
Bahçeli'ye göre kurultay iptali etrafında alevlenen iç çatışma ve sokak eylemlerine dönüşen gerilim, CHP'nin kurumsal kimliğini ve parti aidiyet duygusunu derinden zedelemektedir. "Mutlak butlan krizi" olarak nitelendirdiği bu sürecin sağduyu ve uzlaşı zeminini de törpülediğini ifade eden Bahçeli, ülkenin ikinci büyük partisinin kendi içindeki dağınıklık nedeniyle Türkiye'nin asıl gündemine odaklanacak irade ve enerjiden yoksun kalmasını "demokrasi açısından talihsizlik" olarak tanımladı.
"Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı'dır"
Bahçeli, CHP 38. Kurultayı'nın iptali ve tedbir kararına ilişkin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu: Yargı kararı açık ve belirgindir; Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı'dır. Bu kararın Yargıtay'ın nihai değerlendirmesiyle kesinleşeceğini de hatırlatan Bahçeli, mahkeme kararının uygulanma sürecinde yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi.
MHP lideri, bundan sonraki süreçte Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığının gerektirdiği adımları atması gerektiğini belirterek süreci somut biçimde tarif etti: Genel merkeze yerleşme, dağınıklığın giderilmesi ve parti faaliyetlerinin yeniden rayına oturtulması. Bahçeli'ye göre bu adımlar atıldığında söz konusu olan bir partinin çöküşü değil; aksine yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması olacaktır.
Dört Adımlı Yol Haritası
Bahçeli, CHP'nin bu krizden sağlıklı biçimde çıkabilmesi için dört temel önceliği sıraladı:
Nefret dilinin terk edilmesi: Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dilin bir an önce uzlaşı diline dönüştürülmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu sorumluluğun Kılıçdaroğlu ve Özel'in omuzlarında olduğunun altını çizdi.
Arınma ve durulma süreci: Yolsuzluk, usulsüzlük ve ahlaki meseleler etrafında şeffaf bir kamuoyu iletişiminin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bu süreçte hesap verebilirliğin zorunlu olduğunu ifade etti.
Üye tabanının yenilenmesi: Mevcut üye yapısının gözden geçirilmesi ve yeni üye kaydının açılması gerektiğini söyleyen Bahçeli, bu adımın aynı zamanda partiye zarar veren unsurların tasfiyesini de sağlayacağını vurguladı.
Kurumsal bağlılığın yeniden tesisi: Yenilenmiş üye tabanında CHP kimliği ve aidiyetinin yeniden güçlendirilmesini dördüncü öncelik olarak tanımlayan Bahçeli, bu zeminin sağlıklı bir kongre sürecinin de kapısını aralayacağını belirtti.
Hedef Tarih: 9 Eylül
Bahçeli, ilçe ve il kongrelerinin ardından büyük kongrenin yapılabileceğini belirterek tarih konusunda somut bir öneri de sundu: CHP'nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül. MHP liderine göre bu tarih hem sembolik hem de işlevsel açıdan büyük anlam taşımaktadır.
Bu süreçte kimin kongrede zafer kazanırsa kazansın sonuca saygı gösterileceğini de ilan etmesinin Kılıçdaroğlu'na tarihi bir fırsat sunacağını belirten Bahçeli, "Bu şekilde CHP bölünüp parçalanmadan yeniden ve topluca dirilebilme imkânına kavuşacaktır." dedi.
Bölünme Uyarısı
Bahçeli, "iki CHP" söylemlerine de sert bir uyarıyla yanıt verdi. Böyle bir tablonun bölünmeye heves anlamına geleceğini ve Cumhuriyet'le yaşıt bir partinin parçalanmasına zemin hazırlayacağını belirten Bahçeli, bu yükün ağır olduğunu hatırlattı. Odalara ve ofislere dağılmış bir yapıyla ne partinin düzgün yönetilebileceğini ne de gerçek anlamda siyaset üretilebileceğini vurgulayan MHP lideri, CHP'nin toparlanmasının Türk demokrasisinin bütünü açısından önem taşıdığını bir kez daha altını çizerek ifade etti.