Gazete Kritik Siyaset Mahmut Arıkan’dan enerji zamları tepkisi: “Akaryakıt düşerse elektrik ve doğalgaz neden düşmüyor?”

Mahmut Arıkan’dan enerji zamları tepkisi: “Akaryakıt düşerse elektrik ve doğalgaz neden düşmüyor?”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Muş’ta yaptığı açıklamada ekonomi yönetimini enflasyon, vergi politikaları ve enerji zamları üzerinden eleştirdi. Arıkan, ateşkes sonrası akaryakıtta indirim beklentisi oluştuğunu ancak elektrik ve doğalgazdaki artışların gündeme getirilmediğini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu programı kapsamında bulunduğu Muş’ta, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, özellikle ekonomi yönetiminin uygulamaları, artan vergi yükü ve enerji fiyatlarındaki yükseliş üzerinde durdu.

Açıklamalarında son dönemde vatandaşın yaşadığı ekonomik baskının giderek arttığını vurgulayan Arıkan, enflasyonla mücadele söylemlerine rağmen ortaya çıkan sonucun beklentileri karşılamadığını ifade etti. Ekonomi yönetiminin uzun süredir uyguladığı politikaların toplumun farklı kesimlerinde ciddi bir rahatlama oluşturmadığını savunan Arıkan, mevcut tablonun hem dar gelirliyi hem de üretim ve ticaret hayatını doğrudan etkilediğini dile getirdi.

“34 ayda enflasyonda sınırlı gerileme sağlandı”

Arıkan, 2023 seçimlerinin ardından geçen 34 aylık sürede ekonomi yönetiminin performansını eleştirirken, geçmiş dönemlerle kıyaslama yaptı. İktidarın sık sık kullandığı “enkaz devraldık” söylemini hatırlatan Arıkan, enflasyonla mücadele konusunda beklenen sonucun alınamadığını söyledi.

Bu süreçte ekonomi kadrolarının iddialı söylemlerle göreve başladığını belirten Arıkan, 34 aylık dönemde enflasyonda yalnızca 7 puanlık düşüş yaşandığını ifade etti. Geçmişte Türkiye’nin çok ağır ekonomik krizlerden geçtiğini hatırlatan Arıkan, Kemal Derviş dönemini örnek göstererek, benzer sürede enflasyonda çok daha güçlü bir gerileme sağlandığını savundu. Bugünkü yönetimin ortaya koyduğu ekonomik tablonun, verilen sözlerle örtüşmediğini dile getiren Arıkan, vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığının bu tabloyu açık şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Vergi politikalarına sert eleştiri: “Vergiden vergi alan ülkelerden biriyiz”

Konuşmasında vergi yüküne de geniş yer ayıran Arıkan, Türkiye’de özellikle dolaylı vergilerin vatandaş üzerindeki baskısını artırdığını belirtti. Türkiye’nin dünyada “vergiden vergi alan” nadir ülkeler arasında bulunduğunu söyleyen Arıkan, Özel Tüketim Vergisi oranlarındaki artışın dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.

2002 yılında en düşük ÖTV oranının yüzde 27, en yüksek oranın ise yüzde 50 seviyesinde olduğunu hatırlatan Arıkan, bugün gelinen noktada en düşük oranın yüzde 70’e, en yüksek oranın ise yüzde 220’ye çıktığını söyledi. Son 15 yıl içinde vergi gelirlerinde yüzde 5 bin 147 oranında artış yaşandığını kaydeden Arıkan, yalnızca vergilerle sınırlı kalınmadığını, ceza uygulamalarında da vatandaşın ve işletmelerin ağır bir baskıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. Bir yılda kesilmesi beklenen cezanın üç katının yalnızca ocak ve şubat aylarında uygulandığını belirterek, bu yaklaşımın ekonomideki sıkışmayı daha da derinleştirdiğini savundu.

Enerji fiyatları üzerinden dikkat çeken çıkış

Arıkan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri enerji fiyatları oldu. İran’da yaşanan gelişmeler ve Ortadoğu’daki gerilimin ekonomiye etkilerine değinen Arıkan, savaş ve bölgesel krizlerin zam gerekçesi haline getirildiğini söyledi.

Akaryakıt fiyatlarında ateşkes sonrasında bir indirim ihtimalinin konuşulduğunu belirten Arıkan, aynı yaklaşımın elektrik ve doğalgaz için neden gündeme gelmediğini sordu. Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yapıldığını, doğalgazın ikinci kademesinde ise bu artışın yüzde 130’lara kadar çıktığını ifade eden Arıkan, kamuoyunda yalnızca akaryakıt fiyatlarının tartışıldığını, enerji indirimlerinin ise konuşulmadığını söyledi. Bu durumun vatandaşın temel giderleri üzerindeki yükü daha da artırdığını vurguladı.

Esnaf verileriyle ekonomik tabloyu anlattı

Ekonomideki sıkıntıların yalnızca rakamlarda kalmadığını, reel sektörde de açık biçimde görüldüğünü belirten Arıkan, esnafın durumuna ilişkin mart ayı verilerini paylaştı. Buna göre mart ayında yeni iş yeri açan esnaf sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 azaldığını, kapanan iş yeri sayısının ise yüzde 15 arttığını söyledi.

Arıkan, yaşanan ekonomik sorunların tamamının savaşla açıklanamayacağını dile getirerek, savaş öncesinde de toplumun rahat bir ekonomik iklim içinde bulunmadığını ifade etti. Vatandaşın yaşanan süreci dikkatle takip ettiğini ve feraset sahibi olduğunu belirten Arıkan, mevcut sıkıntıların kaçınılmaz olmadığını savundu. Küçük ama etkili bazı değişikliklerle Türkiye’nin çok daha rahat bir nefes alabileceğini söyleyen Arıkan, ekonomi yönetiminin önceliğini vatandaşın yükünü hafifletmeye vermesi gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *