Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Adana’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’ye yönelik mutlak butlan tartışmalarından ekonomi politikalarına, Gazze’de yaşananlardan tarım ve hayvancılığa kadar birçok başlıkta konuşan Arıkan, Türkiye’de temel meselenin yalnızca kişiler ya da partiler üzerinden okunamayacağını söyledi.
Arıkan, siyasetin ve yargının birbirinin alanına girdiği bir tabloda asıl sorunun sistemden kaynaklandığını belirterek, “Mesele kişiler değil, sistemdir” mesajı verdi. Türkiye’nin demokratik meşruiyet, hukuk devleti ve toplumsal güven konusunda ciddi bir sınavdan geçtiğini ifade eden Arıkan, seçim sonuçlarının tartışmaya açılmasının ülke açısından riskli bir alan oluşturduğunu dile getirdi.
“Türkiye’de güven ve ahlak krizi var”
Türkiye’nin önünde iki önemli kriz bulunduğunu söyleyen Arıkan, bunları “güven krizi” ve “ahlak krizi” olarak tanımladı. Ülkenin güçlü bir geleceğe ulaşabilmesi için önce toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, bunun yolunun da ahlaki bir düzen anlayışından geçtiğini belirtti.
Gençlerin gelecek kaygısına da dikkat çeken Arıkan, birçok gencin torpil olmadan iş bulamayacağına inandığını ve yurt dışına gitme düşüncesi taşıdığını söyledi. Kamu yönetiminde adalet, liyakat ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arıkan, bürokraside çoklu maaş tartışmalarını da ahlak krizi kapsamında değerlendirdi.
Ekonomi, faiz ve bankalar üzerinden hükümete eleştiri
Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, düşük kur ve yüksek faiz uygulamasının belirli kesimlere kazanç sağladığını savundu. Bankaların yüksek kâr elde ettiği bir düzende ekonomik dengenin sağlıklı işlediğini söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Arıkan, büyüme rakamlarının borç yükü görmezden gelinerek açıklanmasının doğru olmadığını belirterek, faiz ödemelerine dikkat çekti. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca özelleştirmelerden elde ettiği gelirle, 2026 yılı faiz ödemeleri arasında dikkat çekici bir karşılaştırma yaptı. Faiz ve enflasyon oranlarının geldiği seviyeyi de hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerinin merkezine koydu.
Kurban fiyatları ve hayvancılık vurgusu
Yaklaşan Kurban Bayramı üzerinden vatandaşın alım gücüne dikkat çeken Arıkan, kurban fiyatlarının birçok kişi için erişilemez hale geldiğini söyledi. Asgari ücretli ve emeklilerin gelirleriyle kurbanlık fiyatları arasındaki makasın açıldığını belirten Arıkan, emekli ikramiyesinin geçmiş yıllardaki alım gücünü kaybettiğini ifade etti.
Tarım ve hayvancılığın da savunma sanayisi kadar stratejik bir konu olduğunu vurgulayan Arıkan, üreticinin geleceğe güvenle bakamadığını söyledi. Besicilerin sayısının azalmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ülkenin geleceği açısından da önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
Gazze, İsrail ve dış politika mesajı
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinen Arıkan, İsrail’in saldırılarının bölgesel bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Gazze’deki yıkımın görmezden gelinemeyeceğini belirten Arıkan, İsrail’in hedeflerinin yalnızca Gazze ile sınırlı olmadığını savundu.
Türkiye’nin dış politikada sadece kınama açıklamalarıyla sonuç alamayacağını ifade eden Arıkan, daha etkili ve sonuç üreten bir diplomasiye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
LNG ithalatı ve dış ticaret eleştirisi
Arıkan, Türkiye’nin son dönemde Amerika’dan yaptığı LNG ithalatına da değindi. Alternatif ülkelerden alım yapılması durumunda daha düşük maliyetlerin ortaya çıkabileceğini savunan Arıkan, dış politikadaki yakın ilişkilerin ekonomik sonuçları olduğunu belirtti. Amerika’dan yapılan enerji ithalatı üzerinden hükümetin tercihlerini eleştiren Arıkan, bu kararların bütçeye ek yük getirdiğini söyledi.
Mutlak butlan tartışması ve halkın iradesi vurgusu
CHP’ye yönelik mutlak butlan tartışmaları hakkında da konuşan Arıkan, seçimlerin ve siyasi kararların sürekli yargı gündemine taşınmasının Türkiye açısından tehlikeli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Mahkemelerin geçmişte seçim süreçlerine müdahil olabildiğini ancak demokratik meşruiyetin asıl kaynağının halk iradesi olduğunu belirtti.
Arıkan, bugün yaşanan tartışmaların yalnızca bir partinin meselesi gibi görülmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de siyasi rekabetin kurallarının herkes için öngörülebilir, istikrarlı ve tartışmasız hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni anayasa ihtiyacına da değinen Arıkan, mevcut siyasi tabloda bunun kolay görünmediğini ifade etti.
“Seçim çok uzak değil”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Arıkan, olası baskın seçim ihtimaline ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi olarak her zaman baskın seçim ihtimalini göz önünde bulundurduklarını belirten Arıkan, iktidarın veriyi iyi kullanan bir siyasi yapı olduğunu söyledi.
Arıkan’a göre iktidar ve ortaklarının oy oranı yüzde 50’ye yaklaştığı anda seçim ihtimali güçlenebilir. Siyasi gelişmelerin parçalar halinde değerlendirildiğinde Türkiye’nin bir seçim atmosferine uzak olmadığını belirten Arıkan, “Seçim çok uzak değil” mesajı verdi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin soruya ise Arıkan, tartışmanın “kim kazanır” ekseninden çıkarılıp “Türkiye nasıl kazanır” sorusuna yönelmesi gerektiğini söyledi. Adalet, liyakat ve hukuk devleti vurgusu yapan Arıkan, toplumun tamamının güven duyacağı bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti.