Gazete Kritik Siyaset Mahmut Arıkan: "Fon vurgunu ile milletin umudu ve güveni çalındı"

Mahmut Arıkan: "Fon vurgunu ile milletin umudu ve güveni çalındı"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, fon vurgununu örgütlü bir yapı olarak nitelendirerek, iktidarın hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Arıkan, kaybedilen güvenin ve fonların geri alınması gerektiğini belirtti. Siyasi ahlak vurgusu yaptı, yolsuzlukla birlikte mücadele çağrısında bulundu.

Mahmut Arıkan: "Fon vurgunu ile milletin umudu ve güveni çalındı"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, “Fon vurgunu bir ihmalin değil, örgütlü, organize bir yapının eseridir. Bu fon işinde; kim tuttu, kim kesti, kim pişirdi, kim yedi, kim ‘Hani bana?’ dedi? Bunların hepsi tek tek ortaya çıkarılmalıdır. Seçim meydanlarında ‘Kızım Fatıma’ hadisini anlatarak oy toplayanlar, söz konusu ‘Bakan Fatıma’, ‘Bizim Fatıma’ olunca kör oluyorlar, sağır oluyorlar, dilsiz oluyorlar” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, konuşmasına başlamadan Yeni Yol Grubu’na katılan Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel’i de tebrik etti.

Arıkan, konuşmasının başında İstanbul’da yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare Bulut’a rahmet, yaralı öğrencilere acil şifa diledi. Ankara Pursaklar’da uygulama noktasında bir araçtan açılan ateş sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu’nu da anan Arıkan, ailesine başsağlığı dileğinde bulundu.

Yeni yasama yılında Meclis kürsüsünü “milletin kürsüsü” yapacaklarını belirten Arıkan, “Milletimizin hakkını savunmaya, kürsüyü milletimizin kürsüsü yapmaya devam edeceğiz. Anadolu’da bize ne anlatıldıysa gelip bu kürsüde onu konuşacağız. Hangi mesele çözüm bekliyorsa onun peşine düşeceğiz” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARIN HEYBESİNDE FONLAR VAR”

Arıkan, Anadolu’da yaptıkları toplantılarda Türkiye’nin farklı kesimlerinin sorunlarını dinlediklerini aktararak, “Birden fazla Türkiye tablosu var, birden fazla Türkiye hikâyesi var. Bir tarafta iktidarın anlattığı bir Türkiye var, diğer tarafta milletimizin yaşadığı bir Türkiye var. Heybemiz dolu. Ama bizim heybemizde turpun ne küçüğü, ne büyüğü var. Bizim heybemizde milletimizin derdi var, bizim heybemizde çözüm var” şeklinde konuştu. Arıkan, iktidarın heybesinde ise “fonlar” olduğunu söyledi.

Arıkan, “Fon vurgunu bir ihmalin değil, örgütlü, organize bir yapının eseridir. Öyle bir düzen kurmuşlar ki; tüm Türkiye’nin gözünün içine baka baka, uluslararası kurumların gözünün içine baka baka biri on, onu yüz yapmışlar. Çalınan sadece fondaki para değil. Bu milletin umudu, güveni, geleceği çalındı” değerlendirmesinde bulundu

“HER BİR KURUŞ TAZMİN EDİLMELİDİR”

Fondaki paranın geri alınabileceğini dile getiren Arıkan, “Daha fazla çalışırız, çalandan geri alırız, göz yumandan tahsil eder tekrar yerine koyarız. Ancak birbirimize karşı kaybolan güveni nasıl yerine koyacağız, devlete karşı kaybolan güveni nasıl yerine koyacağız, kaybettiğimiz ahlaklı olma kararlılığını nasıl yerine koyacağız” ifadelerini kullandı.

Arıkan, fondaki kayıpların vatandaşın cebinden karşılanmaması gerektiğini vurgulayarak, “Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, tüyoyu alanlardan tazmin edilmelidir” dedi.

“KİM TUTTU, KİM KESTİ, KİM PİŞİRDİ, KİM YEDİ?”

Fon soruşturmasına ilişkin sorular yönelten Arıkan, “Bu hikâyede kimse ‘siyah-beyaz bir aşk hikâyesi’ aramasın. Bu hikâyede beyaz olan millettir. Siyah olan ise milletin alın terine göz dikenlerdir” diye konuştu. Çocuklukta oynanan bir oyuna atıfta bulunan Arıkan, şöyle devam etti:

“Bu tutmuş, bu kesmiş, bu pişirmiş, bu yemiş, bu da ‘Hani bana, hani bana?’ demiş. Şimdi milletimiz önünde cevaplanması gereken sorular bellidir; bu fon işinde kim tuttu, kim kesti, kim pişirdi, kim yedi, kim ‘Hani bana?’ dedi? Bunların hepsi tek tek ortaya çıkarılmalıdır.”

Arıkan, iktidar tarafından “Ucu nereye dokunursa dokunsun üzerine gidilecek” denildiğini hatırlatarak, “Ucu nereye dokundu ki, AK Parti’li Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi ifadeye dahi çağırılmadı? Ucu nereye dokundu ki; dün Meclis’te 5 muhalefet grubu da fon vurgununun konuşulması için önerge vermişken karar yeter sayısı istediniz; sonra yeter sayı sağlanamasın diye Meclis’i kapattırdınız?” sorularını yöneltti.

“NEDEN FON VURGUNUNUN AYDINLATILMASINI İSTEMİYORSUNUZ?”

Arıkan, “İstiklal Harbi’nde bile açık kalan Gazi Meclisi, fon vurgununuz konuşulmasın diye kapattınız” dedi. Olayın dış güçlere bağlanmaya başladığını söyleyen Arıkan, “Biz bu meselenin önünü, arkasını; altını, üstünü; sağını, solunu araştırmaya devam edeceğiz. Milletin parası nereye gitti diyoruz, cevap vermiyorsunuz. Meclis araştırsın diyoruz, yanaşmıyorsunuz. Konu milletin Meclis’ine geldiğinde Meclis’ten kaçıyorsunuz. Bu neyin korkusu, neyin çekincesi?” Siz neden bu fon vurgununun aydınlatılmasını istemiyorsunuz?” diye sordu.

Arıkan, “Seçim meydanlarında ‘Kızım Fatıma’ hadisini anlatarak oy toplayanlar, söz konusu ‘Bakan Fatıma’, ‘Bizim Fatıma’ olunca kör oluyorlar, sağır oluyorlar, dilsiz oluyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kimse ‘Ayağım kaydı’, ‘Şeytana uydum’, ‘Affımı talep ediyorum’ diyerek yargıdan kaçamaz” diyen Arıkan, “Parayı geri vermek hesabı kapatmaz. İstifa etmek yargılamanın yerini tutmaz. Samimiyseniz, korkmuyorsanız; yapılacak iş WhatsApp grubundan çıkarmak değil, hâkim karşısına çıkarmaktır” şeklinde konuştu.

“FON KRİZİNİN YOLU İSLAM’A DEĞİL, İKTİDARA ÇIKAR”

Arıkan, fon krizi üzerinden dini değerlerin hedef alınmaması gerektiğini kaydederek, şunları söyledi:

“Hesap soracaksanız, paranın izini sürün. Denetimin neden işlemediğini araştırın. Siyasi ilişkileri sorgulayın. Ama başörtüsünü, namazı, orucu suçlama gerekçesi yapmayın. Dini değerleri kullanarak insanları aldatmak, İslam değil, İslam’ın istismarıdır. İktidarın dinimizi kendi yanlışlarına ortak etmesine de muhaliflerin iktidarın bu yanlışlardan dinimize düşmanlık çıkarmasına da biz razı olamayız.”

“İKTİDAR ÜÇ TRANSFERİ ÇOK SEVİYOR”

Arıkan, konuşmasında milletvekili ve belediye başkanı transferlerini de eleştirdi. “İktidar üç transferi çok seviyor: Bir, milletvekili transferi. İki, belediye başkanı transferi. Üç, para transferi” diyen Arıkan, milli iradenin “kapalı kapılar arkasında kurulan bir siyaset borsasına” dönüştürüldüğünü ileri sürdü.

“EMEĞİN STAJI OLUR, HAKKIN STAJI OLMAZ”

Staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına ilişkin de konuşan Arıkan, “Bu insanlar çalıştı mı? Çalıştı. Alın teri döktü mü? Döktü. Peki o zaman neden o günler emeklilik hesabında yok sayılıyor?” diye sordu. Arıkan, staj ve çıraklık dönemleri için borçlanma hakkı tanınması, eksik primlerin tamamlanması ve sigorta başlangıcının buna göre düzenlenmesi çağrısında bulundu.

“SAĞLIKLI HAYATA KATKI FONU” TEPKİSİ

Arıkan, sigara, şekerli içecekler ve atıştırmalıklara yeni vergiler getirilerek “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” oluşturulmasının gündemde olduğunu belirterek, “Bu millet zaten bunları alırken vergi ödemiyor mu?” diye sordu. Deprem vergisi, işsizlik fonu ve iletişim vergisine ilişkin eleştirilerde bulunan Arıkan, “Sigara ile mücadele edilsin. Obeziteyle mücadele edilsin. Çocuklarımız sağlıklı beslensin. Ama bunun yolu her sorunun üzerine yeni bir vergi koymak değildir” dedi.

“AKFON: ADALET VE KALKINMA FONU”

Arıkan, Saadet Partisi iktidarında “AKFON” adıyla “Adalet ve Kalkınma Fonu” kuracaklarını dile getirerek, “Haksız yere milletten çalınanları geri alarak adaleti sağlayacağız. Bu fonda biriken parayı emekliye ikramiye olarak dağıtacağız. Tüm dosyaları yeniden açacağız. Bu iktidar döneminde haksız yere elde edilen her bir kuruşun hesabını soracağız. İster borsadan, ister arsadan fark etmez! Bu milletin cebinden, yetimin hakkından çalınan her bir kuruşu geri alacağız” dedi.

“SİYASETİN KÖKLÜ BİR ARINMAYA İHTİYACI VAR”

Türkiye’de siyasetin “köklü bir arınmaya, topyekûn bir temizliğe” ihtiyacı olduğunu savunan Arıkan, siyasetin parayla arasına mesafe koyması, nepotizmden, iltimas, kayırmacılık ve çifte standarttan arınması gerektiğini vurguladı. Arıkan, “Bugün mesele, birkaç kötü örneği temizlemek değildir. Mesele, siyasetin ölçüsünü değiştirmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Mekke Savunma İttifakı’na ilişkin de konuşan Arıkan, Türkiye’nin bölgesel bir cepheleşmenin askeri tarafına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Arıkan, “Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz” ifadelerini kullandı. Arıkan, Mekke İttifakı’nın bütün bölgeyi kapsayan bir barış ve ortak güvenlik mimarisine dönüştürülmesi gerektiğini kaydederek, “Bölgemizin ihtiyacı yeni cepheler değil. Yeni bir düzen inşa etmektir” ifadesini kullandı.

Konuşmasının sonunda siyasi partilere seslenen Arıkan, yolsuzluğa, adaletsizliğe ve yoksulluğa karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan; yolsuzluğu kârlı, mümkün ve risksiz gösteren düzene son verilmesi, “gözü açık yargı sistemi”ne son verilmesi, liyakatın güçlendirilmesi, yoksulluğu bitirecek ekonomik program hazırlanması, siyasi ahlakın kanuna dönüştürülmesi, siyasetin dilinin toplumsal barışın dili yapılması ve devlet imkanlarının hiçbir partinin imkanına dönüştürülmemesi çağrısında bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız