Gazete Kritik Siyaset Mahmut Arıkan: "Ekonomik büyüme ahlaki temelden koparsa kalıcı bir refah üretemez"

Mahmut Arıkan: "Ekonomik büyüme ahlaki temelden koparsa kalıcı bir refah üretemez"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye'de siyasetin bir dil ve ahlak krizi yaşadığını belirtti. Ekonomik sorunlara dikkat çekerek, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Türkiye’de siyasetin en derin krizi artık ideolojik değil! Şu an bir dil ve ahlak krizi var. Uzun süredir iktidar cephesinde normalleşen öfke dili, sertlik ve dışlayıcılık, siyaseti adeta işgal etmiş durumda. Bu dil, rakibi ikna etmeyi değil, bastırmayı hedefleyen bir alışkanlığa dönmüş durumda. Üzülerek söylüyorum, ülkemizde siyaset, ilke yarışı olmaktan çıkıp bir sinir savaşına dönmüştür. Oysa siyasi ahlak, sadece yolsuzlukla veya dürüstlükle sınırlı değildir. Siyasi ahlak, aynı zamanda dil ahlakıdır." dedi.

Arıkan, Partisinin Sakarya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Sakarya İş İnsanları ve Kanaat Önderleri Buluşması" etkinliğine katıldı. Burada yaptığı konuşmada, adil bir ekonomik düzen kurulmadığı için Türkiye’de sokakların kendi alternatif ekonomik düzenini kurduğunu dile getiren Arıkan, şunları söyledi:

"Yasa dışı kumar ağları, kolay para tuzakları, gençlerimiz için cazip çıkış kapısı haline gelmiş durumda. Çaresizlikten beslenen bu çete düzeni bir ‘yeraltı istihdam ofisi’ gibi işlemeye başladı! İşte biz inşallah; kalkınma planlarımızla bu ‘yeraltı istihdam ofislerinin’ kökünü kurutup; ‘yerüstünü istihdam cennetine’ dönüştüreceğiz. Bizim öncelikli gündemimiz budur! Tüm Anadolu’yu karış karış geziyoruz. Çiftçimizin, esnafımızın elini sıkıyoruz, gencimizin derdini dinliyoruz, emeklimizle çay içiyoruz. Gördüğüm manzara şu! Ankara’nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil! Ankara’dan ülkeyi yönetenlerle, Anadolu’da ayakta kalmaya çalışanların dertleri aynı değil! İşte dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşananları hepimiz gördük. Bu tip görüntülerin hiçbirini, hiçbir şart altında kabul etmiyoruz!

"Ülkemizde siyaset, ilke yarışı olmaktan çıkıp bir sinir savaşına dönmüştür"

Türkiye’de siyasetin en derin krizi artık ideolojik değil! Şu an bir dil ve ahlak krizi var. Uzun süredir iktidar cephesinde normalleşen öfke dili, sertlik ve dışlayıcılık; siyaseti adeta işgal etmiş durumda. Bu dil, rakibi ikna etmeyi değil, bastırmayı hedefleyen bir alışkanlığa dönmüş durumda. Üzülerek söylüyorum; Ülkemizde siyaset, ilke yarışı olmaktan çıkıp bir sinir savaşına dönmüştür. Oysa siyasi ahlak, sadece yolsuzlukla veya dürüstlükle sınırlı değildir. Siyasi ahlak, aynı zamanda dil ahlakıdır. Hep söylediğim bir şey var yine söylüyorum; Kamuoyuna konuşan herkes, söylediği sözün toplumu nasıl şekillendirdiğini hesaba katmak zorundadır. Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey; daha yüksek sesle bağıranlar değil daha ölçülü konuşabilen liderlerdir.

Biz bütün bunları kötülüğe dair durum tespiti yapmak için değil; kendini zamana ve mekâna karşı sorumlu hisseden herkesi hak ve adalet mücadelesini büyütmeye davet etmek için söylüyoruz. ‘Durum Tespiti Yapmak, Siyaset Yapmak Değildir’ Türkiye’de demokrasi krizi vardır, yönetim krizi vardır, liyakat krizi vardır, adalet krizi vardır. Ve hepimizi derinden etkileyen ekonomik kriz vardır. Öyleyse, Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı vardır. Bizim Türkiye Kalkınma Planımız; vida sıkmaya dayalı bir montaj ekonomisi değil, hammaddeden nihai ürüne uzanan tam bir sanayi zinciri kurma planıdır. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı ham ve ucuz şekilde yabancılara vermek yerine, bu zenginlikleri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürme ve milletimizi zenginleştirme planıdır.

"Ekonomik büyüme ahlaki temelden koparsa kalıcı bir refah üretemez"

Bizim Türkiye Kalkınma Planımız, yabancı sermayenin kol gezdiği Ortadoğu’da, 1 numaralı tedarikçi olma planıdır. İşsizlik, geçim sıkıntısı, yoksulluk, göç ve buna bağlı, tüm sosyal sorunları ortadan kaldırma planıdır. Amacımız; bölgeler arası yatırım dengesizliğini gidermek ve bundan doğan sosyal ve ekonomik sorunların önüne geçmektir. Biz Türkiye Kalkınma Planımızla birlikte; Türkiye’de 2,5 milyon insanımıza istihdam oluşturacağız. Ve gayri Safi Milli Hasılaya 528 milyar dolar gelir artışıyla, dış ticaret açığı veren değil, ihracat fazlası veren bir ülke haline geleceğiz! Ekonomik büyüme ahlaki temelden koparsa kalıcı bir refah üretemez. Bir milletin dirlik ve düzeninin, refah ve istikrarının, güç ve kudretinin en önemli dayanağın ahlaki ve manevi yapısının sağlamlığıdır. Bizim amacımız hem madden hem manen ‘Tam Bağımsız Bir Türkiye’ inşa etmektir."

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *