CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Türkiye'de demokrasi ve özgürlüklerin güçlenmesi için önemli değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, "Şimdi 4. devrimi gerçekleştireceğiz. Bunun için Cumhuriyetimizi tam demokrasi ile taçlandırmalıyız. Eğer tam demokrasi için bir bedel ödenecekse, o bedeli ilk ben ödeyeceğim," dedi.
Şehitlerin Anıları ve Acılar
Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada son bir yıl içinde kaybedilen şehitleri gündeme getirdi. "Son bir yıl içinde 800'den fazla şehit verdik. Kıbrıs Harekatı’ndaki şehit sayımız ise 498," açıklamasında bulunan Kılıçdaroğlu, annelere seslenerek çocuklarını askere göndermenin getirdiği duygusal zorluklara dikkat çekti. "Her bir anne, evladını vatan savunması için gönderirken hangi duygularla gönderdiğini düşünmeli. Askerlerimiz, mutlu bir dönüş beklerken, acı haberlere yol açan bu süreçleri kabul edemeyiz. Terör olaylarında kaybettiğimiz askerlerimizin acısını her insanın içinde hissetmesi gerekir," diye konuştu. Kılıçdaroğlu, son yıllarda verilen şehitlerin sayısının yüksekliğine dikkat çekerek, bu durumun toplumun dayanışma içerisinde olması gerektiği mesajını taşıdığını belirtti.
Terörle Mücadele ve Geçmişin Hesabı
Kılıçdaroğlu, PKK terör örgütü ile geçmişte yapılan görüşmelere de atıfta bulunarak, "Kimse meşru bir hükümeti bir terör örgütüyle muhatap almamalı," dedi. İç güvenlik sorunlarının arttığı bir dönemde, şehirlerin cephaneliğe dönüştüğünü ve bu duruma yıllar içinde sessiz kalındığını ifade etti. "Valilerin ve kaymakamların güvenlik güçlerine müdahale etmeye çalışırken aldığı talimatlar sorgulanmalı. Her anne, bu tür sorularla kendi vicdanını yoklamalı," diye ekledi. Kılıçdaroğlu, PKK'nın toplumsal yapıyı ne şekilde etkilediği ve bunun sonuçları üzerine toplumun daha fazla düşünmesi gerektiğinin altını çizdi. "Bu durum bizim şehitlerimiz için çok acı bir bedel," ifadesini kullandı.
Gazi Olmayan Askerler ve Hükümetin Tutumu
Kılıçdaroğlu, terörle mücadelede yaralanan askerlerin gazilik unvanı alamadığını dile getirerek, bu durumun adaletsizlik olduğunu vurguladı. "Devletin talimatları sebebiyle gazi sayılmayan birçok asker var. Yaralanmalarına rağmen bu unvanı almak için şartlar çok katı." dedi. Kılıçdaroğlu, gazi olamayan askerlerin seslerinin duyulması gerektiğini belirterek, onların yaşadığı haksızlıkları dile getirdi. "10 binin üzerinde kişi, gazi unvanı almanın yanı sıra, onurlarıyla yaşamak ve kendilerini göstermek için mücadele ediyor. Biz, bu hakları sonuna kadar savunacağız," dedi. Bu konunun yalnızca bir insan hakkı meselesi olmadığını, aynı zamanda devletin üzerindeki sorumluluğu da kapsadığını aktardı.
29 Ekim Kutlamaları ve Cumhuriyetin Anlamı
Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'in 93. yıl kutlamaları sırasında yaşanan duruma da değindi. "Geçen hafta Cumhuriyetimizin yıl dönümünü kutlarken, tüm kavşakların hafriyat kamyonlarıyla kapatıldığını gördüm. Bu, Cumhuriyetimize yapılacak en büyük saygısızlıktır," şeklinde konuştu. Cumhuriyetin sadece bir yönetim şekli olmadığını, aynı zamanda bir varoluş mücadelesi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'in temel değerlerinden ayrılmadan herkesin eşit bir şekilde değerlendirildiğini söyledi. Anlık çıkarlar için uzlaşıdan uzak durulması ve ortak bir geleceğin inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti. "Cumhuriyet, bireylerin özgür olarak yaşamasını sağlamak için var. Hep birlikte, eşitliğin sağlanması için çaba göstermeliyiz," dedi.