Gazete Kritik Siyaset İYİ Partili Burak Dalgın: “Oyun sektörüne gözümüz gibi bakmak durumundayız”

İYİ Partili Burak Dalgın: “Oyun sektörüne gözümüz gibi bakmak durumundayız”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen sosyal hizmetler yasa teklifi üzerine konuşarak, düzenlemenin çocukları koruma amaçladığını ancak ciddi riskler taşıdığını belirtti ve oyun sektörüne yönelik aşırı regülasyonların tehlikeli olduğunu vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifine görüşülen düzenlemeye ilişkin yaptığı konuşmada, teklifin çocukları koruma amacı taşıdığını ancak mevcut haliyle ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

“Ölümü göstererek sıtmaya razı etmek bir yöntem olamaz”
Kanun teklifi üzerine Genel Kurul’da söz alan Dalgın, “Bu kanunun bir kısmı çocukları ve gençleri dijital risklerden koruma amacıyla hazırlandı. Bu amacı biz de paylaşıyoruz ama iyi niyet iyi sonucu garanti etmez. Türkiye bugün dünyanın sayılı oyunu üreticilerinden bir tanesi. Ülkemizden bugüne kadar 7 tane ‘unicorn’ yani milyar dolar değerlemeye ulaşan erken aşama girişim çıktı. Bunların 4 tanesi oyun sektöründen. Nedeni çok açık; birincisi, bu sektör büyük bir erken sermaye gerektirmiyor, ikincisi, dünyaya ihracat yapması nispeten kolay bir alan ama üçüncüsü, devlet bu alana gölge etmedi, aşırı regülasyonlarla piyasayı bozmadı. Turuncu ekonomi yani yaratıcı sektörler; oyun, film, tasarım, müzik gibi alanlar dünya ekonomisinin çok önemli bir kısmı. Mesela Türk dizileri 146 ülkeye ihraç ediliyor, biz de iftihar ediyoruz fakat dünyada oyun sektörü, müzik ve film sektörlerin toplamının iki katı büyüklüğünde. O bakımdan bu sektöre gözümüz gibi bakmak durumundayız. Tıpkı kripto yasasında yaptığımız gibi bu alanda da itiraz ve önerilerimizi daha önce dile getirdik, bunların bir kısmında da karşılık bulduk. Oyun tanımı düzeltildi. Oyun geliştiricileri ile oyun platformları ayrı ayrı tanımlandı ve geliştiriciler bazı alanlardan muaf tutuldu, risk değerlendirme zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Bu kaldırılmasaydı bir ön sansür olacaktı çünkü yapılan her şey BTK onayına tabi olacaktı. BTK'nin oyun şirketlerinden algoritmalarını istemesine dair alan da kaldırıldı çünkü bu büyük bir ticari sırdı, zaten uygulanamazdı. Bant genişliğinde de ilerleme sağlandı. Bunlar önemli adımlar ama iş bitmedi, çok açık söylüyorum ölümü göstererek sıtmaya razı etmek bir yöntem olamaz” şeklinde konuştu.

“Kaş yapayım derken göz çıkaramayız”
Dalgın, yaş doğrulama yöntemine ilişkin belirsizliklerin ciddi riskler doğurduğunu belirterek, “Kanun ‘Böyle bir sistem kur’ diyor ama nasıl yapılacağını ifade etmiyor. Eğer uygulama T.C. kimlik numarası veya yüz tanımlı bir sistemle yapılıyorsa binlerce çocuğumuzun bilgilerini yabancı platformlarla paylaşma riski oluşuyor; bunu düşündünüz mü? Veyahut da Fransa'nın benimsediği ‘sıfır bilgi’ gibi bir modeli getirmeyi düşünüyor musunuz? Bütün bunların yasada ele alınması lazım. Bir BTK uzmanının, Siber Güvenlik Başkanlığı yetkilisinin Komisyonda söylediği ‘token’ yöntemi dışında bununla alakalı bir netlik yok. Üstüne üstlük aldatıcı reklam gibi, kamu sağlığına risk gibi, kamu düzeni gibi birtakım muğlak ifadeler var kanunda, yarın öbür gün bunları nasıl yorumlanır hayli meçhul. Üstüne üstlük Türkiye'deki genel demokratik ortam da hepimizin malumu. Acil durumlarda uygulama gibi konular zaten uygulanabilir şeyler değil, itiraz süreleri, küresel şirketlerin durumu göz önüne alındığında böyle uygulanamayacak şeyleri ortaya koymak, sonra da sadece izlemek fevkalade tehlikeli olur. En önemlisi bu yasaklar çocuklarımızı VPN sistemlerine iterse ciddi bir siber güvenlik açığı olur. Bunu ciddi şekilde düşünmemiz lazım, kaş yapayım derken göz çıkaramayız” diye sordu.

“Girişimcimizin önünü açalım, tüketicimizin imkânlarını artıralım”
Yaratıcı sektörlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Dalgın, “Turuncu ekonominin, yaratıcı sektörün önünü açmak durumundayız. Oyun geliştiricimizi aşırı regülasyonla boğarsak Türkiye'yi boğarız. Aklını fikrini koda yazan, Türkiye'ye katma değer yaratan, istihdam sağlayan gencimizin önünü kesemeyiz. Bakın, bu sadece oyun sektörüyle alakalı bir konu da değil, yurt dışından online ticarete de pratikte bir yasak geldi, eskiden 150 euro olan beyanname muafiyeti önce 30 euroya, sonra sıfıra indirildi, insanların alışveriş özgürlüğü kilitlendi, bu büyük bir hatadır. Uluslararası ödeme sistemleri, 185 ülkede uygulanan sistem Türkiye'de uygulanmıyor, bu bizim girişimcimizi boğan bir sistemdir. Rezervasyon sistemlerinden pek çok başka alana kadar dünyada geçerli işlemler Türkiye'de yapılamıyor. Gelin, bunların önünü açalım, girişimcimizin önünü açalım, tüketicimizin imkânlarını artıralım. Kriptodaki gibi bu alanda da makulde buluşmayı iktidar grubundan rica ediyorum. Yarın öbür gün iktidar değiştiğinde görevi biz devralırsak hem çocuklarımızı hem girişimcilerimizi destekleyen bir planla karşınıza çıkacağız” ifadelerini kullandı.

Dalgın, açıklamasını, “Vatandaşımız vakit kaybetmesin, Türkiye vakit kaybetmesin ve milletimiz çağın gerekliliklerinden yararlanabilsin” sözleriyle tamamladı.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *