Gazete Kritik Siyaset İYİ Parti lideri Dervişoğlu: "Seçime bir ay kala erken seçim yapılırsa herkesin siyasi namusu sorgulanır"

İYİ Parti lideri Dervişoğlu: "Seçime bir ay kala erken seçim yapılırsa herkesin siyasi namusu sorgulanır"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, erken seçim tartışmaları, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” süreci ve terörsüz Türkiye başlığı altında yürütülen gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, erken seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada Anayasa vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin zamanlamasına dikkat çeken Dervişoğlu, görev süresinin bitmesine kısa bir süre kala alınacak erken seçim kararının Anayasa’nın arkasından dolanmak anlamına geleceğini söyledi.

Dervişoğlu, seçim tarihinin normal şartlarda 14 Mayıs olduğunu belirterek, seçimi yalnızca bir ay öne çekmenin gerçek anlamda erken seçim sayılamayacağını ifade etti. Cumhurbaşkanının yeniden adaylığı tartışmasına da değinen Dervişoğlu, “Cumhurbaşkanı görev müddetini tamamlamış ve görev müddetinin tamamlanmasına bir ay kala ‘Bu Anayasa erken seçimle bana yeniden adaylık hakkı veriyor’ derse Anayasa’ya konulmuş maddeye ihanet edilmiş olur. O maddenin arkasından dolanmış olur” değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti lideri, böyle bir durumda adaylık yolunun siyasi olarak tartışmalı hale geleceğini savunarak, “Peki aday olabilir mi? Olabilir. Ama o zaman da herkesin siyasi namusu sorgulanır” ifadelerini kullandı.

“CHP’nin iç meselesi değil”

Dervişoğlu’nun gündemindeki bir diğer başlık ise CHP Kurultayı’na yönelik “mutlak butlan” tartışması ve tedbir kararı oldu. Konuya yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak bakılmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, meselenin hukuk, demokrasi ve adalet boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, yaşananların CHP’nin iç meselesi gibi sunulmaya çalışıldığını belirterek, bunun asıl tehlikeyi perdelediğini ifade etti. Ana muhalefet partisinin iktidar gücüyle dizayn edilmeye çalışıldığını savunan Dervişoğlu, bu durumun demokrasi açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Üç buçuk yıl önce kongresini yapmış bir siyasi partiye hukuk mahkemesi kararıyla kayyum atanamayacağını söyleyen Dervişoğlu, meseleye Özgür Özel ya da Kemal Kılıçdaroğlu penceresinden bakmadığını, hukuk ve demokrasi açısından yaklaştığını vurguladı.

“Ana muhalefet iktidar eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor”

İYİ Parti lideri, siyasetin iktidar stratejilerine göre şekillendirilmesine karşı olduğunu belirtti. Dervişoğlu, iktidar gücüyle siyasi alanın düzenlenmeye çalışıldığını savunarak, bu süreçte ezilenin demokratik haklar, hürriyetler ve halkın talepleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirilerini de yineleyen Dervişoğlu, böyle bir yönetim anlayışında devletin partileştiğini, partinin de devletleştiğini öne sürdü. Kendini devlet olarak gören yapıların her şeyi kamulaştırabileceğine inandığını ifade eden Dervişoğlu, siyasetin de bu anlayışla kontrol altına alınmak istendiğini söyledi.

Dervişoğlu, CHP’ye yönelik sürecin doğrudan iktidarın seçim kazanma stratejilerinden biri olduğunu savundu. Halkın ve kamuoyunun da bu tabloyu gördüğünü belirten Dervişoğlu, konunun farklı bir başlık altında tanımlanmasına neden olacak açıklamalardan kaçındığını dile getirdi.

“Meşruiyetini milletten almayanı muhatap kabul etmem”

Dervişoğlu, siyasi meşruiyetin millet iradesinden alınması gerektiğini söyledi. “Meşruiyetini milletten almayanı siyasi muhatap kabul etmem” diyen Dervişoğlu, bunun kişilerle olan özel ilişkilerden değil, siyasetin temel ilkelerinden kaynaklandığını belirtti.

Bir siyasi partinin yıllar önce yaptığı kongrenin iptal edilerek eski yönetimin göreve getirilmesini hukuka ve demokrasiye uygun bulmadığını söyleyen Dervişoğlu, böyle bir durumda İYİ Parti olarak hukukun, demokrasinin ve halkın yanında duracaklarını ifade etti.

Dervişoğlu, CHP içinde yaşanan gelişmelerin yalnızca parti içi tartışmalarla açıklanamayacağını, dış müdahalenin siyaseti dizayn etmeye yönelik sonuçlar doğurduğunu söyledi.

“360 çoğunluğu bulabilirler”

Meclis’te erken seçim için gerekli 360 çoğunluğun sağlanıp sağlanamayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Dervişoğlu, böyle bir çoğunluğun bulunabileceğini söyledi. Bazı siyasi partilere tavizler verilerek ya da Meclis aritmetiği transferlerle değiştirilerek bu sonucun elde edilebileceğini belirtti.

Ancak Dervişoğlu, bu tür yolların hukuki ve siyasi meşruiyet açısından sorunlu olduğunu savundu. Parti içi dengeleri ve parlamentodaki yapıyı etkileyecek transfer uygulamalarının demokrasiye zarar verdiğini belirten Dervişoğlu, İYİ Parti’nin bu süreçlerde demokrasinin namusunu korumaya çalıştığını ifade etti.

Terörsüz Türkiye sürecine sert eleştiri

Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen sürece ilişkin soruya da yanıt verdi. Milli Güvenlik Kurulu’nun son toplantısında PKK’nın tüm unsurlarının hâlâ terör örgütü olarak anıldığını hatırlatan Dervişoğlu, örgütün farklı ülkelerdeki yapılarının da takip edildiğini söyledi.

Örgütün silah bırakmadığını ve amaçlarından vazgeçmediğini savunan Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti açısından tehdidin sürdüğünü ifade etti. Bu şartlarda örgütün beklentilerini karşılamaya dönük herhangi bir düzenleme arayışının kabul edilemeyeceğini belirtti.

“Öcalan’a özgürlük mitingleri milletin vicdanını yaralar”

Dervişoğlu, Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle düzenleneceği belirtilen mitinglere de tepki gösterdi. Dünyanın hiçbir ülkesinde binlerce insanın ölümünden sorumlu bir kişi için özgürlük mitingi düzenlenemeyeceğini savunan Dervişoğlu, devletin bu tür organizasyonlara müsamaha göstermesinin milletin vicdanını yaralayacağını söyledi.

Bu süreçlerin Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşları Abdullah Öcalan’ın etrafında tanımlayan yanlış bir siyasal zemine sürüklediğini ifade eden Dervişoğlu, Türkiye’nin tüm vatandaşlarını cumhuriyetin eşit vatandaşlık bilincinde buluşturmak gerektiğini belirtti.

Tandoğan Meydanı’na çağrı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, açıklamalarının sonunda 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek mitinge çağrı yaptı. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve yaşanan ihanetlere karşı meydanda olacaklarını belirten Dervişoğlu, tüm vatandaşları bayrak açmaya davet etti.

Dervişoğlu, “Bütün vatandaşlarımızı, milletimizin aziz fertlerini 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı’nda benimle birlikte bayrak açmaya davet ediyorum” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *