Gazete Kritik Siyaset Hüseyin Baş’tan Çarpıcı Açıklamalar: “Önümüzdeki Kış Bizi Kıtlık Bekliyor”

Hüseyin Baş’tan Çarpıcı Açıklamalar: “Önümüzdeki Kış Bizi Kıtlık Bekliyor”

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, katıldığı programda ekonomi, muhalefetten AK Parti’ye geçişler, tarım krizi, varlık barışı ve İran savaşı hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, gazeteci İpek Özbey’in sorularını yanıtladığı programda iç siyaset, ekonomi ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baş’ın açıklamalarında özellikle muhalefetten AK Parti’ye geçişler, ekonomik sıkıntılar, tarımdaki üretim krizi, varlık barışı ve İran savaşı başlıkları öne çıktı.

Hüseyin Baş, iktidar partisinin son dönemde attığı bazı adımları “meşruiyet arayışı” olarak yorumladı. Yerel seçimlerin ardından AK Parti’nin uluslararası alanda kendisini yeniden güçlü bir merkez parti gibi gösterme çabasında olduğunu savunan Baş, muhalefetten yapılan geçişlerin de bu görüntüyü oluşturmak için kullanıldığını ileri sürdü.

“AK Parti’nin derdi uluslararası meşruiyet”

Baş, yerel seçim sonuçlarından sonra iktidarın temel gündemlerinden birinin uluslararası alanda meşruiyet sağlamak olduğunu söyledi. Muhalefetten AK Parti’ye geçen isimlerin kamuoyuna bir çekim merkezi algısı sunmak için değerlendirildiğini savunan Baş, bu durumun iktidarın güçlü olduğunun değil, aksine güç kaybettiğinin göstergesi olduğunu ifade etti.

BTP lideri, AK Parti MYK’sında yer alan Mesut Özil üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Özil’in Türk Milli Takımı’nda oynamadığını hatırlatan Baş, buna karşın Türkiye’de iktidar partisinin MYK’sında görev almasını eleştirdi. Baş’a göre bu tür hamleler, partiye doğrudan oy kazandırmaktan çok meşruiyet görüntüsü oluşturma amacı taşıyor.

CHP’nin kapatılması tartışmasına yanıt

Programda CHP’nin kapatılıp kapatılamayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Hüseyin Baş, Türkiye’de böyle bir ihtimale inanmak istemediğini söyledi. Ancak iktidarın “koltuğu bırakmamak” adına her şeyi göze alması durumunda bazı adımların atılabileceğini dile getirdi.

Baş, AK Parti’nin geçmiş seçimlerde adil bir süreç yürüttüğü kanaatinde olmadığını da belirtti. 2017’de mühürsüz oyların geçerli sayıldığı referandumu örnek gösteren Baş, son seçimlerde de soru işaretleri bulunduğunu savundu.

Anadolu Ajansı’na eleştiri

Hüseyin Baş, açıklamalarında Anadolu Ajansı’nı da eleştirdi. Altı yıldır siyasi parti genel başkanı olduğunu belirten Baş, isminin Anadolu Ajansı’nda yalnızca bir kez geçtiğini, bunun da hakkında açılan soruşturma haberiyle olduğunu söyledi. Sonrasında beraat ettiğini ancak bunun haberleştirilmediğini dile getiren Baş, ajansın yalnızca belirli bir yapıya hizmet etmemesi gerektiğini ifade etti.

“Önümüzdeki kış bizi kıtlık bekliyor”

BTP liderinin en dikkat çeken açıklamalarından biri ekonomi ve tarım alanında oldu. Baş, mevcut ekonomik anlayışın devam etmesi halinde Türkiye’nin önümüzdeki kış ciddi bir kıtlık riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Çiftçinin ve hayvancının üretimden uzaklaştığını savunan Baş, üreticinin zarar ettiği için ekim yapamaz hale geldiğini belirtti. Paranın olması durumunda bile ürün bulunamayacak bir döneme girilebileceğini ifade eden Baş, az sayıdaki ürünün ise çok pahalı olacağını söyledi.

Baş, çiftçilerin bankalara borçlandığını, mazot almak ve üretim yapabilmek için kredi çektiğini, ancak ürününü beklediği fiyata satamadığını anlattı. Devletin açıkladığı alım fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını savunan Baş, borcunu ödeyemeyen çiftçinin tarlasının bankalar tarafından satışa çıkarıldığını söyledi.

ÇAYKUR ve özelleştirme çıkışı

Hüseyin Baş, kamu işletmeleri ve özelleştirme politikaları hakkında da eleştirilerde bulundu. TEKEL, SEKA ve Sümerbank gibi kurumların geçmişte zarar ettiği gerekçesiyle elden çıkarıldığını belirten Baş, zarar eden kurumların düzeltilmesi yerine satılmasının tercih edildiğini söyledi.

ÇAYKUR’un zarar ettiği yönündeki açıklamaları da değerlendiren Baş, bu durumun matematiksel olarak iş bilmezlikten kaynaklandığını savundu. Ona göre zarar söylemi, özelleştirmeye zemin hazırlamak için kullanılan bir gerekçe haline getiriliyor.

“Bunun adı varlık barışı değil, yokluk barışı”

Varlık barışı tartışmasına da değinen Baş, bu düzenlemeyi “yokluk barışı” olarak nitelendirdi. İktidarın piyasayı rahatlatmadan seçime gitme ihtimalinin olmadığını söyleyen Baş, kaynak arayışının varlık barışı ve özelleştirme gibi adımlarla karşılanmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Baş, iktidarın yıllardır varlıklı kesimlerle barıştığını, ancak yoksul vatandaşla aynı yaklaşımı göstermediğini savundu. Emekliler, işçiler, memurlar ve ev kadınları üzerinden değerlendirme yapan Baş, toplumun geniş kesimlerinde memnuniyetsizlik olduğunu ifade etti.

İran savaşı ve yeni dünya düzeni yorumu

Dış politikaya ilişkin de konuşan Hüseyin Baş, İran merkezli gerilimi yalnızca bölgesel bir savaş olarak değerlendirmedi. Baş’a göre bu süreç, Amerika’nın İran’dan çok Çin’le yürüttüğü küresel ekonomik mücadelenin bir parçası.

Amerika’nın dolar hâkimiyetini korumak istediğini söyleyen Baş, Çin’in ise ülkelerin kendi para birimleriyle ticaret yapmasını desteklediğini belirtti. Rusya, Çin ve Venezuela gibi ülkelerin milli paralarla ticarete yönelmesinin dolar merkezli sistemi zorladığını savunan Baş, dünyada yeni bir düzen kurulduğunu söyledi.

Hüseyin Baş, İran’ın Türkiye’nin komşusu olduğunu hatırlatarak yaşanan gerilimin Türkiye açısından da olumsuz etkiler doğurabileceğini belirtti. Bölgedeki çatışmaların sona ermesini temenni eden Baş, Türkiye’nin dünyadaki büyük değişime hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *