CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin "İlkesiz politikalar ve şahsi angajmanlarla ülkemizi yönetenlerin, bu tür küresel kırılma anlarında söyleyecek sözü kalmamış; Türkiye’nin sesi cılız çıkmıştır. Bu tablo, ülkemizin itibarına zarar vermektedir. Türkiye, taraf tutan değil ilke savunan; sessiz kalan değil yol gösteren bir ülke olmalıdır. Bu da ancak demokrasiye, hukuka ve milletin iradesine tutarlı biçimde sahip çıkarak mümkündür" dedi.
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamasında, ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin şunları kaydetti:
"Venezuela’da yaşananlar hepimize hayati bir gerçeği hatırlatıyor. Nicolás Maduro, seçimlerde halkının iradesine saygı göstermeyen, demokratik değerleri sistematik biçimde ihlal eden otoriter bir lider. Hükümetimiz, bu şaibeli seçimlerin sonuçlarını tanımış, bununla da kalmayıp Maduro’yla yakın ilişkiler kurmuştur. Ancak bir yönetimin otoriter olması, başka bir devletin askerî müdahalesini haklı çıkarmaz.
"Kendi ülkesinde adaleti tesis edemeyen bir iktidarın uluslararası adalet çağrısı inandırıcı olamaz"
ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu yönde atılan her adım, küresel ölçekte tehlikeli bir istikrarsızlık ve kaos döneminin başlangıcı olur. Büyük güçlerin 'haklılık' iddiasıyla gerçekleştirdiği askerî müdahalelerin ve dünyayı nüfuz alanlarına bölme arayışlarının faturasını artık ezbere biliyoruz. Bu nedenle çözümün adresi güç kullanımı değil, uluslararası hukuk, BM Şartı ve Venezuela halkının kendi kaderini tayin etme iradesidir. Venezuela halkının iradesine ne otoriter liderler set çekebilir ne de dış güçlerin askerî dayatmaları bu iradenin önüne geçebilir. Türkiye’nin bu kritik dönemde ihtiyacı olan şey, ilkesiz savrulmalar değil, sağduyunun ve hukukun sesi olmaktır. Dışarıdan dayatmalara karşı en sağlam zırh, içeride hukukun üstünlüğü ve işleyen demokrasidir. Kendi ülkesinde adaleti tesis edemeyen bir iktidarın uluslararası adalet çağrısı inandırıcı olamaz.
İlkesiz politikalar ve şahsi angajmanlarla ülkemizi yönetenlerin, bu tür küresel kırılma anlarında söyleyecek sözü kalmamış; Türkiye’nin sesi cılız çıkmıştır. Bu tablo, ülkemizin itibarına zarar vermektedir. Türkiye, taraf tutan değil ilke savunan; sessiz kalan değil yol gösteren bir ülke olmalıdır. Bu da ancak demokrasiye, hukuka ve milletin iradesine tutarlı biçimde sahip çıkarak mümkündür."