MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" dedi.
Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladı. Türkgün gazetesinde yer alan röportajda Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
"Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.
Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün, bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır.
"BİN YILLIK KARDEŞLİĞİ İLERİ TAŞIMA İRADESİDİR"
Dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. 'Terörsüz Türkiye' ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.
"İLERLEMENİN SAĞLANABİLMESİ İÇİN ÖNÜMÜZE BAKMAMIZ GEREKİR"
Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi, geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahkûm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur. Yalnızca makul tek bir sebepten ötürü geriye bakılır, o da daha önce sizi sekteye uğratan yanlışları görüp önünüzdeki yolda benzerlerini temizlemeniz içindir. Biz de geleceğimizin sağlam temellerle inşa edilebilmesi amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daima önümüze bakmayı, tökezlemeden, düşmeden ilerlemeyi hedeflemekteyiz ve hedefe ulaşma konusunda mutlak anlamda kararlıyız.
"HİÇBİR POLİTİK OYUN BİZİ GERİ DÖNDÜRMEYECEKTİR"
Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil, cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir. Bu ise bizim değil, muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar. Fakat şunu bilmelidirler ki oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN ALMIŞ OLDUĞUMUZ SORUMLULUKTUR"
MHP, her zaman Türk milliyetçiliğinin, Türk-İslâm Ülküsünün değerlerinin taşıyıcısı, savunucusu, bu değerler uğruna tereddütsüz mücadele veren neferlerin ocağı olma konusunda öncü parti olmuştur. Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dahil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. MHP’yi asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihî bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bunu başarmak için elimizden geleni yapacağız. Tarih, her zaman yanlışı ve doğruyu göstermiştir. Zaman, gelecek ideallerimiz uğruna sırtlandığımız yüke de tanık olacaktır ve gelecekte zamanın adaleti yine tecelli edecektir. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI'NIN EN ÖNEMLİ DAYANAKLARINDAN BİRİSİDİR"
Bu motivasyonla geliştirmiş olduğumuz terörsüz Türkiye politikasının, 'Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil, tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz. 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' hedefimizin az önce ifade ettiğimiz diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesi terörün kökten bitirilmesine bağlıdır. Bununla 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzu hayata geçirme noktasında karşımızda duran en büyük engellerden birini aşmış olacağız.
"ARTIK ÇOK MERKEZLİ GÜÇ DENKLEMLERİNDEN SÖZ EDİLMEKTEDİR"
Türk dünyası jeopolitiği ve "Turan Koridoru"na ilşikin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:
"ABD, tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir ki bu, doğru ve bilimsel bir tespittir. Yeni dünya düzeni içinde yeni ticari güzergâhların ortaya çıkması ve yeni sermaye rotalarının belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan somut durum, zorunlu olarak çok kutuplu güç merkezlerini doğurmuştur ve doğuracaktır. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından biri ise Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiğidir. Türkiye, bölgesel güçlerin bölgesel meselelerde daha büyük bir rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik ve uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep ettiği ve elde ettiği küresel siyasetteki önemli bir eğilimi temsil ediyor, hatta öncülüğünü yapıyor. Bunu sağlayan şey, ülkemizin uluslararası ilişkilerde temel politik çizgisini ve hedeflerini vurgulayan devlet gerçeğine ve tecrübesine sahip olmasıdır.
Türkiye’nin bu bölgedeki güç dengesinin oluşumunu kendi açısından hayati olarak algıladığı ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreci iyi yönettiği açıktır. Zira bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşması Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacak ve bölgedeki manevra alanını daraltacaktır. Türkiye Cumhuriyeti bu doğal jeopolitik gerçeğine ek olarak bir medeniyet jeopolitiğine de sahiptir. Tarihsel tecrübesi, kıtalararası var olan tarihsel öyküsü, milli ve dini tarihsel durumundan kaynaklanan geniş bir kültür ve gönül coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine nakşettiği maddi kültür varlıklarına sahip bir ülkedir. Bu bağlamda Türkiye’nin bir ideolojik jeopolitiğe, yeni inşa edilen bir siyasi söyleme ve stratejiye ihtiyacının olmadığı tarihsel bir gerçekliktir."