CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti’yi ziyaret ederek Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Tülay Hatimoğulları, açıklamasına 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla hayatını kaybeden gazetecileri anarak başladı. Ardından hem Türkiye’nin iç gündemine hem de bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Hatimoğulları, Türkiye’de çok derin bir ekonomik kriz yaşandığını belirterek, bu krizin yeni başlamadığını, savaş öncesinde de ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Konuşmasında emeklilerin, asgari ücretlilerin ve çocuklu ailelerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çeken Hatimoğulları, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi. Savaşın da bu ekonomik tabloyu daha da ağırlaştırdığını vurguladı.
“Savaşın etkisi sofralara kadar yansıyor”
Açıklamasında bölgedeki sıcak çatışmalara da değinen Hatimoğulları, savaşın yalnızca cephede değil, gündelik yaşamın her alanında etkisini hissettirdiğini dile getirdi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin sadece akaryakıtla sınırlı kalmadığını, iğneden ipliğe pek çok ürüne zam olarak yansıdığını belirtti. İktidarın bu konuda muhalefetin önerilerini dikkate alması gerektiğini savunan Hatimoğulları, Türkiye’nin savaşın sona ermesi için elinden gelen diplomatik çabayı göstermesi gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, Türkiye’nin etrafının savaş riskiyle çevrildiğini ifade ederek, bu gelişmelerin hafife alınamayacağını belirtti. Böylesi bir tabloda iktidarın muhalefeti baskı altına almaya çalıştığını öne süren Hatimoğulları, yargı yoluyla siyaset üzerinde baskı kurulmasının demokrasi krizini derinleştirdiğini dile getirdi. Ona göre seçilmiş isimler tutuksuz yargılanmalı, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere tutuklu belediye başkanları serbest bırakılmalı ve kayyum uygulamalarına son verilmelidir.
Can Atalay ve seçilmişlerin durumu gündeme geldi
Hatimoğulları’nın açıklamalarında Can Atalay başlığı da öne çıktı. Hatay Milletvekili Can Atalay’ın cezaevinde tutulmasının anayasal bir sorun olduğunu söyleyen Hatimoğulları, bunun halk iradesini yok saymak anlamına geldiğini ifade etti. Seçme ve seçilme hakkının demokrasinin temel unsuru olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, bu hakkı zedeleyen uygulamaların sona ermesi gerektiğini kaydetti.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonları da değerlendiren Hatimoğulları, bu adımların hukuki değil siyasi olduğunu savundu. Muhalefeti baskı altına alan ve siyaseti yeniden dizayn etmeyi amaçlayan uygulamalara karşı olduklarını belirten Hatimoğulları, yargının iktidarın vesayetinden kurtulması gerektiğini söyledi. Aynı zamanda baskılara karşı daha güçlü dayanışma sergilenmesi çağrısında bulundu.
Süreç değerlendirmesi: “Bu mesele yalnızca iki parti arasında değil”
Hatimoğulları, görüşmede 27 Şubat 2025 tarihinde Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum sürecinin de ele alındığını aktardı. Bu sürecin ağır ilerlediğini ve gerekli yasal-hukuki düzenlemeler konusunda halen somut adımlar atılmadığını ifade etti. Komisyonun çalışmasını tamamlayarak raporunu parlamentoya sunduğunu hatırlatan Hatimoğulları, bundan sonraki aşamada çerçeve yasa başta olmak üzere yasal düzenlemelerin hızla gündeme alınması gerektiğini söyledi.
Bu sürecin yalnızca AKP ile DEM Parti arasında yürüyen dar bir diyalog olarak görülmemesi gerektiğini de vurgulayan Hatimoğulları, 86 milyonun demokrasisini ilgilendiren geniş kapsamlı bir meseleyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Ana muhalefet partisi dahil tüm siyasi partilerin ve toplumsal aktörlerin sürece daha güçlü katkı vermesi gerektiğini belirtti. CHP’ye, Özgür Özel’e ve Ekrem İmamoğlu’na süreç boyunca verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti.
Ara seçim ve olası erken seçim mesajı
Hatimoğulları’nın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de seçim ihtimali oldu. Siyasi etik yasasının Meclis’ten geçmesi gerektiğini savunan Hatimoğulları, seçim güvenliği konusunda da teknolojik hazırlığın önemine dikkat çekti. Dijital saldırılar, yapay zeka kaynaklı müdahaleler ve teknik risklere karşı erkenden önlem alınması gerektiğini söyledi.
Parlamentoda eksik bulunan milletvekilleri nedeniyle ara seçim yapılabileceğini ifade eden Hatimoğulları, bu sayının Can Atalay hesaba katıldığında farklı değerlendirilebileceğini söyledi. Buna rağmen eksik vekiller için ara seçimin mümkün olduğunu ve yapılması gerektiğini belirtti. Ayrıca toplumda genel bir erken seçim beklentisi oluşması halinde DEM Parti olarak bu mesajı alacaklarını ve olası bir seçime hazırlıklı olduklarını açık biçimde vurguladı.
Gazetecilerin ara seçim ihtimaliyle bağlantılı olarak milletvekillerinin istifasına ilişkin sorusuna ise bunun şu aşamada gündemlerinde olmadığını söyleyen Hatimoğulları, parti kurullarında bu konuda henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadığını ifade etti. Sürecin ilerleyebilmesi için siyasetin karar vermesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, teknik komisyonların ancak siyasi irade ortaya çıktığında sonuç alıcı bir çalışma yürütebileceğini kaydetti.
Son açıklamalar da gündem oldu
Hatimoğulları, açıklamasının sonunda Abdullah Öcalan’ın doğduğu evin müze olması yönündeki soruya da yanıt verdi. Böyle bir gelişmenin olmasını isteyebileceklerini söyledi. İmralı’daki koşullara ilişkin soruda ise mevcut durumda yeni bir konut bulunduğuna dair bilgi sahibi olduklarını, ancak asıl meselenin fiziki mekandan çok iletişim ve çalışma imkanlarının genişletilmesi olduğunu dile getirdi. Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi açısından bu başlıklarda da somut adım atılmasının önemli olduğunu ifade etti.