DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek "çerçeve yasa" teklifinin eksiklikleri olduğunu, ancak asıl sorumluluğun bu başlangıcı büyütmek olduğunu belirterek, "Çünkü barış yalnızca bir yasayla gelmez, gelmeyecek. Barış hukukta, siyasette ve toplumsal yaşamın bütün alanlarında atılacak demokratik adımlarla ancak kalıcı hale gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'un gündeminde, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi bulunuyor.
Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce grubu bulunan partilen grup başkanvekilleri gündem ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Bülent Kaya, ülkenin bir yılı aşkın bir süredir çatışmalı bir süreci, silahlı bir örgütün silahlarını bırakacağı ve örgütün tasfiye edileceği bir sürece doğru götürdüğünü ifade eden Bülent Kaya, sürecin hem ülkenin hem de milletin lehine sonuçlanacağına yürekten inandığını belirtti.
Sürecin kolay olmadığını ve fırsatların yanı sıra bünyesinde riskler barındırdığını vurgulayan Kaya, "Ama elbette fırsatların çok olduğu yerde de tehditlerin olmaması zaten eşyanın tabiatına aykırıdır. Dolayısıyla bu fırsatları olumlu yöne çevirmek, risklerden de kaçarak uzun bir yol yürüyüşünün belki de bugün ilk adımını hep birlikte atmış olacağız" değerlendirmesinde bulundu.
"ÖZGÜRLÜKLER GÜVENLİĞE FEDA EDİLMEYE ÇALIŞILDI"
İlk olarak vatanın ve ülkenin bir tehdit altında olmaktan çıkarılmasına dair sürecin hep birlikte yönetilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, "Daha sonra da bu silah bırakmanın bir gereği, bir şartı da değil ama ülkemizin hukukla, adaletle, demokrasiyle, ekonomik kalkınmayla mutlaka belli bir tarihi mecraya doğru girmesi için hep beraber adımlar atmamız lazım. Çünkü bugüne kadar silah, terör, şiddet bir şekilde bu ülkeye özgürlük ve demokrasi getirmek isteyenlerin önüne sürekli bir engel olarak çıkarıldı ve özgürlükler güvenliğe feda edilmeye çalışıldı" diye konuştu.
Örgütün silah bırakmasıyla her şeyin bitmediğini ve eski günlere dönülmesinin ülkeye haksızlık olacağını dile getiren Kaya, sürece dair kaygıları olanların anlaşılması ve fırsatlar ile risklerin birlikte aşılması gerektiğini savundu. Kaya, "Bunları birlikte aşabilmenin yolu tek olmaktan geçmiyor. Artık bu çatışmalı ve kutup siyasetinden vazgeçerek gerçekten memleketin meseleleri üzerinde kafa yoran siyasal eleştirilerini ya da önerilerini itiraz üzerinden değil, bu memleketin ihtiyaç duyduğu programlar üzerinden yani hizmet, eser ve gerçekten program siyasetine dönüştürmesi lazım" dedi.
ÇÖMEZ: "TERÖRÜ BİTİRMEK İÇİN 24 YILDIR NE YAPTINIZ?"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 'Terörsüz Türkiye"yi "güzel bir ifade" olarak niteleyerek, "Türkiye terörsüz olmalı. Ama Türkiye aynı zamanda teröristsiz olmalı, ihanetsiz olmalı ve hainsiz olmalı. Teröre destek olan, terörün arkasında duran, terörden medet uman ve terörle arasına mesafe koyamayan herkesi, bütün yapıları, bütün anlayışları, bütün tutum ve davranışları Gazi Meclis'in çatısı altında kınıyorum" dedi.
Aylardır "barış" kavramının özellikle seçilerek istismar edildiğini iddia eden Çömez, "Sayın AKP yetkilileri, 24 yıl önce iktidara geldiniz. İktidara geldiğiniz zaman bu ülkede terör neredeyse sıfır mesafesindeydi ve sizin iktidarınız döneminde terör yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Peki terörü bitirmek için 24 yıldan beri ne yaptınız? Terörü bitirebilmek için mesela hangi demokratik adımları attınız? Hangi hukuki adımları attınız? Hangi ekonomik adımları attınız? Hangi kültürel adımları attınız? Hangi istihbari, askeri ve hangi diplomatik adımları attınız? Terörün arkasındaki hain şebekeleri çökertmek için hangi adımları attınız? Ve attıysanız neden başarılı olamadınız? Olamadıysanız bugün sizi hangi şeydir ki bu noktaya getirmiştir; terörle pazarlık yapan, terörün karşısında diz çökmüş bir noktaya getiren sebep nedir" diye sordu.
"MİLLET GÜNÜ GELDİĞİNDE SİZE SANDIKTA HESAP SORACAK"
Çömez, 2014 yılında TBMM çatısı altında bir yasa çıktığını hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi:
"Bu çıkan yasa size, Sayın Cumhurbaşkanı'na ve kabine üyelerine, Bakanlar Kurulu'na tam bir yetki veriyordu. 2014'ten beri bu yasanın size verdiği yetki ve selahiyeti kullandınız mı? Kullanmadıysanız neden kullanmadınız ve terör neden bu noktaya geldi? Ne diyordu İçişleri Bakanı'nız hala, hala kendisinin resmi web sitesinde duruyor; diyordu ki 'Cumhuriyet'in 100. yılında dağlarda bir tek terörist kalmayacak.' Bunu sizin İçişleri Bakanı'nız söyledi. Ne oldu da, ne oldu da dağlarda bir tek terörist kalmayacak diyen İçişleri Bakanı'nın partisi bugün terörle pazarlık yapar ve onunla oturup bir masa etrafında ülkenin kaderiyle ilgili pazarlık yapar hale gelmiştir? Sayın Erdoğan'ın konuşmasında diyordu ki 'Operasyonlar sayesinde PKK'nın ülke içinde eylem yapamaz, sınırlara da yaklaşamaz hale getirildiğini görüyoruz ve biliyoruz.' Buradan sesleniyorum; ülke içinde eylem yapamayan, sınırlara yaklaşamayan PKK'nın elebaşlarıyla, Kandil'deki terör baronlarıyla, onların İmralı'daki uzantılarıyla ve cani başıyla sizi hangi şeydir ki pazarlık masasına oturtmuştur ve neden onlar ile bu noktaya gelmişsinizdir? Neden bir kere çıkıp da 'Biz bu işi beceremedik, 24 yıldan beri biz bu noktada hiçbir adım atmadık, atamadık' dediniz?"
"Yaşananların bir utanç vesikası olduğunu" savunan Çömez, "Sizin için tarihin kara sayfalarına yazılacak bir utanç günüdür. Böylesine bir ihanet projesinin yasalaşacağı günü özel önerge getirerek getirdiniz Sevr'in imzalandığı güne ve Pazartesi'ye getirdiniz. Niye Pazartesi'ye getirdiniz? Çünkü Meclis pazartesi günleri canlı yayın yapmıyor. Niye utanıyorsunuz? Niye korkuyorsunuz? Niye burada konuşulanların millet tarafından görülmesini ve bilinmesini istemiyorsunuz? Ama şunu sakın unutmayın aziz Türk milleti kimin, neyi, ne zaman, ne amaçla, nasıl yaptığını gayet iyi görüyor ve biliyor. Günü geldiğinde hem size sandıkta hesap soracak ve günü geldiğinde tarihin kara sayfalarında bu ihanet projesinin arkasında kim durduysa, kim buna onay verdiyse, kim alkış tuttuysa, kim yanında olduysa, kim destek verdiyse tarihin kara sayfalarında yerini alacaktır" diye konuştu.
TÜRELİ: "YASA TEKLİFİNE DESTEK VERECEĞİMİZİ İFADE EDİYORUZ"
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, CHP'nin Kürt sorununun çözülmesi için öncülük yapan bir siyasi parti olduğunu söyleyerek, 1989 yılında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) tarafından hazırlanan "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Raporu"na işaret etti. Kürt gerçekliğinin kabul edilmesi, ana dil yasaklarının kaldırılması, demokratikleşmenin sağlanması ile ekonomik ve toplumsal sorunları çözecek bir kalkınma hamlesinin başlatılmasının o dönemde önerildiğini hatırlatan Türeli, ne yazık ki o dönemde sorunun çözülemediğini ifade etti.
CHP olarak her zaman çözüm önerileri ortaya koyduklarını vurgulayan Türeli, "CHP olarak silahı, şiddeti ve terörü bitirecek, demokratikleşmeyi tüm kurum ve kurallarıyla tesis edecek, üniter devlet yapısını güçlendirecek, hukuk devletini koruyacak ve toplumsal barışı sağlayacak çözüm önerilerini her zaman ortaya koyduk. Bu yoldaki çabaları destekledik. Hepsinden önemlisi 'Çözümün adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi olmalıdır' dedik. Eğer bu sorun şimdiye kadar çözülemediyse bunun nedeni, sürecin açık ve şeffaf bir biçimde yürütülmemiş olması ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu sürecin dışında kalmış olmasıdır" diye konuştu.
Türeli, teklife destek vereceklerini yineleyerek, "Görüşülmekte olan yasa teklifine terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların tamamen devreden çıkarılması, bölgesel güvenlik düzenlemelerinin hayata geçirilmesi ve demokratik siyasetin güçlenmesiyle Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandığı yeni bir dönemin başlayacağı düşüncesiyle destek vereceğimizi ifade ediyoruz" dedi.
KOÇYİĞİT: "YASA TEKLİFİNİ DEMOKRATİK YENİDEN KURULUŞUN BAŞLANGICI OLAARAK GÖRÜYORUZ"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, uzun yıllardır ağır bedel ödeyen Türkiye halklarının önünde önemli bir imkan olduğunu belirterek, sorunların demokratik siyaset, hukuk ve müzakere ortak zemininde çözülmesi, barışın kalıcılaştırılması ve demokratik toplumun birlikte inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Önlerindeki yasa teklifini Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında demokratik yeniden kuruluşun önemli bir başlangıcı olarak gördüklerini ifade eden Koçyiğit, "Elbette teklifin eksiklikleri var. Bunu hem komisyonda hem burada hem de kamuoyunda ifade ettik. Fakat bundan sonrası da bu eksiklikleri gidermek gibi bir sorumluluğumuz da var. Bugün bizim önümüzdeki en büyük sorumluluk aslında bugün atılan bu adımı büyütmek, bu başlangıcı büyütmek. Çünkü barış yalnızca bir yasayla gelmez, gelmeyecek. Barış hukukta, siyasette ve toplumsal yaşamın bütün alanlarında atılacak demokratik adımlarla ancak kalıcı hale gelebilir" dedi.
Barışın kalıcı hale gelmesi için atılması gereken adımlara dikkati çeken Koçyiğit, demokratik siyasetin alanını genişletmek, hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamak, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sağlamak zorunda olunduğunu belirtti. Koçyiğit ayrıca, ana dilin kamusal yaşamda ve eğitimde özgürce kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması, seçilmişlerin ve halk iradesinin güvence altına alındığı bir demokratik düzenin hep beraber geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
"KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNÜ DEMOKRATİKLEŞME MÜCADELESİNDEN AYRI GÖRMÜYORUZ"
DEM Parti olarak sürece tarihsel ve stratejik bir perspektifle yaklaştıklarını kaydeden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesinden ayrı görmüyoruz. Tarihsel Kürt-Türk ilişkilerinin eşit hukuk ve demokratik siyaset temelinde güçlenmesini Türkiye'nin ortak geleceğinin temel meselelerinden biri olarak görüyoruz. Bizim demokratik cumhuriyet hedefimiz tam olarak budur. Bütün kimliklerin, bütün inançların, kültürlerin ve toplumsal kesimlerin eşit yurttaşlık temelinde kendisini özgürce ifade ettiği yeni bir gelecek, ortak bir yaşam. Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Alevilerin, Sünnilerin, işçilerin, köylülerin, gençlerin, emekçilerin, çiftçilerin, emeklilerin ve toplumun bütün kesimlerinin kendisini bu ülkenin eşit, özgür ve onurlu bir yurttaşı olarak hissettiği yeni bir Türkiye'dir."
EMİR: "SİLAHLARIN SUSMASI ADINA ATILACAK HER ADIMI ÖNEMSİYORUZ"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da yapılan çalışmalara değinerek, "Biz silahların susması adına, terörün kalıcı olarak bitmesi adına atılabilecek her adımı, gelebilecek her öneriyi benimsiyoruz, ciddiye alıyoruz, önemsiyoruz. Bu kanun teklifiyle ilgili ilgili olarak biz bugüne kadar kimi eleştirilerimizi, önerilerimizi komisyonda gündeme getirdik. Üzülerek söylemeliyim ki bu teklifin geliş biçimi, getiriliş biçimi, imzalanış biçimi, komisyonda en haklı eleştirilerimize karşı dahi noktasına, virgülüne dahi dokundurulmayışı, ortak aklın çalıştırılmayışı önemli eksiklikler olmuştur" ifadelerini kullandı.
Emir, YENİ Parti’nin "çerçeve yasa" teklifine ilişkin tutumunu Genel Başkan Özgür Özel tarafından ayrıntılı bir şekilde açıklanacağını bildirdi.
GÜL: "2028'DE DE İNSANLIĞIN ERDOĞAN'IN TECRÜBESİNE VE LİDERLİĞİNE İHTİYACI VAR"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, 10 Ağustos 2014'ün Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk demokrasi ve siyasi tarihinde ilk defa milletin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilmesinin sene-i devriyesi olduğunu belirterek, konuşmasına başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletten aldığı yetki ve güçle hem bölgesel tüm krizlerde hem küresel tüm krizlerde hem ülkenin huzuru, refahı için her zaman milletin yanında olduğunu ifade eden Gül, "O yüzden bundan sonraki dönemlerde de 2028'de de Türkiye'nin ve dünyanın, siyasetin, insanlığın Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübesine, birikimine, kararlı liderliğine ihtiyacı var. İnanıyorum ki milletimiz yine Cumhurbaşkanımızın yanında olacak, tekrar yoluna güçlü adımlarla devam edecektir. Tekrar milletimize vermiş oldukları güçlü destek için şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.
"SEVR EMPERYASLİSTLERİN PROJESİYDİ"
Gül, bugünün Anafartalar Zaferi'nin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Ben kanun gündemine girmeyeceğim çünkü birazdan kanunu yeterince maddeleriyle, ayrıntılarıyla konuşacağız, görüş ve önerileri alacağız. Ancak şunu ifade etmek isterim ki bugün 10 Ağustos dediğimizde Anafartalar Zaferi'nin 109. yılında Çanakkale Destanı'nı hatırlıyoruz. Orada göğüs göğüse çarpışan Diyarbakırlı, Ağrılı, Karslı, İzmirli, Trabzonlu yiğitlerin nasıl omuz omuza vererek bu aziz millet için şehit olduklarını, bu aziz millet için bir Cumhuriyet, bir devlet kurduklarına şahit olduğumuz tarihi bir gündür. O yüzden başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Bugün Sevr'in yıl dönümüymüş de bugüne getirmişiz. Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale'de destanı yazılan Anafartalar Destanı'dır. Çanakkale ruhudur. Nasıl bin yıl önce Sultan Alparslan'la bu kapılar hep beraber açıldıysa; Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle kıyamete kadar Çanakkale'de omuz omuza şehit olmuşların kıyamete kadar kardeşliği için yapılan bir mücadeledir. Dolayısıyla Sevr bir emperyalistlerin projesiydi. Sykes-Picot'yla özellikle bu meseleleri bölgede kaşımak üzere, Türkiye'yi zayıflatmak üzere emperyalistlerin kurduğu bir oyundu. Bu oyunu Gazi Meclis emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da bugün çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır."
ÇÖMEZ: "GOOGLE'A BAKARAK ÖĞRENDİĞİNİZ TARİHLE HAREKET ETMEYİN"
İYİ Partili Çömez, AK Partili Gül'ün konuşması üzerine söz talebinde bulunarak "Siz 'Çanakkale'de beraberdik' diyorsunuz ya Çanakkale'de hep birlikteydik. Ama bizim aramızda o Çanakkale'de hainler yoktu, teröristler yoktu. Bu ülkeyi bölmek isteyenler yoktu, arkasındaki emperyalist kitleler yoktu. Orada gecesini gündüzüne katan, canını feda eden Anadolu aslanları vardı, hep birlikteydik. Onu istismar etmeyin" dedi.
"Google'a bakarak öğrendiğiniz tarihle hareket etmeyin" diyen Çömez, bugünün 10 Ağustos ve Sevr'in imzalandığı gün olduğu hatırlatarak, "Size söyledik, 'yapmayın bu tarihi' dedik. Çünkü alçak terör örgütü yapmış olduğu toplantıda 'biz Sevr için geldik buraya' diyor. Bir tek kelime laf söylemediniz. Öyle Google'a bakarak tarihleri araştırıp konuşmayın. Çanakkale'de biz hep birlikteydik, el birliğiyle mücadele ettik. Bu ülkeyi nasıl kurduk? Hep beraber kurduk" diye tepki gösterdi.