CHP Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulunarak gündeme dair dikkat çekici ifadelerde bulundu.
Üniversitelerin Güvencesizliği Üzerine Eleştiriler
Selin Sayek Böke, yaptığı konuşmada, Türkiye’deki eğitim sistemine yönelik eleştirilerini dile getirerek, üniversitelerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Özellikle Mekteb-i Mülkiye gibi köklü eğitim kurumlarının kapatılmasının, Cumhuriyet değerlerinin zayıflatılması anlamına geldiğini belirtti. Üniversiteleri ve özgür basını temsil eden kurumların dağıtılmasıyla Türkiye’nin bilimsel ve akademik kapasitesinin büyük zarar gördüğünü anlattı. Böke, bu durumun sadece bugünün değil, geleceğin de hakkını gasp ettiğini ifade etti. Rektörlerin bilim insanlarını korumak yerine karanlık güçlerle işbirliği yapmasının, eğitimde ciddi bir felaket yaşandığını ortaya koyduğunu belirtti.
Böke’den Akademisyenlere Destek
CHP sözcüsü, konuşmasında üniversiteden ihraç edilen akademisyenlerin meselelerine de değindi. Özellikle Ankara Üniversitesi’nden ihraç edilen belirli hocaların mesajlarına yer vererek, onların seslerini duyuracaklarını ifade etti. Prof. Dr. İlhan Uzgel’in sözlerini aktaran Böke, bu saldırının ülkenin en köklü üniversitesine yapıldığını, öğrencilerinin direnç göstermesini istediğini paylaştı. Uzgel, “Dirensinler, onlar yeniden bu kurumu inşaat edecekler” ifadeleriyle öğrencilerine moral vermeye çalıştı. Başka bir ikonik isim olan Prof. Dr. Beliz Güçbilmez ise, akademisyenlerin binalarla sınırlı varlıklar olmadığını, kendi bilgi ve deneyimlerinden asla kopartılamayacaklarını vurguladı.
Demokrasi ve Özgürlük Vurgusu
Selin Sayek Böke, akademisyenlerin özgürce seslerini çıkarabilecekleri bir Türkiye için mücadele edeceklerini belirtti. İhraç edilen akademisyenlerin seslerinin duyulması konusundaki kararlılıklarını ifade eden Böke, “Sesinizi özgür bir şekilde duyurabileceğiniz bir Türkiye’ye ulaşana kadar mücadele edeceğiz” diyerek, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı. Eğitimde yaşanan bu sıkıntıların, Türkiye’nin geleceği açısından büyük kayıplara yol açtığı mesajını vermek istedi. Eğitimde adaletin sağlanması ve özgür akademik ortamların yaratılması gerektiğini savundu. Bu üzücü olayların yaşanmasıyla birlikte, Türk akademisinin geleceğine olan güveni yeniden inşa etmek için kolektif bir çabanın gerektiğinin altını çizdi.