CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Türkiye genelinde başlattığı saha çalışmaları kapsamında Çorum’a gelen CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, partisinin il binasında yaptığı açıklamada, "Hukuksuz bir ülkedeyiz. Darbe ülkesiyiz. 19 Mart darbesini hep beraber yaşadık...Ben eminim ki her geçen gün güçleniyoruz. Belediye başkanlarımız dışarı çıkacak. Hukuksuzluk bir gün ortaya çıkacak. Ve bu hukuksuzluğu bize yaratanlar o gün kendileri düşünecek. Bu hukuk herkese lazımmış diyecek" dedi.
CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz ve CHP heyeti, 81 ilde başlatılan saha çalışmaları kapsamında bugün Çorum'a geldi. Partililerle il binasında bir araya gelen Karadeniz, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, ilk çıktığı günden beri inanılmaz bir performansla gecesi gündüzü olmadan çok ciddi bir çalışma içerisinde bizler de tabi ekip olarak her gün ayrı bir alandayız. Hukuksuz bir ülkedeyiz. Darbe ülkesiyiz. 19 Mart darbesini hep beraber yaşadık. Sabahın köründe belediye başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu bir darbe içinde tutuklandı. Peşine 100 kişi, peşine belediye başkanlarımız tekrar. Yahu nasıl bir ülke olduk yani evet varsa eğer bir hukuksuzluk yargılanır, mahkeme sonucunda da cezayı alacaksa alır. Ama hem tutuklayacaksın hem dışarı çıkarmayacaksın hem iddianamen olmayacak. Amaç ne, belli değil mi? Siyaseten güçlendiğimiz an hukukun üstünlüğünü bırakıp, kişilerin üstünlüğüyle siyasete darbe vurmaktır bunun adı. Ben eminim ki her geçen gün güçleniyoruz. Belediye başkanlarımız dışarı çıkacak. Hukuksuzluk bir gün ortaya çıkacak. Ve bu hukuksuzluğu bize yaratanlar o gün kendileri düşünecek. Bu hukuk herkese lazımmış diyecek."
"Bu iktidardan kurtulmazsak daha kötü şeyler yaşayacağız"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Karadeniz, LGS sınavıyla ilgili iddialara ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:
“Kendi de itiraf etti zaten soruyu imam hatipliler yaptı diye. Yani bu ülkede sorular çalınıyor, aslında herkesin hakkı çalınıyor. O kadar normalleşmiş bir alana döndü ki ülkede demokratikleşmek lazım. İnsan haklarını ve liyakati oturtmamız lazım. Adalet dediğimiz şey sadece yargıda değil her yerde. Önümüzdeki süreçte çok daha kötü şeyler yaşayacağımızı görüyorum eğer bu iktidardan kurtulmazsak” şeklinde konuştu.
"Türkiye’deki gençlerin geleceği çok daha fazla karartılıyor"
"Belirli yaştaki çocukların suça sürüklenmesi"ne ilişkin soru üzerine Karadeniz, "Türkiye’nin her yeri aynı, şu anda ufacık ortaokula giden çocukların artık uyuşturucu batağına düştüğünü görüyoruz. Türkiye’de o limanlardan devlet kontrolünde bir şeklide ülkeye uyuşturucu giriyorsa bunun sorumlularının acil yargılanması lazım. Bu soru çalınmasından çok daha tehlikeli bir durum. Türkiye’deki gençlerin geleceği çok daha fazla karartılıyor. Gerekli merciler bunu yapmıyor. Onun için bizim acil iktidar olmamız lazım ve Türkiye’nin o uyuşturucu baronlarının geçiş hattı olan hatta böyle yerleştiği öbek öbek olan bir ülkeden çıkıp dünyanın en güçlü demokrasisi en güçlü bir ülke olmamız lazım. Kısa sürede de erken seçimin olması lazım” diye ifade etti.
"Üretime dayalı ekonomi lazım"
Türkiye ekonomisinin gidişatı hakkında da konuşan Karadeniz, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Türkiye’de bir maliyet ekonomisi yaşanıyordu. 19 Mart darbesinden sonra bu ülke ciddi bir vatandaşın üstüne binilen bir yükle karşılaştı. 150 milyar dolar bu ülkenin vatandaşına bir fatura geldi 19 Mart gecesinden sonra. 60 milyar dolar sadece doları sübvanse edebilmek, yerinde tutabilmek için ek bir maliyet daha bindi, herkes şunun faturasını ödüyor şu anda. Yani ülkede ekonomik anlamda çok ciddi bir dejenerasyon var. Bu artık kapanması bir karadeliğe dönüştü. Bu bunun için ülkede bir adalet lazım. Türkiye’nin yüzde 5'lik bir kesimi çok ciddi ekonomik gelir içindeyken, yüzde 95'lik bir kesimde borcu olmayan bir kişinin olmadığına inanmıyorum. Herkesin bir kredi kartı borcu var.
Adaletli gelir dağılımı olsa yani bir yerlere gelir aktaracağız diye bu vatandaşa bu zulüm yapılmasa Türkiye ekonomisi düzelir. Bir de üretime dayalı ekonomi lazım. Türkiye’de üretici ürettiğinin karşılığını alamıyorsa Adana’da bir üretici karpuzu bir liraya satmak zorunda kalıyorsa üretici perişan. Yıllardır söylediğimiz hal yasasını kuramayan bir hükümet mercimekte, nohutta, kuru bakliyatta, gümrük vergisini sıfır uzatmaya getirirse o zaman bu ülkenin ekonomisi düzelmez ilk başta kendi üreticini koruyacaksın ki ondan sonra üretimi sübvanse edip yukarı çıkaracaksın."