CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasını eleştirip, bu durumun partilerine yönelik yürütülen operasyonların ödüllendirilmesi anlamına geldiğini belirtti.
Gül Çiftci'nin Açıklamaları
Çiftci, Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı görevine getirilmesi konusunda sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda çarpıcı görüşlere yer verdi. Açıklamasında, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının Adalet Bakanı olarak atanması, 8 Ekim 2024 tarihinden bu yana partimize yönelik gerçekleştirilmiş operasyonların açık bir ödülüdür" ifadelerini kullandı. Gül Çiftci, bu atamanın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Aziz İhsan Aktaş iddianameleriyle birlikte, seçilmiş belediye başkanlarına ve demokratik bir yönetime karşı oluşturulan yargı baskısının bir devamı olduğunu ima etti.
Yargı Bağımsızlığı Üzerine Eleştiriler
Çiftci, özellikle yargının bağımsızlığı konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. "Bu süreçte, iftiralarla dolu beyanların dosya içinde yer bulması, tutukluluğun bir baskı aracı olarak kullanılmasını sağladı" diyen Çiftci, masumiyet karinesinin ve savunma hakkının ihlal edildiğini, bu durumun aileler için bile oldukça yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti. CHP Genel Başkan Yardımcısı, yargının siyasi amaçlar için kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
İktidarın Yargı Üzerindeki Etkisi
Yönetimin, bu atama ile kendi uygulamalarını taltif ettiğini ifade eden Çiftci, "Anayasayı, yasaları ve insan haklarını çiğneyen bu anlayış, destekleniyor" şeklinde konuştu. Ayrıca, bu durumu eleştirip, uzun süredir tutukluluk sürelerini gündeme getirenlerin de dikkatlice değerlendirmesi gereken bir mesele olduğunu ekledi. Çiftci, yargının siyasi güç tarafından şekillendirildiğine dair ciddi iddialarda bulunarak, bu durumun bir kişinin atanmasıyla sınırlı olmadığını, daha büyük bir siyasal rejim meselesi olduğunu belirtti.
Halkın İradesine Saygı
Son olarak, Çiftci, "Halk iradesine karşı oluşturulmuş bu yargı rejimine karşı mücadelemizi artırarak devam edeceğiz" mesajını verdi. Bu mücadelede hakikatin ve adaletin önemine vurgu yaparak, demokratik bir toplum yapısının sağlanması için gereken adımların atılacağını ifade etti. Bu bağlamda, CHP olarak her zaman demokrasi ve insan hakları savunucusu olduklarını belirtti.