Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu hizmetlerin merkezi olarak kullanılan Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve eski gasilhanenin mahkeme kararıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesini eleştirerek, AK Parti hükümetine ve İzmir milletvekillerine sert bir tepki gösterdi. Güç, bu binalar üzerinden sağlanan hizmetlerin yüz binlerce İzmirlinin yaşamında önemli bir yer tuttuğunu belirtti ve bunun iktidar tarafından rahatsızlık yarattığını dile getirdi.
İzmir'in Hizmetlerinden Rahatsızlık
Çağatay Güç, İzmirli vatandaşların büyükşehir belediyesi tarafından sağlanan hizmetlerden memnuniyet duyduğunu ifade etti. AK Parti'nin, bu binaları Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla ele geçirmeye çalışmasının sadece bir siyasi çıkar meselesi olduğunu düşündüğünü vurguladı. Güç, bu durumu "İzmir düşmanlığı" olarak değerlendirdi ve bu tür girişimlerin yerel halkın yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. İzmir halkının, geçmişte olduğu gibi bu binaların sağladığı hizmetlerden faydalanmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizen Güç, iktidarın bu tür müdahalelerinin şehirdeki sosyal ve ekonomik dengeleri bozabileceği konusunda uyarı yaptı.
AK Parti'nin İsandığı ve Yerel Yönetimle İşbirliği
Güç, AK Parti'nin yerel yönetimle olan ilişkisini eleştirirken, özellikle televizyon ve basın açıklamalarında İzmir için ortak çalışma yapmak istediklerini ifade eden iktidar temsilcilerine dikkat çekti. Ancak bu söylemlerin arkasında, yerel belediyelerin projelerini engellemeye yönelik bir yaklaşımın olduğunu savundu. Bu durumun, halkın gözünde belediyelerin etkinliğinin sorgulanmasına yol açtığını belirten Güç, AK Parti'nin bu stratejisiyle İzmirli vatandaşları yanlış bilgilendirdiğini söyledi. İzmir’e yapılan yatırımlarda geri kalmanın, iktidarın siyasi bağımsızlığına halel getirdiğini ve bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Binalara El Koyma ve Kamuoyuna Yansımaları
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, iktidarın el koyma girişimlerini, şehirdeki sosyal hizmetlerin engellenmesi olarak yorumladı. Güç, el koyma girişimlerinin sadece binalara değil, aynı zamanda halkın bu binalardan yararlanma hakkına da bir saldırı olduğunu ifade etti. Bu tür bir muamele, vatandaşların mağdur edildiği algısını pekiştirebilir ve bu durumun yalan beyanlarla örtülen bir gerçek olduğunu düşündüğünü söyledi. İzmir halkının, bu durumu göz önünde bulundurarak, siyasi seçimlerde gereken cevabı verme zamanının geleceğini vurguladı.
İzmir'e Hizmette Samimiyet Yetersizliği
Son olarak, Güç, AK Parti milletvekillerinin, "İzmir'e hizmet etmek için destek vermeye hazırız" söylemlerinin gerçekten de samimi olup olmadığını sorguladı. Onların, bu tür bir avukatlardan çok, somut katkılara ihtiyaç duyulmakta olduğunu belirtirken, İzmir halkını yanıltmaya yönelik bir çaba içinde olduklarını düşündü. Bu durum, hem vatandaşların hem de yerel yönetimlerin işleyişine zarar verebilecek bir perspektif sunmakta. Ayrıca, Güç, İzmir halkının tarih boyunca karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilme kabiliyetine sahip olduğunu ve adaletin, eninde sonunda yerini bulacağını ifade etti.