Cumhuriyet Halk Partisi’nde beş belediye başkanı hakkında dikkat çeken bir disiplin kararı alındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 30 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada İstanbul’dan üç, Antalya’dan iki belediye başkanının kesin çıkarma talebiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edildiğini duyurdu.
Karar kapsamında İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sarıyer Belediye Başkanı Mustafa Oktay Aksu, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Antalya Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik hakkında disiplin süreci başlatıldı.
CHP Sözcüsü Sarı, söz konusu kararın MYK’da oy birliğiyle alındığını açıkladı.
CHP BELEDİYE BAŞKANLARINI NEDEN DİSİPLİNE SEVK ETTİ?
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, beş belediye başkanı hakkındaki disiplin kararının gerekçesini parti aidiyeti üzerinden açıkladı. Sarı, CHP’nin üyesi olmaya devam ederken başka bir siyasi parti adına faaliyet yürütülmesini disiplin suçu olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Sarı, açıklamasında, “CHP üyesi olup başka bir siyasi partiye çalışmak çok açık bir disiplin suçudur” ifadelerini kullandı.
CHP yönetiminin yaklaşımına göre bir kişinin CHP üyesi ve belediye başkanı olmayı sürdürürken başka bir siyasi partiyi desteklemesi, o partinin çalışmalarına katılması veya siyasi faaliyetlerine destek vermesi parti disipliniyle bağdaşmıyor.
Güncel haberlerde özellikle Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin ve Sarıyer Belediye Başkanı Mustafa Oktay Aksu hakkındaki sevk kararının gerekçesi olarak Yeni Parti kongrelerine katılımları gösterildi. Sarı ise MYK sonrası açıklamasında beş belediye başkanı hakkındaki genel gerekçeyi başka bir siyasi parti için çalışılması üzerinden ortaya koydu.
SARI: BAŞKA PARTİYE LOJİSTİK DESTEK VERİLEMEZ
Müslim Sarı, alınan kararın kolay verilmediğini de ifade etti. CHP Sözcüsü, disiplin sürecine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Zevk aldığımız bir karar değil. Ancak bu kararı almak zorundaydık. CHP’den belediye başkanı olmak, başka partiye çalışmak çok ciddi bir disiplin suçudur. Hiç kimse CHP’nin içinde olup başka partiye lojistik destek veremez. Etik olan bu şekilde düşünen arkadaşlarımızın istifa etmeleridir.”
Sarı ayrıca CHP içinde yer alan bir kişinin başka bir siyasi partinin genel başkanına “genel başkanım” şeklinde hitap etmesinin de parti aidiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Siyasi tercihini farklı bir partiden yana kullanmak isteyen kişilerin CHP ile yollarını ayırmasının etik olacağını savundu.
5 BELEDİYE BAŞKANI İHRAÇ MI EDİLDİ?
CHP yönetiminin aldığı karar, beş belediye başkanının doğrudan partiden ihraç edildiği anlamına gelmiyor.
Sarı’nın açıklamasına göre beş isim “kesin çıkarma talebiyle tedbirli olarak” disiplin kuruluna sevk edildi. Dolayısıyla bu aşamada söz konusu isimler hakkında kesinleşmiş bir ihraç kararından değil, ihraç talebiyle başlatılan parti içi disiplin sürecinden söz ediliyor.
Sarı, MYK’da alınan kararı açıklarken, “Beş belediye başkanımızın kesin çıkarma talebiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna sevkini oy birliğiyle kararlaştırmış bulunuyoruz” dedi.
CHP DAHA ÖNCE DE PARTİ AİDİYETİ KONUSUNDA UYARMIŞTI
CHP yönetiminde parti aidiyeti tartışması yeni değil. Müslim Sarı daha önce yaptığı açıklamalarda da CHP’nin tüzel kişiliği içerisinde bulunmasına rağmen başka bir siyasi parti için çalışan isimlerin disipline sevk edildiğini belirtmişti.
Sarı, belediye başkanlarının CHP’nin siyasi kimliği içerisinde siyaset yapacaklarsa buna uygun hareket etmeleri gerektiğini, başka bir partiyi destekleyenlerin ise siyasi tercihlerine göre hareket etmeleri gerektiğini söylemişti. CHP Sözcüsü, aynı anda CHP üyeliğinin sürdürülmesi ve başka bir siyasi parti adına faaliyet yürütülmesinin sürdürülebilir olmadığını savunmuştu.
GÖZLER DİSİPLİN SÜRECİNDE
CHP’nin 30 Eylül tarihli kararıyla birlikte Kadıköy, Sancaktepe, Sarıyer, Konyaaltı ve Alanya belediye başkanları hakkında parti içi disiplin süreci başlamış oldu.
Sarı’nın açıklamasında kararın temel gerekçesi, CHP üyesi belediye başkanlarının başka bir siyasi parti lehine faaliyet yürüttüğü değerlendirmesi olarak ortaya konuldu. Beş belediye başkanının parti üyeliğine ilişkin nihai durum ise disiplin sürecinin sonucunda netleşecek.