Çinli otomotiv üreticisi BYD’nin Manisa’da kurmayı planladığı fabrika yatırımına ilişkin ortaya atılan iddialar siyaset ve ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede süreci uzun zamandır takip ettiğini belirtti.
Çin ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Dalgın, BYD yatırımına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini ifade ederek, daha önce kamuoyunu ve ilgili kurumları olası riskler konusunda uyardığını hatırlattı. Çin’de gerçekleştireceği temaslarda da konuyu gündeme getireceğini dile getiren Dalgın, yatırımın akıbetine ilişkin soruların net şekilde cevaplanması gerektiğini söyledi.
Teşvikler Yatırımdan Önce Devreye Girmişti
Temmuz 2024’te Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile BYD arasında Türkiye’de yatırım yapılmasına yönelik anlaşma imzalanmıştı. Söz konusu anlaşmanın öncesinde yayımlanan düzenlemeyle Çin’den ithal edilen içten yanmalı ve hibrit araçlara ek gümrük vergisi uygulanmaya başlanmıştı.
Ancak BYD, Manisa’da fabrika kurma taahhüdü kapsamında bu uygulamadan muaf tutulmuştu. Böylece yatırımın tamamlanması ya da üretimin başlaması beklenmeden bazı teşvik ve avantajların devreye alındığı belirtilmişti.
Bu durum, yatırımın ilerleyen aşamalarında kamuoyunda çeşitli tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu.
BYD’nin Türkiye Satışlarında Dikkat Çeken Artış
Vergi avantajlarının ardından BYD’nin Türkiye pazarındaki büyüme performansı da dikkat çekti. Şirket, 2024 yılının ilk yarısında 1.426 adet araç satarken, 2025 yılının ilk altı ayında satışlarını 25 bin 501 adede yükseltti.
Bu yükselişle birlikte markanın Türkiye otomotiv pazarındaki payı yaklaşık yüzde 0,2 seviyesinden yüzde 4 seviyesine çıktı. Böylece BYD, kısa süre içerisinde Türkiye’de en hızlı büyüyen otomobil markalarından biri haline geldi.
Satış rakamlarındaki bu hızlı yükseliş, yatırım ve teşvikler arasındaki ilişkinin daha fazla sorgulanmasına yol açtı.
Dalgın’ın Bir Yıl Önceki Soruları Yeniden Gündemde
Burak Dalgın, geçtiğimiz yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde yatırımın geleceğine ilişkin çeşitli sorular yöneltmişti. Önergede fabrikanın inşaat süreci, üretimin başlayacağı tarih, sağlanan vergi avantajlarının kapsamı ve yatırımın gerçekleşmemesi halinde alınan güvenceler gibi başlıklar yer almıştı.
Ayrıca yatırımın Türkiye’ye sağlayacağı teknoloji transferi, Ar-Ge kapasitesi ve bölgesel merkez oluşturma gibi katma değer unsurlarının da açıklığa kavuşturulması talep edilmişti.
Dalgın, o dönemde verilen resmi cevapların birçok soruyu karşılamadığını savunarak, yatırım sürecine ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.
“Önce Yatırım, Sonra Teşvik” Vurgusu
Yaşanan gelişmelerin yatırım teşvikleri açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirten Dalgın, Türkiye’nin uluslararası yatırımları çekmesinin gerekli olduğunu ancak bunun belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Kamu adına verilen teşviklerin somut yatırım, üretim, istihdam ve teknoloji transferi gibi kriterlere bağlanmasının önemine dikkat çeken Dalgın, teşvik mekanizmalarının daha şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Dalgın, yatırım taahhütlerinin yerine getirilmesinden sonra teşviklerin işletilmesinin daha sağlıklı bir model olacağını belirterek, ortaya çıkan tartışmaların gelecekte uygulanacak yatırım politikaları açısından önemli dersler içerdiğini ifade etti.
Gözler Sürecin Devamında
BYD’nin Manisa yatırımına ilişkin iddialar gündemdeki yerini korurken, yatırımın geleceği ve sağlanan teşviklerin kapsamı önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Hem otomotiv sektörü hem de yatırım politikaları açısından yakından takip edilen süreçte, ilgili kurumların yapacağı açıklamalar ve şirketin atacağı adımlar merakla bekleniyor. Türkiye’nin yatırım çekme stratejileri ile teşvik politikalarının etkinliği de bu tartışmaların odağında yer almayı sürdürüyor.