Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Önder, savaşın durmasının başlı başına önemli ve değerli bir gelişme olduğunu vurgularken, ateşkesin ortaya çıkış biçiminin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Önder’e göre süreç yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı değil. Yapılan açıklamaların dikkatle incelendiğinde, Amerika’nın önceki sert tutumuna kıyasla daha esnek bir çizgiye geldiğinin görüldüğünü dile getirdi. Bu çerçevede ateşkesi, yalnızca diplomatik bir sonuç değil, aynı zamanda sahadaki ve toplumsal iradedeki değişimin bir yansıması olarak yorumladı.
BTP Sözcüsü, gerek ABD tarafından yapılan açıklamaların gerekse İran cephesinden gelen mesajların, tarafların geldiği noktayı net biçimde ortaya koyduğunu savundu. Ona göre bu tablo, savaşın seyrinde önemli bir kırılma yaşandığını gösteriyor.
“ABD geri adım atmak zorunda kaldı” mesajı
Lütfullah Önder, ateşkesin olumlu bir gelişme olduğunu belirtirken, bu sonucun ortaya çıkmasında Amerika’nın geri adım atmasının etkili olduğunu öne sürdü. Önder, İran’ın daha önce barış için öne sürdüğü şartların kapsamının genişlediğini, buna karşılık ABD’nin ise daha önce savunduğu bazı başlıklarda geri çekilmek zorunda kaldığını söyledi.
Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı değerlendirmede, geçmişte Amerika’nın burada tek taraflı söz söyleme yaklaşımı benimsediğini, bugün ise İran’la birlikte yönetme anlayışına yaklaşan bir çizgiye geldiğini ifade etti. Önder, bunun da sahadaki ve diplomatik zemindeki değişimin açık göstergelerinden biri olduğunu savundu.
Ateşkesin sadece masa başında şekillenen bir uzlaşma olmadığını belirten Önder, yaşanan gelişmelerin tarafların gücünü, direncini ve kararlılığını yeniden ortaya koyduğunu dile getirdi. Bu nedenle sürecin dikkatle okunması gerektiğini belirten BTP Sözcüsü, savaşın durmasını olumlu bulduklarını ancak asıl dikkat edilmesi gereken noktanın ortaya çıkan yeni denge olduğunu kaydetti.
“İran halkı emperyalizme diz çöktürdü” çıkışı
Önder’in açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise İran halkının savaş karşısındaki tavrına ilişkin sözleri oldu. BTP Sözcüsü, emperyalizmin bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında geri çekilmek zorunda kaldığını savundu. Bu noktada İran halkının gösterdiği tutumu belirleyici unsur olarak değerlendirdi.
Önder, Amerika tarafından bombalanması planlanan enerji santrallerine yönelik saldırı ihtimaline karşı on binlerce insanın adeta canlı kalkan olmak için bölgeye akın ettiğini belirtti. İnsanların ölümden korkmadığını gösterdiğini söyleyen Önder, ayrıca 14 milyon kişinin İran devletine başvurarak savaşmak için hazır olduğunu bildirmesinin önemli bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu durumu tarihi bir direniş ruhu olarak tanımlayan Önder, İran’da yaşanan atmosferin Çanakkale ruhuna benzer bir iradeyi yansıttığını söyledi. Geçmişte emperyalizmin, ölümden korkmayan Türk milleti karşısında Çanakkale’de geri adım attığını hatırlatan Önder, bugün de benzer bir ruh karşısında aynı sonucun yaşandığını savundu.
Türkiye için “tarihi fırsat” vurgusu
BTP Sözcüsü açıklamasının son bölümünde ise gelişmelerin Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti. Önder, yaşanan sürecin Amerika’nın Ortadoğu’da kalıcı biçimde tutunamayacağının ve zamanla geri çekileceğinin işareti olduğunu ileri sürdü. Ona göre bu durum, bölgede oluşacak yeni denklem içinde Türkiye için önemli bir fırsat anlamına geliyor.
Türkiye’nin tarihi birikimi, siyasi geçmişi ve bölgeyle olan bağları sayesinde Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde etkili rol üstlenebileceğini belirten Önder, ticari ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesiyle yeni birlikteliklerin kurulabileceğini söyledi. Ancak bunun dış aktörlerin senaryolarına göre değil, Türkiye’nin kendi çizgisi ve bölgenin çıkarları doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.
Önder, Türkiye’nin bu süreçte NATO ya da başka küresel güçlerin yönlendirmesiyle değil, tamamen kendi menfaatlerini ve bölgenin ihtiyaçlarını dikkate alan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Bu dönemi “tarihi bir fırsat” olarak nitelendiren BTP Sözcüsü, Türkiye’nin bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söyledi.