Gazete Kritik Siyaset Ahmet Davutoğlu’ndan Ortadoğu için kritik çıkış: “Ateşkese en yakın an”

Ahmet Davutoğlu’ndan Ortadoğu için kritik çıkış: “Ateşkese en yakın an”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ortadoğu’daki gerilim için kalıcı ateşkesin mümkün olduğunu belirterek iki aşamalı bir süreç önerdi. Davutoğlu, tarafların zaaflarının belirginleştiği mevcut dönemin ateşkese en yakın zaman olduğunu vurguladı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ortadoğu’daki gerilime ilişkin yaptığı değerlendirmede, hem bölge hem de dünya açısından en olumlu gelişmenin gerçek bir ateşkese ulaşılması olacağını ifade etti. Son günlerde farklı arabulucular üzerinden yoğun çabalar yürütüldüğüne dair bilgilerin arttığını belirten Davutoğlu, buna rağmen yapılan açıklamaların gerçeğin ne olduğuna dair soru işaretlerini büyüttüğünü dile getirdi.

Davutoğlu, özellikle Trump’ın açıklamalarındaki bazı ayrıntılar ile İran tarafından gelen “herhangi bir görüşme yok” yönündeki açıklamaların, mevcut tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini vurguladı.

Trump’ın açıklamalarına dikkat çekti

Davutoğlu, Trump’ın havaalanında yaptığı açıklamada saygın bir İranlı lider ile anlaşmaya vardıklarını duyurmasının ve aynı konuşmada Venezuela örneğine atıfta bulunmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Bu durumun, İran içindeki hiyerarşik yapısı sarsılan liderlik kadroları arasında şüphe oluşturmayı hedefleyen bir psikolojik harp taktiği ihtimalini akıllara getirdiğini ifade etti.

Bu süreçte Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin çabalarının başarıya ulaşmasını temenni ettiğini belirten Davutoğlu, gerçek bir müzakere zemini oluşması için sağlam ve güvenilir bir sürecin kurulması gerektiğini savundu.

Ateşkes için iki aşamalı süreç önerdi

Davutoğlu’na göre gerçek bir müzakerenin başlayabilmesi için ateşkesin iki aşamalı olarak gerçekleşmesi gerekiyor. İlk aşamada, İran tarafında barış yapma konusunda meşruiyete ve güce sahip bir muhatabın ortaya çıkmasına zemin hazırlayacak bir geçici ateşkes ilan edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu süreçte yalnızca İran’ın enerji kaynaklarına değil, müzakereleri yürütecek İran liderlik kadrosuna karşı da herhangi bir saldırı yapılmayacağının garanti altına alınmasının önemine dikkat çekti. Davutoğlu, sağlıklı bir müzakere ortamı için bu güvenceyi temel şartlardan biri olarak gösterdi.

ABD-İran ve İran-Körfez hattı için müzakere çağrısı

Davutoğlu, ikinci aşamada ise bir yandan İran ile ABD arasında müzakere sürecinin başlatılması, diğer yandan da İran ile Körfez ülkeleri arasında güven artırıcı önlemlerle başlayacak bir normalleşme planının hazırlanması gerektiğini belirtti.

Bu çerçevede bölgesel tansiyonun düşürülmesi için sadece iki taraflı değil, çok katmanlı bir diplomatik zemin kurulmasının önemine işaret etti. Ona göre kalıcı ateşkes ancak kapsamlı ve dengeli bir diplomasi trafiğiyle mümkün olabilir.

“İsrail’in süreci sabote etmemesi sağlanmalı”

Davutoğlu açıklamasında, İsrail’in bu çabaları sabote etmemesi için ABD, İran ve Körfez ülkeleri üçgeninde güvenilir bir arabulucular ağı oluşturulması gerektiğini de ifade etti. Böyle bir yapının, müzakerelerin korunması ve sürecin kırılganlığının azaltılması açısından kritik önemde olduğunu belirtti.

Bölgedeki mevcut gerilimin yalnızca askeri değil, diplomatik açıdan da son derece hassas bir eşikte bulunduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu nedenle arabuluculuk mekanizmasının güçlü ve inandırıcı olması gerektiğini kaydetti.

“Tarafların zaafları ortaya çıktı, ateşkese en yakın an bu”

Davutoğlu, bugün bir ateşkes için uygun şartların oluştuğunu savunarak, savaş sürecinde bütün tarafların hem itibar kaybına uğradığını hem de ciddi zararlar gördüğünü söyledi. Ateşkese en yakın anın, tarafların zaaflarının ortaya çıktığı ve mutlak bir zaferin garanti edilemediği dönem olduğunu ifade etti.

Mevcut sürecin tam da bu noktaya doğru ilerlediğini belirten Davutoğlu, tarafların müzakerelere güçlü bir irade ve iyi niyetle başlaması gerektiğini söyledi.

Arabulucular için “yaratıcı uzlaşı” çağrısı

Davutoğlu, açıklamasının sonunda arabulucuların da her şartta yaratıcı ve özgün uzlaşılar geliştirecek bir zihni hazırlık içinde olması gerektiğini vurguladı. Müzakere masasının yalnızca tarafların değil, süreci yöneten aktörlerin de hazırlığına bağlı olduğunu ifade etti.

Ortadoğu’daki yüksek gerilim sürerken Davutoğlu’nun yaptığı bu çağrı, kalıcı ateşkes ve diplomatik çözüm arayışlarının yeniden gündemin merkezine taşınmasına neden oldu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *