reklam
Gazete Kritik Sağlık Türk Tabipleri Birliği: Savaş yerine barış ve demokrasi çağrısı yapılmalı

Türk Tabipleri Birliği: Savaş yerine barış ve demokrasi çağrısı yapılmalı

Türk Tabipleri Birliği, ABD ve İsrail'in İran'a askeri saldırılarını kınayarak Orta Doğu'da barış, demokrasi ve eşitlik vurgusu yaptı. Savaşın halklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti ve diplomatik çözüm çağrısında bulundu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, ABD ve İsrail'in İran üzerindeki askeri baskılarını ve bölgedeki gerilimi tırmandıran uygulamalarını sert bir dille kınadı. Açıklamasında, “Orta Doğu halklarının geleceği, bombardımanlar, vekâlet savaşları veya güç mücadeleleri ile belirlenemez. Bölgenin acil ihtiyacı yeni çatışmalar değil; demokratikleşme, eşitlik, laiklik ve barış içinde bir arada yaşama olanaklarını artıracak politikalar olmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Halkların Acı Gerçekleri

TTB, yaptığı açıklamada savaşın yalnızca devletlerin değil, aynı zamanda halkların yaşamlarını da tehdit ettiğine dikkat çekti. “Ölüm, yaralanmalar, sakatlıklar, zorunlu göç, yoksulluk, açlık, salgın hastalık riski ve derin ruhsal travmalar, savaşların kaçınılmaz sonuçlarıdır. Sağlık altyapısının tahrip edilmesi veya hedef alınması, etkileri nesiller boyu sürecek bir halk sağlığı krizine neden olur” dedi. Bu bağlamda, sağlık sisteminin bozulmasının toplum üzerindeki olumsuz etkileri vurgulanarak, insani kayıpların boyutları üzerinde duruldu. Savaşın yarattığı travmaların ve sağlık problemlerinin, sadece mevcut nesli değil, gelecekteki kuşakları da uzun süre etkileyeceği ifade edildi.

Kapitalist Savaş Döngüsü

Açıklamada, kapitalist-emperyalist sistemin kriz dönemlerinde savaşları yeniden paylaşım ve güç tahkim aracı olarak kullandığına dikkat çekildi. Bu süreçlerin bedelini en çok işçi sınıfı, yoksul kesimler, göçmenler, kadınlar, çocuklar, ezilen halklar ve sağlık emekçileri gibi savunmasız grupların ödediği ifade edildi. TTB, savaşların yarattığı yıkım ve sömürü düzeninin sonuçlarının, toplumun en zayıf bireylerini hedef aldığına dikkat çekerek, bu duruma karşı seslerini yükselttiklerini belirtti. Savaş ve çatışmaların sürdüğü bölgelerde, sosyal adaletin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Gerilim ve Çağrılar

Açıklamanın devamında, TTB, bölge ülkelerini gerilimi artıran adımlardan kaçınmaya çağırdı. “İran halkı, bir yandan kendi topraklarındaki baskıcı ve otoriter rejimle mücadele ederken, diğer yandan dışarıdan gelen askeri müdahalelerin tehditleriyle yaşam mücadelesi vermektedir. Emperyalist saldırılar, hiçbir toplumu özgürleştirmez; aksine bağımlılık ilişkilerini derinleştirir, eşitsizlikleri artırır ve bölgesel istikrarsızlığı kalıcı hale getirir” denildi. TTB, demokratikleşme ve barış vurgusuyla, bölge topluluklarının gerçek ihtiyaçlarının çatışma değil, ortak yaşam alanları yaratmak olduğuna dikkat çekti.

Uluslararası Dayanışma ve Barış Çağrısı

TTB, halkların yaşam ve sağlık hakkının yanı sıra savaşa karşı duruşun ve barışın savunucusu olduğunu açıkladı. Uluslararası topluluğa, saldırıların derhal durdurulması ve diplomatik çözüm yollarının devreye sokulması çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgedeki tüm ülkelerin gerginliğin artmasına neden olacak eylemlerden kaçınması gerektiğini öne sürdü. Bu bağlamda, TTB, savaşın getirdiği yıkımın sona ermesi için dayanışma ve iş birliğinin önemini vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *