Gazete Kritik Sağlık SITMA İLACINA GERİ DÖNÜLDÜ

SITMA İLACINA GERİ DÖNÜLDÜ

CHP’li Murat Emir, Covid-19’la mücadelede sağlık sistemindeki sorunları vurguladı. Hastanelerde boş yatak kalmadığını, ilaç eksikliklerini ve test kiti yetersizliğini eleştirdi. Ayrıca, grip aşılarının teminindeki sorunların halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti.

CHP’nin doktor milletvekillerinden Murat Emir, Covid-19 salgınının etkilerini ele almak amacıyla Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirdiği basın toplantısında dikkat çekici veriler paylaştı. Emir, hastanelerde yaşanan ilaç sıkıntısından, boş yatak kalmamasına, test kitlerine kadar bir dizi sorunu gündeme taşıdı.

Hastanelerde Boş Yatak Sorunu

Uygulanan sağlık politikaları sonucunda, Türkiye’nin başta Ankara, İstanbul ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere pek çok yerinde hastanelerde boş yatak kalmadığı ifade edildi. Günlük Covid-19 vaka sayısının sadece Ankara'da 2000’in üzerine çıkması, durumu daha da ciddileştiriyor. Bu artış, hastanelerin kapasitesinin aşılmasına neden olarak, sağlık sistemindeki dengesizlikleri gözler önüne seriyor. Sağlık çalışanları ve hastalar, yüksek yoğunluk nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Hastaneler, artan vaka sayıları karşısında yetersiz kalırken, hasta kabulü konusunda da sınırlamalar yaşanıyor. Bu durum, hem hastaların sağlık hizmetlerinden azami derecede faydalanmalarını engelliyor hem de sağlık çalışanları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.

İlaç Temininde Yaşanan Sıkıntılar

Covid-19 tedavisinde kullanılan Favipiravir ilacının stokları tükenmiş durumda. Bunun sonucunda Sağlık Bakanlığı, uygulamalarında yetersizliği giderme umuduyla sıtma ilacını yeniden tercih etmeye başladı. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu ilacın etkisiz olduğunu raporlamıştı. Emir, bu durumun son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, tedavi için gereken ilaçların yeterince stoklanmadığını belirtti. Sadece Medipol gibi belirli şirketlere ruhsat verilmesi, ilaç temininde yaşanan zorlukları derinleştiriyor ve tedavi süreçlerinde ciddi aksaklıklara neden oluyor. Bu koşullar altında, hastaların böylesine riskli bir tedavi yöntemine maruz kalması kaygı verici bir durum olarak öne çıkmaktadır.

Test Yapılmaması ve Karantina Süreci

Murat Emir, Covid-19 hastalarıyla temaslı olan kişilere, belirtileri yoksa test yapılmaması gerektiğini söyledi. Bu durum, yeterli sayıda test kiti bulunmamasıyla doğrudan ilişkili. Test yapılmadığı için temaslılar, genelde 14 günlük karantina sürecine tabi tutuluyor. Ancak bu süreçte hastaların evlerine ulaşımını sağlayacak herhangi bir sistemin eksikliği, kişilerin toplu taşıma gibi riskli yollarla evlerine dönmelerine sebep oluyor. Sağlık uzmanları, bu gibi durumlarda halk sağlığının olumsuz etkilendiğini ve salgının yayılabileceğini belirtiyor. Test kitlerinin yetersizliği ise, bu alanda alınması gereken önlemleri daha da zorlaştırıyor.

İcralar ve Hastanelerin Mali Durumu

Düzce Üniversitesi’nin icra takiplerine maruz kaldığı, Aydın ve İstanbul'daki hastanelerde de benzer sorunlar olduğunu açık şekilde belirtildi. Yaklaşık 500 firma, hastanelerle ilişkileri nedeniyle icra takibine başlamış durumda. Özellikle Ankara'da 29 Mayıs Hastanesi, Covid-19 vakalarının artışı nedeniyle hizmet veremez hale gelmekte. Sağlık çalışanlarının yarısından fazlasına Covid-19 teşhisi konulması ise, sağlık hizmetlerinin aksamasına ve hastanelerin karantina riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Mali sorunlar, hastanelerin hem işleyişini hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini doğrudan etkileyen bir unsur haline gelmiş durumda.

Test Fiyatları ve Usulsüzlük İddiaları

Murat Emir, test kitlerinin fiyatı ile ilgili ciddi usulsüzlük iddialarına değindi. Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) aracılığıyla Devlet Malzeme Ofisi’ne (DMO) devredilen test kitlerinin ihalesinde, kitlerin fiyatının 9.8 TL olarak belirlenmesi dikkat çekti. Ancak bunun öncesinde bu test kitlerinin ihalesiz dönemde 60 TL gibi yüksek fiyatlardan alındığı iddia ediliyor. Emir, bu durumun yaklaşık 100 milyon liraya varan bir usulsüzlük teşkil ettiğini vurguladı. Bu tür finansal şeffaflık eksiklikleri, Covid-19 ile ilgili alınacak sağlık tedbirlerinin doğruluğunu sorgulatıyor ve halkın sağlık hizmetlerine karşı güvenini sarsıyor.

Grip Aşısı Teminindeki Sorunlar

Sanofi Pasteur tarafından yapılan açıklamada, geçtiğimiz yıl eczanelere ne kadar grip aşısı gönderildiyse bu yıl da aynı miktarın sağlanacağı ifade edildi. Ancak Bilim Kurulu üyeleri, grip belirtilerinin Covid-19 ile karışmaması için toplumun grip aşısı yaptırması gerektiğini savunuyor. Bunun yanı sıra grip aşısının temininde, global sağlık sistemine bağlı olarak yabancı firmalara bağımlılık, Türkiye’nin sağlık alanındaki hareket kabiliyetini kısıtlamakta. Bu bağlamda, aşıların yetersizliği halk sağlığı açısından ciddi bir risk taşıyor. Aşının temin edilememesi, Covid-19 ile birlikte grip mevsiminde halk sağlığını tehdit eden bir durum olarak öne çıkmaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *