İstanbul'da sağlık kuruluşlarına yapılan başvurularla ilgili dikkat çeken veriler açıklandı. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, bir kadın hastanın Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bir yıl içerisinde tam 316 kez başvurduğunu söyledi. Hastanın hipertansiyon nedeniyle yaşadığı sağlık kaygısının sık başvurularında etkili olduğu belirlenirken, psikolog, psikiyatrist ve hekimlerin desteğiyle hastaneye gitme sıklığının azaltıldığı açıklandı. Güner ayrıca KOAH hastası başka bir vatandaşın da bir yılda 337 kez hastaneye başvurduğunu duyurdu.
Bir yılda 316 kez hastaneye gitti
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 9 Ekim 2026 tarihinde Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, kentte bazı vatandaşların sağlık sorunları ve hastalık korkuları nedeniyle hastanelere çok sık başvurduğunu belirtti.
Bu kapsamda Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bir yılda 316 kez başvuran kadın hastanın durumunu örnek gösterdi.
Güner'in verdiği bilgilere göre kadın hasta, hipertansiyonla ilgili yaşadığı korku nedeniyle sürekli hastaneye gitme ihtiyacı hissediyordu.
Acil serviste serum takılmasının şikâyetlerini gidereceğine inanan hasta, kaygıları nedeniyle sağlık kuruluşuna tekrar tekrar başvuruyordu.
Hastanın durumunun fark edilmesinin ardından sağlık ekipleri tarafından özel bir değerlendirme süreci başlatıldı.
Psikolog ve psikiyatrist desteğiyle başvuruları azaldı
Hastanın bir yıl içerisinde yüzlerce kez sağlık kuruluşuna gitmesinin nedenleri araştırıldı.
Hekimler, psikologlar ve psikiyatristlerin birlikte yürüttüğü görüşmeler sonucunda hastanın yoğun sağlık kaygısı yaşadığı belirlendi.
Sağlık çalışanları, hastanın kaygılarını yönetebilmesi ve sağlık hizmetlerinden daha uygun şekilde yararlanabilmesi için destek sağladı.
Güner, yapılan çalışmaların ardından kadının hastaneye başvuru sıklığının ayda bir veya iki ayda bir olacak şekilde azaltıldığını açıkladı.
Bu gelişme, sık hastane başvurularının altında yalnızca fiziksel hastalıkların değil, psikolojik etkenlerin de bulunabileceğini ortaya koydu.
Bir başka hasta yılda 337 kez hastaneye başvurdu
İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner, benzer bir durumun kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan başka bir hastada da yaşandığını belirtti.
Nefes darlığı şikâyeti yaşayan erkek hastanın, bu durumun oluşturduğu kaygıyı yönetmekte zorlandığı ifade edildi.
Hastanın bir yıl içerisinde tam 337 kez sağlık kuruluşuna başvurduğu tespit edildi.
Güner, hastanın hem fiziksel rahatsızlığı hem de yaşadığı endişeler nedeniyle sürekli acil servise gitme ihtiyacı hissettiğini anlattı.
Sık başvuruların hem hastanın kendisi hem de sağlık sistemi açısından zorlayıcı olabildiğine dikkat çekildi.
İstanbul'da 8 ayda 148 milyon muayene gerçekleştirildi
Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, İstanbul'daki sağlık hizmetlerinin yoğunluğuna ilişkin önemli bir veriyi de paylaştı.
Güner'in açıklamasına göre 2026 yılının ilk sekiz ayında İstanbul genelinde 148 milyon muayene gerçekleştirildi.
Kentte sağlık hizmetlerine yönelik yüksek talebin karşılanması için birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının etkin kullanılmasının önem taşıdığı belirtildi.
Güner, ihtiyaç olmadığı halde yapılan hastane başvurularının, sağlık hizmetine gerçekten ihtiyaç duyan kişilerin hizmete erişimini zorlaştırabildiğine dikkat çekti.
Aile hekimlerine başvuru çağrısı
İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner, vatandaşların sağlık sorunlarıyla ilgili ilk değerlendirme için aile hekimlerinden yararlanmasının önemini vurguladı.
Aile hekimlerinin hastalarının geçmiş sağlık bilgilerini, kronik hastalıklarını ve risk faktörlerini takip edebildiğini belirten Güner, gerekli durumlarda uzman hekimlere yönlendirme yapılabileceğini ifade etti.
Koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının, hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine ve sağlık sisteminin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Bununla birlikte ciddi veya acil sağlık belirtileri yaşayan kişilerin doğrudan acil sağlık hizmetlerine başvurması gerektiği unutulmamalı.
Sağlık kaygısı hastane başvurularını artırabiliyor
Sağlık kaygısı, kişinin mevcut belirtilerini ciddi bir hastalığın işareti olarak değerlendirmesine ve sürekli tıbbi güvence aramasına neden olabiliyor.
Bazı kişiler, yapılan muayene ve tetkiklerin ardından önemli bir sağlık sorunu tespit edilmese bile yeniden hastaneye gitme ihtiyacı hissedebiliyor.
Uzman desteği, düzenli takip ve uygun tedavi yaklaşımları bu tür durumların yönetilmesine yardımcı olabiliyor.
İstanbul'da bir yılda 316 ve 337 kez hastaneye başvuran iki hastanın durumunun kamuoyuyla paylaşılması, sağlık kaygısının ve kronik hastalıkların yönetiminde bütüncül sağlık hizmetlerinin önemini yeniden gündeme getirdi.