Halk TV'nin Şirin Payzın ile sunduğu Sözüm Var programında Prof. Dr. Ahmet Saltık, koronavirüs pandemisi ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Saltık, salgın sürecinde yaklaşık 50 bin sağlık çalışanının Covid-19'a yakalandığını belirterek, “Bu oran oldukça yüksek. Sağlık çalışanlarının yaklaşık yüzde 5’ini kapsıyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, sağlık alanındaki insan gücünün yetersizliğine dikkat çekerek, salgın süresince atama bekleyen 400 bin sağlık personelinin en az yarısının, sürdürülebilir olmasa da sözleşmeli olarak istihdam edilmesi gerektiği önerisinde bulundu.
Sağlık Çalışanlarının Enfeksiyona Maruz Kalması
Prof. Dr. Ahmet Saltık, Covid-19 pandemisinin sağlık çalışanları üzerindeki etkisini değerlendirirken, enfekte olan personel sayısının alarm verici boyutlarda olduğunu dile getirdi. Noktalar halinde ifade edilen verilere göre, sağlık çalışanlarının enfeksiyona yakalanma oranı, sektördeki toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor. Bu durum, gerek sağlık hizmetlerinin sürekliliği gerekse de çalışanların refahı açısından oldukça endişe verici bir durum. Saltık, bu sorunun çözümlenmesi adına acil olarak yeni istihdam politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Uzun süredir atama bekleyen sağlık profesyonellerinin, bu süreçte destekleyici bir rol üstlenebileceğinin altını çizdi.
Atatürk Havalimanı'ndaki Hastane İddiaları
İstanbul'da Atatürk Havalimanı'nda kurulan hastane hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Saltık, bu tesisin işleyişine dair bazı iddialarda bulundu. Saltık, Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir organizasyon aracılığıyla yurtdışından getirilen hastaların bu hastaneye yerleştirildiğini ve bunun karşılığında 20 bin dolar ücret talep edildiğini öne sürdü. Bu durumu daha önce de dile getirdiğini söyleyen Saltık, ilgili bakanlıktan kendisine ulaşan bu konuya dair herhangi bir yalanlama olmadığını vurguladı. Hastanenin işleyişi ve finansal detayları, kamuoyunda büyük bir merak ve tartışma konusu haline geldi. Sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve eşitliği açısından böyle uygulamaların sorgulanması gerektiği düşünülüyor.