Gazete Kritik Meclis İzmir Milletvekili Doğan: İDK toplantısına İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ya da ilgili kurulumlar davet edilmiş midir?

İzmir Milletvekili Doğan: İDK toplantısına İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ya da ilgili kurulumlar davet edilmiş midir?

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Aliağa'daki İZDEMİR Termik Santrali'nin ÇED raporunun iptali sonrası mahkeme kararına uyulmadığını ve çevresel tehditleri vurgulayarak, bakanlığa çeşitli sorular yöneltti. Antik kentler ve tarım alanları üzerindeki etkileri ele alındı.

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Aliağa’da 2014 yılından bu yana faaliyet gösteren ve çevre savunucularının yoğun tepkilerine maruz kalan İZDEMİR Termik Santrali ile ilgili önemli bir önerge sundu. İzmir 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen ÇED raporu hakkında kamuoyunda ve medya kanallarında yapılan haberler, mahkemenin Anayasa’nın 138. maddesi gereğince kararın derhal uygulanması gerektiğini vurgularken, termik santralin hukuka aykırı olarak faaliyet göstermeye devam etmesine dikkat çekiyor. Doğan, mahkeme kararına uyulmaması ve ÇED raporunun yeterli bulunmasına dair eleştirilerde bulundu.

Termik Santralin Çevresel Etkileri

Termik santralinin çevre üzerindeki etkileri oldukça ciddi. Çevre savunucuları, mahkeme kararında belirtilen önemli antik kentlerin (Myrina, Aigai, Gryneion, Larissa, Panaztepe, Phokaia, Pitane) yanı sıra zeytinlikler, tarım alanları, Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi ve bölgedeki deniz üzerinde büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Bu antik yerleşim alanlarının korunması gerekirken, termik santralin bölgede oluşturduğu kirliliğin daha da artacağına dair endişeler yükseliyor. Santralin çevreye olan olumsuz etkilerinin önüne geçebilmek için askıya alınan ÇED raporunun kabul edilmemesi gerektiği savunuluyor.

ÇED Raporu ve İdari Süreç

ÇED yönetmeliğine göre, inceleme ve değerlendirme yapılması için kurulan komisyondan karar bekleniyor. Ancak, ilgili komisyonun yalnızca bir gün sonra yapılan değerlendirme sonrası olumlu görüş bildirmesi, çevre savunucuları tarafından kuşkulu olarak değerlendirilmektedir. Doğan, bu durumun görüşlerin aceleye getirilip getirilmediğine dair soru işaretleri oluşturduğunu belirtiyor. ÇED raporunun uygulanmama durumu, hem halkın hem de çevrecilerin itirazlarını daha da güçlendirmiş durumda. Bu tür bir süreç, kamuoyunun dikkatini çekerken, karara itiraz eden tarafların endişelerini de artırıyor.

Halkın Görüşleri ve Resmi Tesisler

Doğan, ÇED raporu ile ilgili halkın görüşlerinin ne kadar dikkate alındığını sorguluyor. 07.03.2017 tarihinde halka açılan İzdemir Enerji Santrali-II projesiyle ilgili olarak hiçbir resmi makama veya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurunun yapılıp yapılmadığını araştırmak gerektiğini vurguluyor. Toplantılara davet edilen kurum ve kuruluşların vermiş olduğu görüşlerin neler olduğu ve bu süreçte halkın katılımı ne şekilde sağlandığı önem taşıyor. Halk sağlığı ve doğanın korunması açısından bu tür projelerin inceleme sürecinin şeffaf olması gerektiği ifade ediliyor.

Mahkeme Kararının Uygulanması

Müslüm Doğan, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve bu konudaki yasal sürecin işletilmemesi durumunun, bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. ÇED raporuna itirazların yargıya taşınmasının sebebi, çevresel zararların artmasını önlemek amacı. Bu bağlamda, hükûmetin bu durumu dikkate alarak harekete geçmesi gerektiği, zira mahkeme kararının uygulanmaması durumunda hukuk devleti ilkesinin ihlal edilmiş olacağını vurguluyor. Doğan, yargının verdiği kararın gereğinin yerine getirilmesi konusunda devletin sorumluluğunu hatırlatıyor.

Gelecekteki Süreç ve Çevresel Etkiler

Gelecek süreçte bu tür tesislerin nasıl bir yol haritası izleyeceği ise belirsiz. Çevresel etkilerinin derinlemesine incelenmesi ve bu tür projelere ruhsat verilmeden önce kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiği ifade ediliyor. Yörenin zaten kirli hava ile mücadele ettiği, yeni termik santrallerin kirlilik yükünü artıracağı aşikardır. Bu noktada Bakanlığın, çevresel etkileri incelemek ve daha fazla kirliliğin önüne geçmek adına alması gereken önlemler üzerine durulması önemlidir. Bu tür tesislerin gelecekteki çalışmaları ve izleme süreçleri hakkında bilgi akışının sağlanması, halk sağlığı açısından da büyük bir önem taşımaktadır.

İnceleme Değerlendirme Komisyonu Üzerine Sorular

İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nun nasıl bir işleyişe sahip olduğuna dair Doğan’ın soruları, bu süreçte şeffaflığın sağlanması adına önemli bir yer tutmaktadır. Komisyonun bileşenleri, karar verme mekanizmaları ve halkın katılımı konusunda gereken bilgilerin paylaşılması, kamuoyunda güven oluşturmak adına kritik önem taşımaktadır. Aliağa’da faaliyet gösteren İZDEMİR Termik Santrali gibi projelerde karar verme süreçlerinin daha açık ve katılımcı hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu tür uygulamalar, vatandaşların ve çevrecilerin, doğanın korunması adına duyduğu kaygıların azalmasına katkı sunabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *