Burak Dalgın, İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu teklifine sert tepki gösterdi.
Dalgın, teklifin isminin “doğa koruma” olduğunu ancak ruhunun “doğa pazarlama” anlayışı taşıdığını belirterek, “Milli parklarımız ticari arazi değildir; bu ülkenin stratejik rezervidir” dedi.
“Gerçek milliyetçilik; dağa, suya, ağaca sahip çıkmaktır”
Türkiye’nin 4 bini endemik olmak üzere yaklaşık 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığını hatırlatan Dalgın, milli parkların hem biyolojik çeşitlilik hem de iklim hedefleri açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.
Balıkesir’deki Kaz Dağları örneğini veren Dalgın, milli parkların milyonlarca ton karbon emilimi sağlayarak Türkiye’nin “2053 Net Sıfır” hedeflerine katkı sunduğunu ve önemli su havzalarını koruduğunu ifade etti.
Türkiye’de korunan alan oranının yüzde 13 olduğunu belirten Dalgın, Avrupa ortalamasının yüzde 26 seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın 2030 hedefinin ise yüzde 30 olduğuna dikkat çekerek, “Gerçek milliyetçilik bu oranı düşürmek değil artırmaktır” dedi.
“Dağına-taşına, kurduna-kuşuna sahip çıkmayan; ülkesine sahip çıkamaz” ifadelerini kullandı.
“Yetki taşrada, sorumluluk Ankara’da: Bu modern devlet anlayışı değildir”
Teklifte yer alan idari yaptırım düzenlemesini de eleştiren Dalgın, taşra teşkilatına verilen yetkinin sorumlulukla dengelenmediğini söyledi.
“Vatandaş taşradaki bir uygulamaya itiraz etmek istediğinde karşısında Ankara’daki merkez teşkilatı bulacak. Yetkiyi yerelde verip, sorumluluğu merkezin arkasına saklamak bürokratik bir labirenttir” dedi.
“Mahkeme kararsız yıkım, hukuk devletiyle bağdaşmaz”
Teklifte yer alan “mahkeme kararı olmadan yıkım” yetkisini “yargısız infaz düzeni” olarak nitelendiren Dalgın, mülkiyet hakkı ve savunma hakkının Anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı.
“İdare hem savcı hem yargıç hem icra memuru olamaz. ‘Ben karar verdim, ben yıkarım’ anlayışı hukuk devleti değil, orman kanunudur” ifadelerini kullandı.
“Yasa dışı avcıya örtülü af”
Dalgın, düzenlemede yasa dışı avcılara yönelik lisans iptalinin süresiz olmaktan çıkarılıp iki yılla sınırlandırılmasını da eleştirdi.
“Kurallara uyan mazbut vatandaşa ceza, yanlış yapana af anlayışı devam ediyor. Yaban hayatını katleden avcıya ‘iki yıl bekle, geri gel’ demek örtülü aftır” dedi.
“Mirasyedi anlayışına geçit vermeyeceğiz”
Dalgın konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Milli parklarımız bu ülkenin ziynet eşyasıdır. Nesiller arası adaleti yok sayan, stratejik rezervleri ticari anlayışa terk eden bu zihniyete karşı ‘Yok Öyle Yağma!’ diyoruz. Teklif geri çekilmeli ve gerçek doğa koruma ilkeleri doğrultusunda yeniden hazırlanmalıdır.”