Gazete Kritik Meclis İsa Mesih Şahin: “O gün Yargıtay’ın görüşü AK Parti’nin kapatılmasıydı. Ama AYM engelledi. Bugünkü düşünceniz olsa, AK Parti’nin kapatılması gerekiyordu"

İsa Mesih Şahin: “O gün Yargıtay’ın görüşü AK Parti’nin kapatılmasıydı. Ama AYM engelledi. Bugünkü düşünceniz olsa, AK Parti’nin kapatılması gerekiyordu"

TBMM'de 2024 bütçe görüşmeleri sırasında Saadet Partisi milletvekili Hasan Bitmez'in kalp krizi geçirerek vefat etmesi oturumu durdurdu. Adalet Bakanlığı bütçesi üzerine konuşan İsa Mesih Şahin, Türkiye'deki hukuksal sorunları ve adaletsizlikleri eleştirdi, reform çağrısında bulundu.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı bütçe görüşmelerinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Bugün, Saadet Partisi milletvekili Hasan Bitmez’in konuşmasını tamamladıktan sonra kalp krizi geçirerek hastanede hayatını kaybetmesi nedeniyle TBMM oturumu duraksadı. Yaşanan bu trajik olayın ardından Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı bütçelerinin görüşmelerine devam edilecek. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri de gündeme alınacak.

Adalet Bakanlığı Bütçesi Üzerine Yorumlar

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Adalet Bakanlığı bütçesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleştirdiği konuşmada adaletin devletin temel taşı olduğuna vurgu yaptı. Şahin, "Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun" diyerek, adaletin sağlanmasının önemini vurguladı. Anayasa’nın ikinci maddesinin hukuk devleti ilkesini güvence altına aldığını belirten Şahin, hukuk devletinin sadece bir kavram olarak kalmaması gerektiğini ve bireylere hukuk güvenliğinin sağlanması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’de Hukuk Devleti Olma Durumu

Türkiye’nin şu anki hukuki yapısının sorgulanması gerektiğini belirten Şahin, yargının yürütmeye bağımlı hale gelmesini önemli bir sorun olarak değerlendirdi. 2018 yılında uygulamaya giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte hukuk sisteminin beklenmedik bir yöne evrildiğini ifade etti. Bu durumun, vatandaşların hukuk güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekti. Adaletin yalnızca söylemde kalmaması gerektiğini, geçerli kararların alınması ve uygulanması gerektiğini vurguladı.

Kayırmacılık Problemi ve Mahkeme Kararları

Şahin, adalet sistemine girişte kayırmacılığın varlığına dikkat çekerek, mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini söyledi. Sınavlarda yüksek puan almasına rağmen torpili olmayanların elendiğini, bunun ise adaletle bağdaşmadığını belirtti. Ayrıca, hâkimlerin tarafsızlık ve bağımsızlıklarını garanti altına alacak tedbirlerin alınması gerektiğine vurgu yaptı. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan bir hâkiminin Adalet Bakan Yardımcısı yapılmasını ise bir skandal olarak tanımladı ve sürecin izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Adaletin Rüşvetle Anılması ve Avukatların Durumu

Yargı düzeninin rüşvetle anılmasının, adalete olan güveni ciddi şekilde zedelediğini belirten Şahin, bu durumun ciddiye alınarak üzerine gidilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme süreçlerinin yavaşlığı ve adaletin sağlanmasında yaşanan sorunları eleştirirken, belli bir adli dönemde bir avukatın sadece sosyal medyada yaptığı bir paylaşım dolayısıyla serbest kalmamasını eleştirdi. Bu durumun hukukun üstünlüğüne darbe vurduğunu belirtti.

Hukuk Eğitimi ve Çoklu Baro Uygulaması Eleştirileri

Hukuk fakülteleriyle ilgili eleştirilerde bulunan Şahin, yeterli eğitim vermeyen fakültelerin kapatılması gerektiğini söylerken, mevcut okullarda eğitim alan öğrencilerin sayısının azaltılmasını da önerdi. Mezun olan öğrencilerin temel hukuki belgeleri dahi yazmayı bilmeden okuldan mezun olduklarının altını çizdi. Ayrıca, çoklu baro uygulamasının savunma hakkını böleceğini belirterek, bu sistemin değiştirilmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Can Atalay Meselesi ve Kriz

Şahin, Can Atalay meselesinin sadece bir milletvekili meselesi olmadığını, bunun Türkiye'nin hukuk devleti olma meselesi olduğunu vurguladı. Anayasa Mahkemesi’nin kararının hiçe sayılmasının bir kriz olarak görüldüğünü belirtti. Türkiye’deki otoriter eğilimlerin ve hukukun üstünlüğüne olan tehditlerin altını çizen Şahin, TBMM'nin bu tür krizlerin çözümünde aktif bir rol alması gerektiğini ifade etti.

Geçmişteki Kapatma Davaları ve Hukukun Üstünlüğü

2008 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AK Parti'ye açılan kapatma davasını hatırlatan Şahin, o dönemdeki kararlara dönüş yapılmasını önerdi. Eğer o günlerde farklı bir karar alınmış olsaydı, Türkiye’de ciddi siyasi krizlerin yaşanacağını vurguladı. Erbakan’ın, Anayasa Mahkemesi kararını kabul etme noktasındaki duruşunu hatırlatarak, devlet adamlığının önemine dikkat çekti. Yeni anayasa ihtiyacının mevcut anayasa hükümlerinin uygulanmamasıyla ilgili olduğu görüşünü dile getirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *