HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, düzenlediği basın toplantısında cezaevinde bulunan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile diğer HDP'li milletvekillerinin maruz kaldığı tecrit politikalarını gündeme getirdi. Özsoy, bu durumun hem adalet açısından kabul edilemez olduğunu hem de insan hakları ihlalleri içerdiğini ifade etti. Özellikle Avrupa Sosyal Demokrat Partisi ve Alman Sol Partisi'nin bu konuda girişimlerde bulunduğuna dikkat çekerek, taleplerine dönen bir geri dönüş almadıklarını belirtti.
Avrupa Heyetlerinin Girişimleri
Özsoy'un açıklamasına göre, Avrupa'dan gelen çeşitli heyetler, HDP'li milletvekillerini ziyaret etmek amacıyla Türkiye'nin Adalet Bakanlığı'na resmi taleplerde bulunmuş. Ancak olumlu ya da olumsuz yanıt alamadıklarını vurgulayan Özsoy, bu durumun Türkiye'deki adalet sistemine duyulan güvensizliği arttırdığını belirtti. Avrupa'dan gelen bu talepleri çirkin ve keyfi bir durum olarak nitelendiren Özsoy, Adalet Bakanlığı'nın adil davranması gerektiğini dile getirdi. Avrupa'nın siyasi desteklerini de yanına alan HDP, uluslararası düzeyde baskı yaratma çabalarına devam ediyor.
Demirtaş'ın Mektubu ve Tecrit Uygulamaları
Daha önce Avrupa İşkence İzleme Komitesi'ne mektup gönderen Selahattin Demirtaş, kendi durumu ile değil, Kocaeli ve Silivri cezaevlerindeki HDP'li vekillerin durumunu özel olarak ele almış. Fakat bu mektubun 15 Aralık’ta cezaevi idaresine verilmesine rağmen, iki ay geçmesine rağmen henüz ulaşmadığı iddia edildi. Özsoy, bu durumun ciddi bir iletişim engeli olduğunu belirtirken, HDP'ye karşı uygulanan bu tecrit politikalarının derhal sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Mevcut koşullarda HDP'nin yaşadığı sıkıntıların sadece Türkiye içinde değil uluslararası platformda da karşılık bulacağını ifade etti.
Uluslararası Parlamenter Birliği’nin Rolleri
Bunun yanı sıra, Özsoy, 400'den fazla Avrupalı parlamenterin HDP'li vekillerle dayanışma içinde olduğuna dikkati çekti. Özellikle Birleşmiş Milletler'in parlamanı olarak görülen Uluslararası Parlamenter Birliği’nin, Türkiye’deki cezaevlerini ziyaret etmek üzere özel bir delegasyon gönderme kararı almasının önemli bir adım olduğunu söyledi. Bu girişimlerin, cezaevlerindeki tecrit politikalarının sonlandırılmasına ve Türk hükümetinin insan hakları ihlalleri konusundaki tutumunu gözler önüne sermeye yardımcı olacağını belirtti. Özsoy'un açıklamaları, uluslararası kamuoyunun Türkiye’deki siyasi tutuklularla ilgili durumdan haberdar olması gerektiğini vurguluyor.