HDP Milletvekili Müslüm Doğan, Meclis'te OHAL kapsamında çıkarılan kararname sürecine dair eleştirilerde bulundu. OHAL döneminde çıkarılan 31 kararnamenin yasallaşma sürecinin sağlıklı bir biçimde yürütülmediğini ifade eden Doğan, özellikle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin bir maddesi üzerinde durarak kaygılarını dile getirdi.
Hukuk Devletinin Tehdidi
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine müdahale eden sivillere hukuki muafiyet tanıyan bir madde içerdiğini belirten Doğan, bu durumun toplumsal huzursuzluk yarattığını vurguladı. Bir hukukçunun, "Hukuk devleti ortadan kaldırıldı ve ilkel bir duruma dönüş yapıyoruz" sözlerini alıntılayan Doğan, bu yasaların getirdiği cezasızlık durumunun halk arasında korku yaratacağını ifade etti. Halkın 15 Temmuz’daki demokrasi bilincinin yanlış yorumlandığını düşünen Doğan, hükümetin bu durumu saptırdığını savundu. "Halkın yüksek demokrasi bilincinin yanlış yansıtılması, kargaşaya yol açabilir" dedi.
Cezasızlık ve Hukuksuzluk
Sayın vekil, söz konusu kanun hükmünde kararnamede yer alan "Darbe ve terör eylemlerinin bastırılması için sivillere hukuki muafiyet" ifadesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun, hukuk dışı unsurların serbest kalmasına yol açacağını belirten Doğan, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'deki cezasızlık hükmünün de hukuka aykırı olduğunu belirtti. Devletin resmi cezasızlık politikasının, ülkeyi kaos ortamına sürükleyeceğini ifade eden vekil, uzun yıllardır kurulan toplumsal bağların da zarar göreceğini belirti.
İnşa Edilen Cezasızlık Politikası
Doğan, insanlık tarihinin ilkel dönemlerinde ortaya çıkan cezasızlık kültürüne dikkat çekti ve bu tür bir gerilemenin yıkıcı sonuçları olabileceğini belirtti. "Geçmişte insanlar sözleşmelerle birbirlerine güvence sağlamışlardı, ama günümüzde böyle bir ortamı yeniden inşa eden bir yasaya sahibiz" diyerek, çağdaş hukuk sisteminin geriye itilmesine yol açacak bu durumu eleştirdi. "Ulus olarak, maalesef böyle bir gerileme sürecine sokuluyoruz" diyen vekil, hukuksuzlukların toplumun barışına ve iç huzuruna da tehdit oluşturduğunu belirtti.
Ceza Yargısındaki Sorunlar
Doğan, hukuk sistemi üzerindeki etkileri açısından kritik bir noktaya değindi: "Mevcut kararnameler ve yasalar, bazı grupların keyfi şekilde suçlanmasına ve cezasız kalmasına neden olacak" dedi. Gazetecilerin, siyasetçilerin ve siyasi muhalefetin üzerinde yoğun bir baskı olduğunu, her bir bireyin görüşlerinden ötürü "darbeci" ya da "terörist" olarak damgalanma korkusu taşıdığını ifade etti. Bu durum, halk arasında ciddi bir kaygı yaratmakta ve insanları birbirlerine karşı kin ve nefrete sürüklemektedir.
Barış ve Kardeşlik Tehdidi
Müslüm Doğan, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin getirdiği hukuksuzluğun toplumsal barışa büyük zarar vereceğini savundu. Bu düzenlemelerin, farklı etnik ve inançlara karşı gerici güçleri tetikleyeceğini belirtirken geçmişte yaşanan travmaların unutulmaması gerektiğini dile getirdi. "Devletin temeline dinamit koyacak bir düzenleme yasalaşmamalıdır" diyerek, hukuksuzluklara karşı mücadelenin önemini vurguladı. Doğan, "Eğer bu kanun hükmünde kararname değiştirilmezse, sonuçları çok ağır olacak" ifadesiyle, gelecekteki tehditleri de gözler önüne serdi.
Sonuç ve Çağrı
Müslüm Doğan, Meclis'teki konuşmasının sonunda, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin kaldırılması ve hukukun üstünlüğünün yeniden sağlanması için tüm milletvekillerine seslenerek "Hepinizi saygıyla selamlıyorum" dedi. Bu durumun hukuksuzluğu kabul edilemeyeceğini savunan Doğan, bireylerin cezasız bir şekilde karşı karşıya gelebileceği bir gerileme dönemine gitmenin ciddiyetine dikkat çekti. "Hukuk devleti olmaktan çıkmakla karşı karşıyayız" diyerek, tüm bunların toplumda yarattığı tedirginliği ortaya koydu.