CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, partisinin genel merkezi bünyesinde düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Karaca, KHK ile ihraç edilen kişilerin başvurularıyla ilgili OHAL İnceleme Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu ile geçen Ekim ayında gerçekleştirilen görüşmeye dikkat çekti. Üzerinden 2.5 ay geçmesine rağmen hâlâ dosyaların sonuçlandırılmadığını belirten Karaca, bu konuyu kamuoyu ile paylaşmanın gerekli olduğunu dile getirdi.
Komisyonun Cevapları Eleştirildi
Karaca, Tanrıkulu'nun tüm göreve iade talepleri hakkında “Eğer delil bulunmazsa, kurum görüşü istenerek iade edilip edilmeyeceğine karar verilecektir” şeklindeki açıklamalarını eleştirdi. Bu durumun, mevcut komisyonun güvenilirliğine gölge düşürdüğünü ifade eden Karaca, özellikle yaşanan gecikmelerin nedenlerini sorguladı. Tanrıkulu'nun açıklamalarında Anayasa Mahkemesi kararlarının göz ardı edildiğini belirten Karaca, bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Karaca, sürecin daha da uzamaması için OHAL Komisyonu’nun lağvedilmesi gerektiğini vurguladı.
Yargı Süreçleri ve Anayasa Mahkemesi Kararlarına Dikkat Çekildi
CHP Genel Başkan Yardımcısı, Barış Akademisyenleri için verilen Anayasa Mahkemesi kararının ve bununla ilişkili dosyaların neden gecikmeli olarak karara bağlandığını sorguladı. Aktardığına göre, komisyonda bu kararların öncelikli olmadığı ifade edildi. Böylece, AYM kararının etkisinin hiçe sayıldığına dikkat çeken Karaca, bu durumu eleştirdi. Anayasa’nın gerekliliklerinin ihlal edilmesinin kabul edilemeyeceğini dile getiren Karaca, bu komisyonun görev süresinin uzaması ve bekleyen dosyaların artmasının adaletin tecellisini sekteye uğrattığını kaydetti.
OHAL İnceleme Komisyonu’na Eleştiriler Yapıldı
İnceleme Komisyonu Başkanı Tanrıkulu’nun, OHAL Komisyonu’nun kararlarının yargı kararlarından bağımsız olduğunu belirtmesinin hukuki anlamda kabul edilemeyeceğini öne sürdü. Karaca, bu açıklamanın yargı bağımsızlığı ile çeliştiğini ifade ederek, OHAL Komisyonu’nun amacının ne olduğunu sorguladı. Elinde delil olmayan kişilerin bu komisyon tarafından mahkûm edilmesinin düşündürücü olduğunu belirten Karaca, AYM kararlarının göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Çıplak Arama İddiaları ve İnsan Hakları İhlalleri
Karaca, cezaevlerindeki çıplak arama uygulamalarına da sert tepki gösterdi. Çıplak aramanın bir insan hakları ihlali olduğunu vurgulayan Karaca, bu uygulamanın kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtti. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in çıplak arama uygulamaları hakkında yaptığı açıklamayı eleştiren Karaca, sosyal medyada yaşanan kadınların anlatımlarının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Her türlü insan hakkı ihlaline karşı çıkılması ve suçluların cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
İnsan Haklarına Saygı ve Çalışma Hakkı
Karaca, OHAL Komisyonu’nun işlevinin sona erdirilmesi ve hukukun yeniden tesisi gerektiği üzerinde durdu. Elektronik ortamda başvuruların sonuçlandırılmaması ve binlerce insanın durumunun belirsizlikte kalmasının yarattığı huzursuzluktan bahsetti. Yargıdan bağımsız bir komisyonun varlığının, hukukun üstünlüğü ilkesine büyük zarar verdiğini belirten Karaca, Türkiye’nin bir hukuk devleti olarak uygulanması gereken temel hakların önemini bir kez daha vurguladı. Hemen her alanda bireylerin haklarını savunmanın önemini intuitif bir şekilde ifade etti ve OHAL döneminde yaşanan aksaklıkların giderilmesi gerektiğini ifade etti.