CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, sözleşmeli öğretmen atamaları için gerçekleştirilen mülakat süreçlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. 15 Temmuz sonrasında ihraç edilen öğretmenlerin ardından oluşan açık kadroları doldurmak amacıyla yapılan mülakatlar tartışmalara neden oldu. Sağlar, Milli Eğitim Bakanı'na, mülakatta sorulması iddia edilen bir soruyu yöneltti: “Sayın Bakan, 'reis' dediğinde aklınıza kim geliyor? Bu soruların öğretmenlik ile ne ilgisi var?” diyerek tepki gösterdi.
Mülakatlarda Yaşanan Skandallar
Fikri Sağlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra açığa aldığı ve ihraç edilen öğretmenlerin eksikliğini gidermek için başlattığı sözleşmeli öğretmen alımında yaşanan skandallara dikkat çekti. Cumhuriyet gazetesinden Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre, mülakatlara katılan adaylar arasında şu sorular sorulmuş: “Hangi gazete ve köşe yazılarını takip ediyorsunuz?”, “Ömer Halis Demir kimdir?”, “Tarık Akan hakkında ne düşünüyorsunuz?”, “Cemil Meriç kimdir?” ve “Reis denilince aklınıza kim geliyor?” gibi sorulara maruz kaldıkları belirtilmektedir. Bu durum, mülakatların bağımsız bir değerlendirme sürecinden ziyade, siyasi bir yönlendirme ile yapıldığı algısını güçlendiriyor.
Mülakat Uygulama Şekli
Sağlar’ın dile getirdiği bir diğer önemli nokta ise, Ankara'da gerçekleştirilen mülakatların uygulama şekli oldu. Bazı iddialara göre, mülakatlarda öğretmenlere hiç soru sorulmadığı ve sadece adları, mezun oldukları okullar ile kökenleri hakkında sorgulamalar yapıldığı öne sürülüyor. Bu durum, mülakatın şeffaflık ve tarafsızlık ilkelerine uygun olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler doğurmakta. Öğretmen adaylarının, kazanacak isimlerin önceden belirlendiğine dair kanaatleri, mülakatların adil bir seçim süreci sunmadığı hissini pekiştiriyor.
Bakan’a Yöneltilen Sorular
Sağlar, konunun aydınlatılması amacıyla Milli Eğitim Bakanı'na bazı sorular yöneltti. Bunlar arasında, mülakatların gerçekten de soru zarfları çekilmeksizin gerçekleştirildiği ve eğer bu iddialar doğruysa, alınacak öğretmenlerin daha önceden belirlenip belirlenmediği yer alıyor. Ayrıca, “reis” kelimesinin anılmasıyla öğretmen seçim süreci arasında bir bağlantı olup olmadığını sorguladı. Son olarak, liyakat ve donanıma dayanan bir öğretmen alım sürecinin bu tür sorularla gerçekleşip gerçekleşemeyeceği ve tarafsız kriterler ışığında alım yapılıp yapılmayacağı konularında yanıt talep etti.