Kamuoyunda oldukça tartışılan ve çocuk yaşta evliliklerin artmasına yol açacağına dair endişeler taşıyan müftülere nikah kıyma yetkisi veren tasarı, dün akşam TBMM İçişleri Komisyonu'nda onaylandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, konu hakkında sert eleştirilerde bulunarak, laik bir toplumda ailenin temel önermesinin hukuki bir zemine oturtulması gerektiğini vurguladı. Altıok, "Dini bir erkeğin değil, hukukun elinde olmalı," şeklinde bir ifade kullandı.
Atatürk Devrimleri ve Laiklik Vurgusu
Zeynep Altıok, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde kadınlara sağladığı eşitlik haklarının önemine dikkat çekti. Kendisi, Cumhuriyet ve demokrasi değerlerinin ihlal edildiği ve AKP'nin siyasal İslam anlayışının baskın hale geldiği görüşünde. Laiklik ilkesinin sistematik bir şekilde yok sayıldığını belirten Altıok, kadınların ve çocukların müftülük fetvalarıyla değersizleştirildiğini ve bu anlayışın yasal bir zemin kazanmak istendiğini ifade etti. "Bu durum, en başta demokrasiye ve Cumhuriyetimize ihanet anlamına geliyor," dedi. Altıok, AKP ve saray iktidarının laikliği ortadan kaldırma çabalarının, kadınları metalaştırarak ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürmek hedefi güttüğünü savundu.
Saray Usulü Nikah İfadesi
Altıok, bu durumun halkın iradesine dayanmayan bir süreç olarak nitelendirildiğinde, bu uygulama için "saray usulü nikah" ifadesini kullandı. Devlet ile din işleri arasındaki bu karmaşanın, toplum üzerindeki baskıyı artıracağı ve kamuoyunun tepkisini çekeceği öngörüsünde bulundu. Bu tür uygulamaların, toplumda kutuplaşmalara ve cinsiyet eşitsizliğine yol açabileceği uyarısında bulundu. Hükümetin kendine has bir irade sergilemediğini, dolayısıyla bu tasarının toplumun beklentilerini karşılamadığını ifade etti.
Diyanetin Ekonomik Kazanç Sağlaması
Zeynep Altıok, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu tasarı ile maddi kazanç elde edeceğini de belirtti. Bütçesi ve yapısı tartışmalı olan Diyanet'in, vatandaşın vergileri ile sağlanan kaynakları kendi iç yapısı için kullanacağına dikkat çekti. Belediyelerin mevcut nikah yetkisi, halka eşit bir hizmet sunmakta iken, söz konusu gelir ile Diyanet'e aktarılacak ve buradaki yapı, vatandaşa değil, kuruma yönlendirilecektir. Bu durum, toplumda adalet duygusunu zedeleyici nitelik taşıdığı söylendi.
Gelecekteki Riskler
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadınları metalaştıran söylemlerin artış gösterdiğini belirten Altıok, gelecekte ciddi riskler barındıran bir yolun açıldığına dikkat çekti. Toplumda, "Müftülükte kıyılmayan nikah caiz değildir," gibi bir yorumla karşılaşılmasının olası olduğunu belirtti. Bu tür değerlendirmelerin cezasız kalması, kadınların hukuk karşısında daha fazla mağduriyet yaşamasına yol açabileceğini savundu. Altıok, hukukun üstünlüğünün sağlanmadığı bir ortamda, cinsiyet eşitliğine dair gelecek beklentilerinin tehlikeye girebileceğini vurguladı.