CHP Parti Meclisi Üyesi Necati Yılmaz, 15 yılı aşkın süredir gençlerin sorunlarına ve taleplerine yeterince yanıt vermeyen AKP hükümetinin politikalarının, gençlerin umutlarını tükettiğini ifade etti. Yılmaz, 24 Haziran seçimlerinin gençler açısından geleceği şekillendirme fırsatı sunduğunu belirterek, “Gençlerin bu kez kendi geleceklerini oluşturma zamanı geldi” dedi.
Gençlerin İşsizlik Sorununa Dikkat Çekildi
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle bir rapor hazırlayan Necati Yılmaz, Türkiye'de 15-24 yaş arasındaki gençlerin işsizlik oranının oldukça yüksek olduğunu ortaya koydu. Raporunda, bu oranın yüzde 24 seviyesine ulaştığını ve her dört gençten birinin ne eğitimde ne de çalışma hayatında bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle 1 milyon üniversite mezunu gencin iş bulma zorluğu yaşadığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye'de hapishanelerde yaklaşık 70 bin tutuklu öğrenci bulunduğunun altını çizdi. Aynı zamanda, üniversite eğitimi gören 7 milyon öğrenciden yalnızca 563 bininin yurt imkanlarından faydalanabildiğini belirtirken, burs alan öğrenci sayısının da 373 binde kaldığını ifade etti. Yılmaz, “AKP hükümeti, gençlerin gelecek beklentilerini göz ardı ederek, gençlerin umutlarını tüketmiştir” dedi.
Otoriter Koşulların Gençler Üzerindeki Etkisi
Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından başlatılan OHAL uygulamalarının, gençlerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını ifade eden Yılmaz, bu süreçte gençlerin haklarının ihlal edildiğine dikkat çekti. İki yıl boyunca süre gelen OHAL döneminde, pek çok genç hak ihlali, baskı ve yasaklarla karşı karşıya kaldı. Yılmaz, “Büyük Atatürk’ün emanet ettiği gençlerimizin karşılaştığı sorunlar, toplumumuzun geleceği hakkında düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor” dedi. Gençler, işsizlik, eğitim sistemindeki belirsizlikler ve barınma gibi önemli sorunlarla mücadele ediyor. Bu baskıların artması, gençlerin umutsuzluk duygularını pekiştiriyor.
Üniversitelerdeki Durum ve İşsizlik Oranı
CHP'li Yılmaz, Türkiye'deki üniversite sisteminin son yıllarda ciddi bir değişim geçirdiğine işaret etti. Özellikle 15 vakıf üniversitesinin kapatılması ve 5.644 akademisyenin işine son verilmesi, eğitim hayatında kalıcı hasarlar yarattı. Yılmaz, üniversiteyle birlikte yaşanan bu dönüşümün gençlerin eğitimine büyük etkisi olduğunu vurgulayarak, “Üniversite mezunları arasında işsizlik oranı toplam işsizlik oranının yüzde 13.9’unu oluşturuyor. Bu durum, neredeyse 1 milyon genç gencin iş bulma çabalarını fazlasıyla zorlaştırıyor” dedi. Genç işsizlik oranının artış göstermesi, ayrıca yetenekli bireylerin niteliklerinin göz ardı edilmesine neden oluyor.
Meslek Liselerinin Duruşu ve Ucuz İşgücü
Türkiye'de meslek liselerinde eğitim gören gençlerin durumuna da vurgu yapan Yılmaz, bu gençlerin çoğunlukla ucuz işgücü olarak kullanıldığını belirtti. Mesleki teknik lise öğrencileri stajlarında asgari ücretin yetersiz bir kısmını alırken, hükümetin işverenlere sağladığı teşviklerle bu sistemin devamını sağladığını ifade etti. “Osb’lerdeki meslek eğitimleri, gençlerin emek sömürüsüne maruz kaldığı bir alan haline geldi” diyen Yılmaz, bu tür durumların gençler için karanlık bir tablo oluşturduğunu kaydetti. Öğrencileri, düşük ücretlerle çalıştırarak devletin yükünün çoğunu işverenlerin sırtına bırakılması gençlerin haklarının ihlal edilmesi anlamına geliyor.
Barınma Sorunları ve Eğitim Masrafları
Özellikle üniversite öğrencilerinin barınma, burs ve eğitim masraflarıyla ilgili sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Yılmaz, hükümetin bu konuya yönelik çözüm üretmedeki yetersizliğini eleştirdi. Türkiye genelinde devlet yurt sayısının 592'ye ulaştığını söyleyen Yılmaz, bu yurtlarda 451 bin öğrencinin kaldığını belirtti. Ancak özel yurtların büyük bölümünün cemaatlere ait olduğunu ifade ederek, öğrencilere alternatif, sağlıklı barınma çözümlerinin sunulmadığını dile getirdi. 2015 yılında 1 milyon öğrencinin öğrenim kredisi başvurusunda bulunduğunu, hatta burs alan öğrencilerin sayısının ise 373 binde kaldığını belirtti. Mezun olan gençlerin büyük borç yükü altında kalmaları da bir diğer sorun olarak öne çıkıyor.
Gençlerin Tutukluluğu ve Baskılar
Yılmaz, OHAL döneminde gençler üzerindeki baskıların arttığını söyleyerek, siyasi eylemlere katılan gençlerin tutuklandığına dikkat çekti. “Gözaltına alınan ya da siyasi görüşlerini açıklamaları nedeniyle cezalandırılan gençlerin sayısı artış göstermektedir. Türkiye’de yaklaşık 70 bin tutuklu öğrenci bulunmaktadır” dedi. Bu durum, gençlerin fikirlerini ifade etmelerinin ve katılım göstermelerinin önünde büyük bir engel oluşturuyor. Gençlerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için elverişli şartların sağlanmadığını ifade eden Yılmaz, bu baskıların toplumsal kaygıyı derinleştirdiğini belirtti.
Gelecek İçin Oy Verme Zamanı
Son olarak Yılmaz, gençlerin eğitim sisteminin kuvvetlendirilmesi ve özgüvenli bireyler olarak yetiştirilmesinin önemini vurguladı. Siyasetin, gençlerin düşüncelerinden beslenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Gençler, kendi temsilcilerini seçebilir hale gelmelidir” dedi. Türkiye’nin 24 Haziran seçimlerine gideceğini hatırlatan Yılmaz, 1 milyon 585 gencin seçimlerde ilk kez oy kullanacak olmasını, gençlerin geleceği ile ilgili karar vermesi için bir fırsat olarak değerlendirdi. Yılmaz, “Gençler, şikayet etmeyi bırakarak geleceğini kendi oylarıyla inşa etme fırsatına sahip” diyerek sözlerini tamamladı.