Meclis’te devam eden anayasa çalışmalarında, CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, hükümete yönelik eleştirilerde bulundu. Tüm, Jean Jacques Rousseau’nun “Kuvvet kimdeyse o egemendir” ifadesini hatırlatarak halkın egemenlik hakkına vurgu yaparak, “50 artı 1 ile 50 eksi 1 arasındaki güç farkı sadece iki kişinin oyudur. İki oy farkıyla 80 milyonu tek başına yönetme yetkisi yaratıyorsunuz, halkın egemenlik hakkını ihlal etmeyin” şeklinde konuştu.
Halkın Egemenlik Hakkı
Mehmet Tüm, anayasa değişikliğinin halkın egemenlik hakkını tehlikeye attığını belirtti. Rousseau'nun sözlerini referans alarak, “Yasama, yürütme ve yargı iç içe geçmişse özgürlükler garanti edilmez, bu durumda anayasa var değildir. Bugün burada, yapılan düzenlemelerin sadece bir rejim değişikliği yaratmadığını, aynı zamanda vekaletini aldığınız halkın egemenlik hakkını da devretmekte olduğunuzu hatırlatmak istiyorum” dedi. Tüm, iktidarın bu değişikliklerle 80 milyon insanın iradesini tek bir kişiye devrettiğini, bu durumu sorgulamak gerektiğini ifade etti. “Bu yetkiye sahip misiniz? Böyle bir cüret gösteremezsiniz” diyerek partisine düşen sorumluluğu da dile getirdi.
İktidarın Başarısızlıkları
Mehmet Tüm, iktidarın on beş yıllık yönetimi boyunca ülkenin geldiği noktayı eleştirdi. Yargıya olan güvenin %3 seviyelerine düştüğünü, insan hakları ihlallerinde birinci sırada olunduğunu belirterek Türkiye’nin birçok uluslararası alanda kötü sıralamalara girdiğini vurguladı. Örneğin, basın özgürlüğü açısından 151. sırada olduklarını, demokrasi endeksinde ise 97. sıraya gerilediklerini aktardı. Eğitimde 76 ülke arasında 41. sırada olduklarını ve sağlık alanında da 100 ülke arasında 52. sırada bulunduklarını vurguladı. Tüm, işsizlik ve yoksulluk oranlarının da alarm verici düzeyde olduğuna dikkat çekerek, bu durumun sorumlusunun hükümet olduğunu ifade etti.
Geleceği Çalma Kaygısı
Milletvekili Tüm, hükümetin Aleviler ve Kürtlerle ilgili sorunları çözmediğini ve terör olaylarının artmasına sebep olduğunu savundu. Adalet ve hukukun yok edilmesinin yanı sıra eğitimin de düzensiz bir hale geldiğine dikkat çekti. Yoksulluğu ve toplumsal adaletsizliği eleştirirken, çeşitli skandallar ve usulsüzlüklerle ilgili de hükümeti suçladı. "Devleti dolandıran iş adamlarına ödüller veriliyor, fakat halkın sesi dinlenmiyor" diyerek, hükümetin bu uygulamalarının toplumun geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. Tüm, laik, demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmeye yönelik girişimlere müsaade etmeyeceklerini sözlerine ekledi.