CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'a yönelttiği bir soru önergesinde, Türkiye'nin Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından hazırlanan "Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi"nde 180 ülke arasında 154. sırada yer aldığını belirtti. Tanrıkulu, raporda Türkiye'nin tutuklu gazeteciler açısından dünya genelinde en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekti. Geçtiğimiz yıla oranla tutuklu gazeteci sayısında az bir düşüş yaşanmasına rağmen, Türkiye'nin hâlâ bu konuda ciddi bir sıkıntı yaşadığını ifade etti. Bununla birlikte, muhalif gazeteciler üzerindeki mali baskıların sürdüğünü kaydetti.
Tutuklamalar ve Baskılar
Tanrıkulu, soru önergesinde Türkiye'de gazetecilere yönelik baskı ve tutukluluk durumuna dair istatistikleri incelemeyi sürdüreceklerini vurguladı. Hükümetin muhalif medyaya yönelik uyguladığı baskı politikalarının, basın özgürlüğünü ciddi şekilde tehdit ettiğini ve bu durumun toplumsal bilinci zedeleyeceğini belirtti. Hükümetin uyguladığı yönetim stratejilerinin gazetecilerin bağımsızlık ve tarafsızlıklarını etkileme potansiyeline sahip olduğuna işaret etti. Özellikle tutuklu gazetecilerin sayısındaki artış, Türkiye'nin basın özgürlüğü konusundaki uluslararası imajını da olumsuz etkiliyor.
Resmi İlan ve Cezalar
Tanrıkulu, önergesinde çeşitli gazetelere uygulanan ceza uygulamalarına da dikkat çekti. Sözcü gazetesi gibi muhalif basın kuruluşlarının, resmi ilan almasalar da BİK (Basın İlan Kurumu) tarafından uygulanan cezalarla gözdağına maruz kaldığını ifade etti. 2020 yılında Sözcü gazetesine 166 bin lira, kardeş gazetesi Korkusuz'a ise 373 bin lira ceza kesildiği belirtildi. Bu süreç içerisinde BİK tarafından yıl sonuna doğru her iki gazete için 10’ar günlük ek cezalar uygulandığına değinildi. Ayrıca, Odatv'ye kesilen 371 bin lira cezanın da önemli bir detay olarak tanımlandı; bu cezanın 132 bin lirasının Google reklam faturaları için olduğu aktarıldı.
Soru Önergesinin Başlıkları
Tanrıkulu, Hazine ve Maliye Bakanı Elvan'a yönelttiği sorular kapsamında birkaç önemli noktayı da sıraladı. Öncelikle, anılan cezalarla ilgili denetim raporlarının tebliğ edilip edilmediğini sorguladı. Eğer raporlar tebliğ edilmemişse gerekçelerinin açıklanmasını istedi. Cezaların tespitinde uzlaşma davetlerinin yapılıp yapılmadığını da sorgulayan Tanrıkulu, hükümetin muhalif basına yönelik baskı ve gözdağı politikalarına son vermeyi planlayıp planlamadığını araştırdı. 2002'den 2020 yılına kadar kesilen toplam ceza tutarları ve bu süre zarfında hangi kamu kurumlarının hangi gazetelere ilan reklam verdiği gibi verilerin de açıklanması gerektiğini belirtti.
Geçmişten Günümüze Ceza Kesimleri
Önergesinde ayrıca, 2002 ile 2020 yılları arasında çeşitli gazetelere kesilen ceza tutarlarının detaylandırılmasını talep eden Tanrıkulu, bu dönem içerisinde özellikle muhalif gazetelere uygulanan ceza uygulamalarına odaklanılmasının önemini vurguladı. Birgün, Cumhuriyet, Evrensel, Sözcü, Korkusuz, Odatv gibi çeşitli medya kuruluşlarına hangi gerekçelerle ceza kesildiği ve tutarlarının açıklanması gerektiğini belirtti. Bu tür uygulamaların sadece gazetecilik faaliyetlerini değil, aynı zamanda halkın bilgiye erişimini de kısıtladığını ifade eden Tanrıkulu, hükümetin bu konuda atacağı adımları merakla bekliyor.