Gazete Kritik Meclis CHP'li Süllü: Tarımsal üretim,iklim krizi gerçeğiyle yapılmalı!

CHP'li Süllü: Tarımsal üretim,iklim krizi gerçeğiyle yapılmalı!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Türkiye’nin 2030 yılında su fakiri olma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve tarımsal kuraklığın etkilerini artırdığını belirtti. Çiftçilere yeni tarım yöntemleri teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

CHP'li Süllü: Tarımsal üretim,iklim krizi gerçeğiyle yapılmalı!

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021 Küresel Risk Raporu, önümüzdeki on yıl içinde dünya ekonomisini etkileyebilecek başlıca riskler arasında su krizinin de yer aldığı doğal kaynakların kıtlığını vurguluyor. Bu durumu değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, ülkemizin nüfusunun 2030 yılı itibarıyla 100 milyona ulaşmasının ve kişi başına düşen su miktarının 1.120 m³’e gerilemesinin öngörüldüğünü belirtti. Son 50 yıl içerisinde Türkiye’deki sulak alanların yarısının dengesini kaybettiği bilgisi, ülkenin "su fakiri" olma yolunda ilerlediğini gözler önüne seriyor. Yetersiz yağışlar ve bilinçsiz su tüketimi, tarımsal kuraklık sorunlarını beraberinde getiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tarım alanlarının yüzde 68,6’sı şu anda sulama yapılmadan bırakılmış durumda. Bu durum, rekolte kaybı ve tarımsal üretimde azalma ile birlikte gıda enflasyonunu artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Küresel ısınma, dünya genelinde iki milyar insanın gıda güvenliğinden mahrum yaşamasına sebep oluyor. Gıda, su ve enerji kaynakları üzerinde savaşların patlak verme olasılığı, tarımsal üretimin acilen yeniden planlanmasını zorunlu hale getiriyor.

SUSSUZ TARIM TEŞVİK EDİLMELİ

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin raporu, 2020-2021 döneminde ülkenin 22 ilinde tarımsal kuraklık problemi yaşandığına dikkat çekiyor. Ekim-Nisan ayları arasında yağış miktarındaki yüzde 18,6’lık azalma, buğday, arpa ve mısır gibi hububat ürünlerinin üretimini ciddi anlamda olumsuz etkilemiştir. Bu bağlamda, çiftçilerin yeni üretim yöntemlerine yönlendirilmesi amacıyla acil politika değişikliklerinin yapılması gerekmektedir. Tarımsal sulama altyapısının modernize edilmesi ve damlama sulama sistemlerine geçişin teşvik edilmesi, “susuz tarım” süreçlerine adım atmanın önünü açacaktır. Ancak mevcut durumda, tarlalarda mısır ve soğan gibi suya yoğun ihtiyaç duyan ürünler yetiştirilmektedir. Çiftçiler, hala vahşi sulama yöntemleri ve açık sulama kanalları kullanarak tarımsal faaliyetlerine devam etmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, küresel iklim değişikliği ile başa çıkabilmek adına modern tarım politikalarının hayata geçirilmesi konusunda sorumluluk alması önem taşımaktadır.

ESKİŞEHİR’İN EN VERİMLİ OVALARI KURAKLIĞA TESLİM

Eskişehir ise yakın bir gelecekte su sıkıntısı ile karşı karşıya kalma riskini barındırıyor. 2012 yılında Porsuk Barajı’nın su seviyesi yüzde 54 iken, bu yıl bu oran yüzde 42'ye kadar düştü. Tarımsal sulama süreçleri, yaz aylarında bu seviyenin daha da gerilemesine neden olmaktadır. Şehrin tarımsal sulama altyapısının oldukça eski olması ve ana sulama kanallarının yaklaşık yüzde 83’ünün toprak kanallardan oluşması, su iletiminde büyük kayıplara yol açmaktadır. Bu kayıplarla birlikte baş gösteren kuraklık, çiftçilerin ürünlerinin tarlalarda susuzluk nedeniyle zarar görmesine sebep olmaktadır. Sondaj derinlikleri her geçen yıl artarken, bazı bölgelerde suya ulaşım neredeyse imkansız hale gelmiştir. Sivrihisar gibi noktalarda, suların çekilmesi ile obruklar oluşmuştur. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve CHP yönetimindeki diğer belediyeler, çiftçilere yeni tarım yöntemleri hakkında bilgi ulaştırmak için yoğun çaba sarf etmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan, küresel iklim değişikliği gerçeği dikkate alınarak, ürün deseninin belirlenmesi, çiftçi eğitimleri ve tarımsal sulama sorunlarının çözümü için yatırımlar yapılmasını talep etmekteyiz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız