Gazete Kritik Meclis CHP'li Şevkin: Kızılay, çadır satmamalı, afet mağdurlarına hızlı yardım ulaştırmalı!

CHP'li Şevkin: Kızılay, çadır satmamalı, afet mağdurlarına hızlı yardım ulaştırmalı!

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM'de Kızılay'ın denetim eksikliği ve çadır satışlarını eleştirerek, afetlerde insanlara hızla yardım etmeleri gerektiğini vurguladı. Kızılay'ın halkın güvenini yeniden kazanması için şeffaflığın şart olduğunu ifade etti.

CHP'li Şevkin: Kızılay, çadır satmamalı, afet mağdurlarına hızlı yardım ulaştırmalı!

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Kızılay Kanunu üzerine CHP Grubu adına söz aldı. Kızılay’ın denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri güvence altına alınmadan yetkilerinin genişletilmesine karşı çıkan Dr. Şevkin, 6 Şubat depremlerinde Kızılay’ın iştiraki üzerinden AHBAP Derneği’ne 2 bin 50 çadır satılmasını hatırlatarak, “İhtiyacı olan vatandaşlarımız barınacak yer ararken Kızılay’ın çadır satmasını vicdanlara nasıl anlatacağız?” diye sordu.
“JEOLOJİ MÜHENDİSİ VE YERBİLİMCİ ATAYIN”

Konuşmasının başında İstanbul’daki sağanak yağmur ve sel felaketine de değinen Dr. Şevkin, kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerde jeoloji mühendisi ile yerbilimci atamasının gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.

“Bir jeoloji mühendisi olarak vurguluyorum: Doğa olaylarını afete dönüştüren, doğayı tahrip eden, su yollarını ve sulak alanları yok eden, taşkın alanlarını imara açan yanlış uygulamalardır.

Afetlerle mücadele, felaket yaşandıktan sonra değil, öncesinde başlamalıdır” diyen Dr. Şevkin, “Riskler bilimsel yöntemlerle belirlenmeli; jeoloji ve jeoteknik veriler, hidrojeolojik koşullar, altyapı kapasitesi ve taşkın alanları imar planlarında mutlaka dikkate alınmalıdır. Binlerce jeoloji mühendisi ve yerbilimci atama beklerken afet risklerini azaltmak mümkün değil! Kamu kurumlarında ve belediyelerde jeoloji mühendisi ve yerbilimci istihdamı artırılmalı, bilim insanlarının uzmanlığından etkin biçimde yararlanılmalıdır. Unutmayalım: Afetler kader değildir; bilimle, doğru planlamayla ve önleyici politikalarla can kayıplarını azaltmak mümkündür” diye konuştu.

“KIZILAY, ASLİ GÖREVİNDEN UZAKLAŞTI”

TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına konuşan CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 1868 yılında kurulan Kızılay’ın Türkiye’nin en köklü yardım kuruluşlarından biri olduğunu belirterek, kurumun geçmişte toplumun hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Kızılay’ın depremde çadır, aç kalan insanlara sıcak yemek, kan ihtiyacı olan hastalara umut sağlayan bir kuruluş olduğunu hatırlatan Dr. Şevkin, kurumun AKP iktidarı döneminde asli görevlerinden uzaklaştırıldığını savundu.

Kızılay’ın milletin bağışlarıyla büyüdüğünü ve özellikle geçmiş kuşakların Kızılay kumbaraları aracılığıyla yaptığı bağışlarla toplumsal dayanışmanın simgelerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Şevkin, bugün gelinen tablonun üzücü olduğunu dile getirdi.

“İTİRAZIMIZ GÜNCELLEMEYE DEĞİL, DENETİMSİZLİĞE!”

Görüşülen kanun düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Müzeyyen Şevkin, itirazlarının Kızılay’ın güncellenmesine değil, kamu yararına çalışan bir kuruluşun yetkileri genişletilirken denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının aynı ölçüde güvence altına alınmamasına yönelik olduğunu söyledi.

Dr. Şevkin, “Kızılay’ın itibarını güçlendirmek için mi bu kanunu getirdiniz, yoksa denetim ve hesap sorulabilirlik konusunda yeni soru işaretleri mi yaratıyorsunuz?” diye sordu.

Kızılay’ın toplumdaki güvenini yeniden kazanabilmesi için şeffaflığın, denetimin ve hesap verme sorumluluğunun vazgeçilmez olması gerektiğini belirten Dr. Şevkin, kamu yararını esas alan bir yapılanmanın önemine dikkat çekti.

“6 ŞUBAT’I UNUTMADIK! VATANDAŞ ÇADIR BEKLERKEN KIZILAY ÇADIR SATTI”

6 Şubat depremlerini bölgede yaşamış bir mühendis olarak konuştuğunu vurgulayan Dr. Müzeyyen Şevkin, depremin ardından yaşanan büyük insani dramı hatırlattı.

Binlerce ailenin evsiz kaldığını, vatandaşların enkaz başında günlerce yakınlarını aradığını, soğuk ve yağmur altında hayatta kalmaya çalıştığını belirten Dr. Şevkin, depremzedelerin en temel ihtiyaçlarından birinin barınma olduğunu ifade etti.

Tam da bu koşullarda Kızılay’ın iştiraki olan Kızılay Çadır ve Tekstil AŞ aracılığıyla AHBAP Derneği’ne 2 bin 50 çadır satıldığını hatırlatan Dr. Şevkin, Kızılay yönetiminin satışın yasal ve maliyet esaslı olduğu yönündeki açıklamalarını eleştirel bir yaklaşımla değerlendirdi.

Dr. Şevkin, şöyle konuştu:

“Burada önemli olan yalnızca işlemin yasal ve maliyete uygun olması mıdır, yoksa gerçekten ihtiyacı olan vatandaşlarımız orada dururken Kızılay’ın satış yapması mıdır? Kızılay’ın o anda o çadırları vatandaşlara ulaştırması gerekmiyor muydu? İnsanlar deprem bölgesinde barınacak yer ararken bir yardım kuruluşunun para karşılığında çadır satmasını kamu vicdanına nasıl anlatacağız?”

“KIZILAY’IN GÖREVİ AFETZEDEYE EN HIZLI ŞEKİLDE YARDIM ULAŞTIRMAKTIR”

Kızılay’ın afetlerden etkilenen insanlara en hızlı biçimde yardım ulaştırmakla yükümlü olduğunu vurgulayan Dr. Müzeyyen Şevkin, kurumun ticari kaygılardan önce insani sorumluluğu gözetmesi gerektiğini belirtti.

Deprem Komisyonu’nda da görev yaptığını hatırlatan Dr. Şevkin, Kızılay’ın kan satışı yaptığına ilişkin iddiaların da gündeme geldiğini ifade etti. Kızılay’ın Ensar Vakfı’na yaptığı yardımların da kurumun kamuoyundaki itibarı bakımından tartışmalara yol açtığını belirten Dr. Şevkin, bu tür tartışmaların köklü bir yardım kuruluşunun toplumdaki güvenini zedelediğine dikkat çekti.

“KIZILAY, ESKİ GÜNLERİNE DÖNMELİ”

Konuşmasının sonunda Kızılay’ın yeniden toplumun güvenini kazanan, afet anlarında vatandaşın yanında olan bir kuruma dönüşmesi gerektiğini belirten Dr. Müzeyyen Şevkin, rekabetin korunacağı ve Kamu İhale Kanunu’na tabi bir yapılanmanın önemine işaret etti.

Dr. Şevkin, Kızılay’ın denetlenebilir, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Umuyorum ki Kızılay, hem rekabetin korunacağı hem Kamu İhale Kanunu’na tabi olunacak bir yapılanmaya dönüşür ve eski günlerine, topluma afet anında yardım götüren o kucaklayıcı tavrına yeniden döner.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız