CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya bir soru önergesi sunarak, geçtiğimiz günlerde yaşanan bir kaçırılma olayını gündeme getirdi. Söz konusu olay, Nur Muhammed Abay isimli bir vatandaşın, 16 Şubat'ta evinden çıkıp çalıştığı tekstil atölyesine giderken, kendisini istihbarat görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılmasıyla başlamıştır. Abay, bir hafta boyunca bilinmeyen bir yerde tutularak işkenceye maruz kalmış, 22 Şubat'ta bilinci yarı açık bir halde boş bir araziye bırakılmıştır.
Olayın Detayları ve İddialar
Abay’ın ailesinin, kaçırılma olayı sonrasında emniyet ve savcılığa yaptığı başvurular sonuçsuz kalmıştır. Kaçırılma anının gerçekleştiği Yenigün Bağcılar Caddesi civarındaki güvenlik kameralarının kayıtları silinmiş, bu durum hukuk çerçevesinde büyük bir soru işareti oluşturmuştur. Abay, kaçırıldığı süre zarfında oraya ait olan bir yerde ters kelepçe ile tutulduğunu ve telsiz sesleri duyduğunu ifade etmiştir. İşkence süreci içerisinde Abay’a sürekli olarak “Bizimle iş birliği yapacaksın” denilerek baskı yapılmış. Bir başka iş arkadaşı hakkında bilgi vermesi istenmiş ve aksi takdirde ailesiyle tehdit edilmiştir. Abay, işkence yapıldığını düşündüğü bir odada elektrik verilerek zorlandığını da dile getirmiştir.
İşkence ve Psikolojik Baskı İddiaları
İHD’nin açıklamalarına göre, Abay’a bir yemin metni imzalatılmış ve Kuran’la da yemin etmesi istenmiştir. Başarısız bir tecrübe olarak aktarılan bu süreç, kurbanın psikolojik olarak ne denli zor bir duruma maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Bütün bu baskı ve zorlamaların yanındaysa, Abay’ın son anlarına dair yaşadığı korku dolu anlar da dikkat çekmektedir. “Son duanı et” denilerek psikolojik baskı yapılmış, başına silah dayandığı bir anında, tehlikenin boyutu daha da derinleşmiştir. Ancak yaşadığı bu travma sonrası, Abay bir grup yurttaşın yardımıyla tekrar Bağcılar’a ulaşabilmiştir.
Resmi Süreç ve Gözaltı
Abay, 11 Mart’ta bu kez resmi olarak gözaltına alınmıştır ve o tarihten itibaren hâlâ gözaltında tutulmaktadır. Bu durum, gözaltında bulunan kişilerin hakları ve yaşanan hukuki süreç hakkında birçok soruşturma gerektirmektedir. Millete vekilliği bir hak olarak, bu soruların nasıl yanıtlanacağı ve ne tür adımlar atılacağı beklenmektedir. Yaşanan olayların ardından, Abay’ın kaçırılmasına dair herhangi bir resmi soruşturma yapılmış mıdır? Emniyet ve savcılık tarafından yürütülen süreçler ne kadar etik ve adil bir biçimde ilerlemiştir? Bu sorular kamuoyunun merakla beklediği konular arasındadır.
Baskı ve İnsan Hakları İhlalleri
Kamuoyuna yansıyan baskı ve işkence iddiaları, OHAL sürecinde artış göstermiştir. Bu bağlamda, işkence ve kaçırılma olayları hakkında başvuruların sayısı ve bunlara bağlı olarak açılan soruşturmaların durumu oldukça önemlidir. İnsan hakları örgütleri, bu tür suçların faillerinin bir an önce bulunması için kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğünü taşımaktadır. Abay’ın durumu kadar, daha önce yaşanan başka kaçırılma olayları da dikkat çekmektedir; örneğin, 2016-2017 yıllarında ifade edilen başka mağdurların akıbetine dair süregelen soruşturmalar ve halkın kaygıları, temel insan haklarının ihlalini gözler önüne sermektedir.