CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Dem Parti’nin grup önerisiyle ilgili bir konuşma gerçekleştirdi. Salıcı, IŞİD'ın son on yılda ülke genelinde gerçekleştirdiği saldırılara dikkat çekerek, bu terör örgütüyle olan mücadelede yetersiz kaldıklarına vurgu yaptı. Kendisi, Türkiye’deki birçok otoriteye önemli sorular yöneltti ve hükümetin bu konudaki tavırlarını eleştirdi.
Konuşmanın Temel Mesajları
Salıcı, konuşmasında IŞİD terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırıların sonuçlarına temas etti. Özellikle Ankara, İstanbul, Suruç, Gaziantep ve Yalova’da yaşanan olaylarda yüzlerce yurttaş ve güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Her bir masum vatandaş için saygı duruşunda bulunduğunu belirten Salıcı, terörle mücadelede geçirdiği zamanın yetersiz olduğunu ifade etti. İki buçuk yıl önce sunduğu önergenin halen gündeme alınmadığını vurguladı. Bu durum, hükümetin bu kritik konuyu ciddiye almadığını düşündürüyor.
Devletin Sorumluluğu ve Olaylar Üzerine Eleştiriler
Salıcı’nın konuşmasında öne çıkan diğer bir nokta, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın IŞİD’ın yeni yapılanmasıyla ilgili hazırladığı dosyadır. Bu dosyada, terör örgütünün Türkiye dahil birçok ülkede yeni militanlar toplayarak finans faaliyetleri yürüttüğü iddia edilmektedir. Salıcı, bu belgelerin kamuoyuna yansıdığına işaret ederek, iktidarın bu bilgileri ciddi şekilde değerlendirmediğini öne sürdü. Özellikle, örgütün propaganda ve eğitim faaliyetleri için gerekli desteklerin hala mevcut olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, "Mektebi Furkan" dosyasında yer alan bilgilerin altını çizdi, bu durumun devletin istihbarat ve güvenlik teşkilatları için bir utanç kaynağı olduğunu belirtmelidir.
Sağlık Bakanına Sorular
Konuşmasının devamında Oğuz Kaan Salıcı, Sağlık Bakanı'na önemli sorular yöneltti. “IŞİD hapı” olarak tanımlanan yeşil reçeteli ilaçların örgüte yakın hekimler tarafından yazıldığını söyleyerek, bu doktorların kimler olduğunu sordu. Hükümetin bu durumla ilgili herhangi bir girişim yapmadığını ya da sorumluların ortaya çıkarılmadığını belirti. Aynı zamanda, terör örgütü mensuplarının çeşitli yollarla nasıl korunduğunu ve destek sağlandığını sorgulayarak, bu durumun ülkenin güvenliği açısından son derece tehlikeli olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanına Yöneltilen Sık Sorular
Salıcı, Adalet Bakanı'na yönelttiği sorularla, adaletin sağlanamadığını ve bazı bireylerin IŞİD’li teröristlerden daha fazla tehlike olarak değerlendirildiğini öne sürdü. Gezi Parkı olayları nedeniyle 18 yıl hapis cezası alan arkadaşlarının durumu ile IŞİD üyelerinin serbest bırakıldığını karşılaştırdı. Ayrıca, cezaevindeki sağlık sorunları olan mahkumların durumu hakkında da yetkililere flaş sorular yöneltti. Bu durum, Türkiye'deki adalet mekanizmasının çifte standartlarla çalıştığını iddia eden bir eleştiri olarak öne çıktı.
Teröristlerin Ülkeye Sızması
Son olarak, konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından Suriye’deki hapishanelerden kaçan teröristlerin Türkiye’ye geçirildiği bilgisine dikkat çekti. Bu konuyla ilgili iddiaların gündeme gelmesi, hükümetin konuyla ilgili ne kadar dikkatli olduğunu sorgulayan bir durum sundu. Salıcı, aynı zamanda medya kaynaklarının Yalova’daki polis şehitleriyle ilgili Suriye'deki El Hol kampından gelen teröristlere dair yazdığı detaylı haberlere de vurgu yaptı. Bu tür gelişmelerin ardından hükümete yönelttiği eleştirilerle birlikte, ülkede IŞİD’le etkin bir mücadele yürütülmesi için daha çok felaket yaşanıp yaşanmayacağı sorusunu gündeme getirdi.