CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Milli Parklar Kanunu'nda yapılması düşünülen değişiklikleri sert bir şekilde eleştirdi. Teklifin, ilgili paydaşlardan ve akademik kurumlardan gizlice hazırlandığını ifade eden Sümer, "İktidarın 23 yıllık rant açlığı, şimdi de çocuklarımızın yaşam alanı olan milli parklara yönelmiştir" şeklinde konuştu.
Kanun Teklifinin Anayasa'ya Aykırılığı
Orhan Sümer, önerilen kanun değişikliğinin Anayasa’nın 169. maddesine açık bir şekilde aykırı olduğunu savunarak, milli parkların işletme ve yönetim yetkisinin özel sektörle paylaşılmasını sert bir dille eleştirdi. Söylemlerinde, “Milli parkları 49 yıllığına, 'başarı' bahaneleriyle tam tamına 99 yıllığına şirketlere peşkeş çekmek, bu millete karşı en büyük ihanetlerden biridir. 99 yıllık bir süre, torunlarımızın bile göremeyeceği bir zaman dilimini birkaç müteahhidin insafına terk etmek demektir. Bu durum sadece bir yetki devri değil; aynı zamanda Anayasa’nın ruhuna sıralanan bir kurşundur!” ifadelerine yer verdi.
Kaçak AVCILIK Sorunu
Sümer, konuşmasında liyakatsiz kadrolara ve yaban hayatına yönelik tehlikelere de dikkat çekti. Uzman orman mühendislerinin görevden uzaklaştırıldığına vurgu yapan Sümer, “Kaçak avcılık yapan 60 bin kişiye görmezden gelerek af getiriyorsunuz, cezaları caydırıcılıktan uzaklaştırıyorsunuz. Tunceli ve Kazdağları'nda kaçak avcılık yapan 'özel' dostlarınızı korumak uğruna yaban hayatının dengesini riske atıyorsunuz” şeklindeki sözleriyle durumu eleştirdi.
Doğanın Önemi ve İktidarın Sorumluluğu
Orhan Sümer, iktidarın geçmişte çevreye dair eylemlerini hatırlatarak, Atatürk Orman Çiftliği, Kaz Dağları ve Akbelen gibi örneklerle doğanın korunması gerektiğini vurguladı. “Doğayı sadece bir yatırım aracı değil, korunması gereken değerli bir miras olarak değerlendirin. Tarihe 'doğa katliamcısı' olarak geçmeyin ve bu talan fermanını hemen geri çekin! Unutmayın, doğa, iktidar partisinin seçim kampanyaları için bir kaynak değil; bu milletin ortak geleceği ve namus borcudur!” dedi.
AKP’nin Politikasının Eleştirisi
Orhan Sümer, “Daha önce Atatürk Orman Çiftliği’ni mahkeme kararlarını hiçe sayarak yapılaşmaya açanlar, Kaz Dağları’nı madencilik faaliyetlerine teslim edenler ve Akbelen’de köylülerin zeytinliklerine göz dikerek zarar verenler, şimdi bize 'doğa turizmi' masalları anlatmasın! AKP'nin 'kamu yararı' savunmaları, gerçekte yalnızca 'şirket kârı'dır. 'Turizm teşviki' dedikleri şey, doğamızın kalbine saplanacak bir beton hançeridir” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Doğaya Yönelik İhlallere Karşı Duruş
Orhan Sümer, “İster inanın, ister inanmayın ama bu durumu yaratanlar, doğanın ahını alır. Kurtların, kuşların, dere ve dağların, çiçeklerin, böceklerin intikamını alır. Gözünü sadece rantla bürümüş olan odaklara Cumhuriyet Halk Partisi olarak; ticari işgallere, milli parklarımızın ‘müşteri memnuniyeti’ hedefleri uğruna feda edilmesine asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum” ifadelerinde bulundu.