CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, yaptığı açıklamada öğretmenlerin mali durumuna çok dikkat çekti. Kanko, “Bugün öğretmenlerin yüzde 95’i kredi kartı borçlusu, yüzde 90’ı bankaya borçluyken, üçte biri ek iş yapmak zorunda kalıyor” dedi. Bu ifade, öğretmen maaşları ile ilgili artan adaletsizliklerin ve ekonomik sıkıntıların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öğretmenlerin Ekonomik Sorunları
Kanko, öğretmenlerin alım güçlerinin giderek düştüğünü belirterek, kamu çalışanları arasında ciddi bir maaş adaletsizliği yaşandığını dile getirdi. “Öğretmenlerimiz geçinmekte zorlanıyor, birçokları ek iş yapmak zorunda kalıyor” dedi. Kamuda en düşük memur maaşının 22 bin lira olması gerektiğini savunan Kanko, mevcut durumda öğretmenlere yapılan zamlardaki dengesizliklerden yakındı. Kanko, “Kamu işçilerine yapılan zamlardan sonra bazı işçi pozisyonlarındaki çalışanlar, üniversite mezunu öğretmenlerden daha fazla maaş alıyor. Bu durum kabul edilemez bir gerçek” diye konuştu.
Maaş Adaletsizliği ve Çalışma Şartları
Kanko, eğitim emekçilerinin mali durumunu eleştirirken, "Öğretmenlik mesleği, yıllarca eğitim almış kişiler için önemli bir kariyer alanıdır. Ancak şimdi bir temizlik görevlisi, doktoralı akademisyenden daha fazla maaş alabiliyor. Bu durum, öğretmenlerin toplum içindeki itibarını da zedelemektedir.” sözlerini kullandı. Ayrıca, öğretmenlerin sosyal haklarının kısıtlanmasının eğitim kalitesini etkilediğine dikkat çekti. “Eğitim sisteminde en önemli görevi üstlenen öğretmenlerimizin, aldıkları maaşların onurlu bir yaşam sürmesine yeterli olmaması, ciddi bir sorun oluşturuyor.” dedi.
AKP Döneminde Eğitimin Düştüğü Durum
Kanko, AKP iktidarı döneminde öğretmenlerin sosyal ve ekonomik olarak büyük sıkıntılara düştüğünü öne sürdü. 22 yıl içinde öğretmenlerin alım gücünün %46 oranında düştüğüne dikkat çeken Kanko, “Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması ve diğer istihdam biçimleri sosyal hakları kısıtlayan bir düzen oluşturmuştur.” ifade etti. Eğitim sistemi üzerinde hakimiyet kuran bu politikaların, öğretmenlerin sorunlarını daha da derinleştirdiğine vurgu yaptı. Kanko, özellikle asgari ücretle karşılaştırıldığında öğretmen maaşlarının düşüklüğü ve borç batağındaki durumlarının, eğitim kalitesini kaçınılmaz olarak olumsuz etkilediğini belirtti.
Hazırlık Ödeneği Talebi
Öğretmenlerin mesleki ihtiyaçları için verilen hazırlık ödeneğinin düşüklüğü de Kanko’nun vurguladığı diğer bir konuydu. “Öğretmenler için verilen 1400 lira hazırlık ödeneği, artık yetersiz kalmaktadır. Bu ödemenin derhal gözden geçirilip en az bir maaş kadar olması gerektiği aşikar” dedi. Kanko, öğretmenlerin, eğitim için harcadıkları zaman ve çabaların karşılığında daha fazla desteklenmeleri gerektiğini savundu. Bu bağlamda, eğitim emekçilerine daha çok değer verilmesi gerektiğine ve hak ettiklerini almaları için sürekli bir mücadele içinde olacağına dair kararlılığını ifade etti.
Mevcut Kriterler ve Maaş Düzenlemeleri
Kanko, mevcut öğretmen maaşlarının yetersizliğini somut rakamlarla da dile getirdi. “Eğitim emekçilerinin en az 39.336 lira alması gerekirken, yeni başlayan öğretmenlere 21.500 lira maaş veriliyor. Bu durum, gelirin, yaşam standartlarının çok altında kalmasına yol açıyor” diyerek, eğitimcilerin istihdam koşullarının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kadrolu öğretmenlerin maaşları arasındaki büyük uçurumların, eğitim sisteminin sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Ücretli ve Sözleşmeli Öğretmenlerin Durumu
Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik yapmanın çeşitli zorlukları bulunduğunu ifade eden Kanko, “Ücretli öğretmenler, ders saatlerine göre ücret almakta ve devamlı iş güvenceleri yok. Bu nedenle, eğitimdeki süreklilik ve kaliteyi sağlayabilmek için yapılması gereken çok şey var” dedi. Ücretli öğretmenlerin, asgari ücretin altında bir yaşam standartında çalıştığını belirterek, bu demografinin eğitim sistemine etkisinin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin sorunlarının çözümüne yönelik ciddi adımlar atılmasının zorunlu olduğunu, bu bağlamda bir politika geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Meslek Saygınlığı ve Gelecek Vizyonu
Son olarak, Kanko, öğretmenlik mesleğine gereken saygının ve değerin verilmesinin sadece bireyler için değil, ülkenin geleceği için de hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. “Eğitim emekçilerine, nitelikli çalışma koşulları sağlamak ve onları desteklemek, toplum olarak ilk hedeflerimiz arasında olmalıdır. Düşünce ve sorgulama yeteneğini geliştiren nesiller yetiştirmek, eğitimin temel amacıdır” dedi. Kanko, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, öğretmenlerin haklarını savunma ve onlara uygun yaşam koşullarını yaratma yönündeki mücadelenin devam edeceğini vurguladı.