CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 2026 Ocak ayı memur ve emekli maaş zamlarının ardından çarpıcı bir analiz paylaştı. TÜİK, İTO ve ENAG verilerini tek tek karşılaştıran Öztürk, "Vatandaşın sofrasından çalınan lokmaları rakamlarla ispatladık. Eğer zamlar gerçek enflasyona göre yapılsaydı, bugün bir memur en az 7 bin TL daha fazla alacaktı" dedi.
Öztürk, ekonomi yönetiminin "NAS" politikasıyla döviz kurunu yapay olarak düşük tuttuğunu, bu durumun kâğıt üzerinde refah artışı gibi görünse de gerçekte vatandaşı devasa bir hayat pahalılığına mahkûm ettiğini savundu. Öztürk, "Eğer dolar kuru enflasyon artışına göre serbest kalsaydı, bugün bir dolar TÜİK’e göre 58.55, İTO’ya göre 68.15, ENAG’a göre ise 121 lira olacaktı. Sizin 'dolar bazında büyüdük' yalanınızın arkasında, halkın döviz bazında eriyen alım gücü var!" dedi.
NAS İLE BAŞIMIZA ÖRÜLEN ÇORAP: "DOLAR KAÇ LİRA OLMALIYDI?"
Kuru enflasyona göre hesaplayan Öztürk, baskılanmış kurun piyasada maliyetleri patlattığını vurgulayarak şu çarpıcı verileri sundu: "Eğer kur, enflasyon artışıyla paralel gitseydi; TÜİK’e göre 1 Dolar 58,55 TL, İTO’ya göre 68,15 TL, sokağın sesi ENAG’a göre ise tam 121,8 TL olmalıydı. Siz kuru baskılayarak ithalatı ucuzlatıp üreticiyi bitirdiniz, artan maliyetlerle de milleti ezdiniz."
ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ’NİN MAAŞI GERÇEK DOLAR KURUYLA KAÇ DOLAR EDİYOR?
Öztürk, baskılanmamış dolar kuruyla maaşları kıyasladığında ortaya çıkan tabloyu şöyle özetledi:
“Bugün NAS’a göre maaş alan bir asgari ücretlinin maaşının karşılığı 653 dolar iken; TÜİK’e göre maaşı 479 dolar, İTO’ya göre 411 dolar, ENAG’a göre ise 230 dolar ediyor. Aynı şekilde en düşük emekli maaşını alan bir emeklinin maaşı NAS’a göre 440 dolar iken; TÜİK’e göre 323 dolar, İTO’ya göre 277 dolar, ENAG’a göre ise 155 dolar ediyor.”
"TÜİK MAKYAJLIYOR, VATANDAŞ EZİLİYOR"
CHP’li Öztürk, üç kurum arasındaki makasın artık bir "uçuruma" dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:
"TÜİK diyor ki enflasyon %31. İstanbul Ticaret Odası, yani bizzat tüccarın, esnafın verisi enflasyon %38 diyor. Bağımsız bilim insanlarından oluşan ENAG ise %56’yı işaret ediyor. Şimdi soruyorum; pazarda, markette, kirada hangisini yaşıyoruz? Vatandaş ENAG enflasyonunu yaşıyor ama saray ona TÜİK zammını reva görüyor."
ÖZTÜRK’ÜN HESAPLAMASI: "EMEKÇİNİN HER AY BİNLERCE LİRA KAYBI VAR"
Milletvekili Öztürk, kurum verileri arasındaki farkın maaşlara yansımasını şu çarpıcı rakamlarla özetledi:
"Bugün bir memurumuz TÜİK enflasyonu ile %18,6 zam aldı ve Eğer bu zam İstanbul'daki yaşam maliyetini ölçen İTO’ya göre yapılsaydı maaşlar %24 artacaktı. Eğer halkın gerçek enflasyonu ENAG baz alınsaydı bu oran %33 olacaktı. Yani 50 bin lira alan bir memurun cebinden her ay tam 7 bin 200 TL çalınıyor! Emeklimize %12,19 zam verdiler. Şaka gibi! İTO’ya göre bu zam %17, ENAG’a göre %25 olmalıydı. En düşük emekli maaşı alan bir vatandaşımız, sadece bir hesap oyunu yüzünden ayda 3 bin liradan fazla zarardadır."
"MAKYAJLI RAKAMLARLA MİLLİ GELİR MASALI"
Öztürk, hükümetin baskıladığı döviz kuru sayesinde Türkiye ekonomisini (GSYİH) dolar bazında devasa gösterdiğini ancak bunun bir illüzyondan ibaret olduğunu belirtti. Öztürk; Maliye Bakanı Memet Şimşek’in “dolar bazında en yüksek maaşı veriyoruz” dediğini ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın GSYİH’in 1.5 trilyon dolar olduğunu söylediğini hatırlattı ve “Tarihin dolar bazında en yüksek maaşlarını veriyoruz diyorlar fakat tarihin dolar bazında en pahalı çayını içtiğimizi, en pahalı yemeğini yediğimizi, en pahalı ayakkabısını giydiğimizi, kısaca en pahalı hayatını yaşadığımızı söylemiyorlar” dedi.
Öztürk'ün paylaştığı tabloya göre:
* Hükümetin "NAS" Hesabı: Türkiye ekonomisi 1.5 Trilyon Dolar görünüyor.
* TÜİK Enflasyonuna Göre: Gerçek ekonomi 1.1 Trilyon Dolar.
* İTO Verilerine Göre: Ekonomi 945 Milyar Dolar.
* ENAG’ın Gerçek Enflasyonuna Göre: Türkiye ekonomisi aslında sadece 528 Milyar Dolar!
Öztürk, "Yani kâğıt üzerinde dünyayı kıskandıran o 1.5 trilyon dolarlık ekonomi, sokağın gerçek enflasyonuna vurduğunuzda yarı yarıya eriyor" ifadelerini kullandı.
“KUR İHRACATÇIYI ÜLKEDEN GİTMEYE ZORLUYOR”
Öztürk, dolar kurunun ihracatı olumsuz etkilediğini söyleyerek; “Mevcut dolar kuru; ihracatçıyı ve üreticiyi ayakta tutmak bir yana, faaliyetlerini sürdürmesini dahi giderek zorlaştırıyor. Girdi maliyetlerinin büyük bölümü dövize endeksliyken, kurun enflasyon ve maliyet artışlarının gerisinde tutulması; fiyat tutturamayan, rekabet gücünü kaybeden işletmeleri üretimden uzaklaştırıyor, ülkeden gitmeye itiyor. Kâr marjları eriyen, finansmana erişimi zorlaşan firmalar için bu tablo artık yalnızca bir ekonomik sıkışma değil, ülke içinde kalıp kalmama meselesine dönüşüyor. Üretici ve ihracatçı, emeğinin karşılığını alamadığı bu düzende yatırımını, siparişini ve geleceğini başka ülkelerde aramaya zorlanıyor.” ifadelerini kullandı.
"BURSALI HEMŞEHRİLERİM PAZARA ÇIKAMIYOR"
Bursa’daki durumu da hatırlatan Öztürk, "Bursa’daki ihracatçı, maliyetler yüzünden üretim yapamazken, işçi aldığı maaşla dolar bazında zenginleştiğini sanıyor. Oysa markete girdiğinde o doların hiçbir hükmü kalmadığını görüyor. Döviz bazında hayat pahalılığı altında milleti ezen bu 'NAS' inadı, ekonomiyi bir bataklığa sürüklüyor. Rakamsal büyüme değil, midedeki ekmeğin büyümesi önemlidir Biz bu hesaplamaları TÜİK’in sepetindeki pinpon topuna göre değil, Bursa pazarındaki fileye göre yaptık. Rakamlar yalan söylemiyor; iktidar kendi kurumuna pembe tablolar çizdirirken, vatandaşın ekmeğini küçültüyor" ifadelerini kullandı.
"HESABI SANDIKTA SORACAĞIZ"
Öztürk sözlerinin sonunda, "Bu sadece bir istatistik farkı değil, bu bir kul hakkıdır. İTO ve ENAG verileri ortadayken halkı TÜİK’e mahkûm etmek, emeği gasp etmektir. Gerçek enflasyon maaşlara yansıyana kadar bu rakamları konuşmaya devam edeceğiz" dedi.