Muğla'daki 4.455,16 hektarlık maden sahasının 20 Şubat 2026'da ihale edilecek olmasının yankıları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar ulaştı. CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yönelttiği detaylı yazılı önergesinde, söz konusu ihalelerin ormanlar, tarım alanları, yerleşim yerleri ve Muğla'nın turizm kimliği üzerindeki potansiyel etkilerini gündeme getirdi. Özcan, Menteşe ilçesinde 256,36 hektar, Fethiye ilçesinde ise sırasıyla 142,14 hektar, 797,17 hektar ve 353,79 hektar olan alanlar dahil toplam 1.293,10 hektar, Seydikemer ilçesinde 1.098,48 hektar ve 1.796,25 hektar olmak üzere toplamda 2.894,73 hektar, Yatağan ilçesinde ise 10,97 hektar maden ihalesi kapsamında değerlendirildiğini açıkladı.
Muğla’nın Hassas Ekosistemleri Maden Baskısı Altında
Özcan, ihale kapsamındaki alanların Menteşe, Fethiye, Seydikemer ve Yatağan ilçeleri arasında dağıldığını belirtti. Bu alanların büyük bir kısmının devlet ormanı olarak tanımlandığını, bazı kısımların ise yerleşim ve tarım alanlarına yakın bulunduğunu vurguladı. Özellikle Fethiye ve Seydikemer bölgelerinde maden faaliyetlerinin genişlemesi, ekosistemin bütünlüğü açısından ciddi bir tehdit olarak nitelendiriliyor. Özellikle bu bölgelerdeki çok sayıda hektar arazi, maden kazılarına açılarak doğal dengenin bozulmasına sebep olabilir. Bu durumun, tarımla uğraşan yerel halkın yaşam düzenini de olumsuz yönde etkileyeceği kaydedildi. Özellikle ağaçlandırma alanlarının maden sahası sınırlarına dahil edilmesi gibi uygulamalar, çevre koruma anlayışının sorgulanmasına sebep oldu.
Parça Parça Maden, Toplamda Büyük Yıkım Riski
Özcan, Bakanlık'a yönelttiği sorularla sürecin şeffaflığını sorguladı. Bu bağlamda, orman izninin alınmadan ihaleye çıkılıp çıkılmadığı, Maden Kanunu’nun 7. maddesi gereği gerekli görüşlerin alınıp alınmadığı, yerel yönetimlerin ve muhtarlıkların sürece katılımının sağlanıp sağlanmadığı gibi konulara dikkat çekti. Ayrıca, küçük parçalara bölünmüş maden alanlarının kümülatif çevresel etkilerinin değerlendirilip değerlendirilmediği sorulmakta. Muğla’nın Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğu vurgulanarak, maden ihalelerinin kentin turizm kimliği ve uzun vadeli ekonomik yapısı üzerindeki etkilerine dair herhangi bir etki değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı da gündeme getirildi. Özcan, bu durumun yalnızca parçalar değil, Muğla’nın doğası, turizmi ve tarımıyla ilişkilendirilmesi gereken önemli bir mesele olduğunun altını çizdi. Kentin geleceğinin, dağıtılmış maden sahalarıyla geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirilemeyeceğine dair görüşlerini ifade etti.