Kamuoyunda tartışmalara yol açan "proje okulları" uygulaması, CHP İstanbul Milletvekili Didem ENGİN tarafından TBMM gündemine taşındı. ENGİN, hükümete bu uygulamadan duydukları kaygıları belirtirken, çocukların eğitim süreçlerinde nasıl bir yaklaşım benimsendiğini sorguladı.
Didem ENGİN'in Eleştirileri
Didem ENGİN, Meclis’te gerçekleştirdiği konuşmasında, "proje okulları" meselesinin detaylarına değindi. Ak Parti'nin, başarı oranı yüksek olan okulları "proje okul" statüsüne alarak, doğrudan Milli Eğitim Bakanı’na bağlı hale getirdiğini vurguladı. ENGİN, bu dönüşümün amacının, sınavla atanan öğretmenlerin sığ bir kriter çerçevesinde yer değiştirmesinin sağlanması olduğunu belirtti. Özellikle TEOG başarı oranında ilk yüzde bir dilimine giren başarılı öğrencilerin eğitimine dikkat çekerek, bu sistemin, nitelikli eğitim konusunda kaygılar doğurduğunu ifade etti.
Atama Kriterleri ve Eleştiriler
Didem ENGİN, son düzenlemenin ardından proje okullarında görev yapmış öğretmenlerin başka okullara atanmasının ayrımcılık içerdiğini savundu. 8 yıl deneyim sahibi öğretmenlerin zorla başka okullara gönderilmesinin yanı sıra, 4 yıllık öğretmenlerin sadece okul müdürlerinin onayı ile bu okullarda kalabileceğini ifade etti. Atama süreçlerinde bilimsel bir kriterin bulunmadığını söyleyen ENGİN, bu durumu "En önemli kriter yandaşlık" ifadeleriyle ele aldı. Eğitimde ihtiyacın, yetenek ve liyakat ile şekillenmesi gerektiğini belirtti.
Öğrenci ve Velilerin Tepkileri
Didem ENGİN, "proje okulları" uygulamasından dolayı eğitim süreçlerinin ciddi şekilde aksadığını dile getirdi. Öğrenci, veli ve öğretmenlerin bu konuda dile getirdikleri kaygıların hükümet tarafından göz ardı edildiğini ifade etti. Ayrıca, okul önlerine TOMAlar gönderilerek, tepkilerin bastırılmaya çalışıldığını belirtti. Öğrencilerin eğitim hakkını kullanmalarının engellenmesi, velilerin kaygılarının dikkate alınmaması yaşanan olayların toplumsal tepkilerini sürekli artırmakta. ENGİN, bu durumu kritik bir problem olarak tanımladı.
Hükümete Yönelik Son Sözler
Didem ENGİN, konuşmasının sonunda, hükümete yönelik "Eğitimli, düşünen, araştıran ve sorgulayan nesillerden neden korkuyorsunuz?" şeklindeki sorusu ile dikkat çekti. Bu ifadeyle, eğitimin gelecekteki en önemli unsurlardan biri olduğunu ve bunun sağlanması gerektiğini vurguladı. Eğitim politikalarının revize edilmesi gerektiğini ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması yönündeki çağrısını net bir şekilde ifade etti.