CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, vakıf üniversiteleriyle ilgili soru önergesine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından verilen yanıtların "geçiştirildiğini" ifade ederek, "Verilen bu yanıtlar şeffaf değil, hesap vermez nitelikte; kamu yararını değil, sistemi korumayı amaçlamaktadır. Vakıf üniversiteleri ticari işletme gibi, devlet ise seyirci gibi davranamaz. Bu tablo yükseköğretimdeki çürümenin, denetimsizliğin ve eşitsizliğin resmidir" ifadesini kullandı.
Altay, yaptığı açıklamada, vakıf üniversiteleriyle ilgili soru önergesine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından verilen yanıtta, "birçok başlıkta mevzuat hükümlerine atıf yapıldığını" bildirdi.
Vakıf üniversitelerine yönelik tahsis ve uygulamaların ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü belirten bakanlığın, kamu taşınmazlarına ilişkin detaylı bir üniversite veya rakamsal dağılım bilgisi paylaşmadığını aktaran Altay, denetimlere ilişkin ise "vakıf üniversitelerinin yürürlükteki mevzuat kapsamında denetlendiği" yanıtının verildiğini aktardı.
Altay, "öğrenim ücretlerinin belirlenmesinde mütevelli heyetlerin yetkili olduğu, burs oranlarına ilişkin mevzuatta yer alan asgari sınırların uygulandığı" yönünde yanıtlar verildiğini ancak öğrenci gelirlerinin üniversite bütçelerindeki payına ve burs oranlarının yıllar içindeki değişimine dair somut verilerin paylaşılmadığını bildirdi.
"Sorularımıza tek bir somut veriyle yanıt verilmedi"
Yanıtları değerlendiren CHP’li Altay, kamuoyunun merak ettiği temel soruların cevapsız bırakıldığını belirterek, "Verilen cevaplarda tek bir üniversite adı yoktur, tek bir rakamsal dağılım yoktur, tek bir somut kamu denetimi çıktısı yoktur. Bunun yerine sayfalar dolusu mevzuat maddesi sıralanmış, soruların özü bilinçli şekilde geçiştirilmiştir. Verilen bu yanıtlar şeffaf değil, hesap vermez nitelikte; kamu yararını değil, sistemi korumayı amaçlamaktadır. Vakıf üniversiteleri ticari işletme gibi, devlet ise seyirci gibi davranamaz. Bu tablo, yükseköğretimdeki çürümenin, denetimsizliğin ve eşitsizliğin resmidir" değerlendirmesinde bulundu.
Altay, "Vakıf üniversitelerine kamu kaynağı aktarılıyor mu?" sorusuna verilen "Tahsisleri ilgili kurumlar yapmaktadır" yanıtına da tepki gösterdi. Devletin, Hazine’ye ait taşınmazların hangi vakıf üniversitelerine ve hangi koşullarla tahsis edildiğini bilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, bu yaklaşımın kamusal sorumluluktan kaçış anlamına geldiğini söyledi.
Büyükşehirlerde, özellikle İstanbul’da, apartman katlarında faaliyet gösteren, yeterli kampüsü, laboratuvarı ve spor alanı bulunmayan, akademik kadrosu yetersiz çok sayıda vakıf üniversitesi bulunduğunun herkesçe bilindiğini ifade eden Altay, buna rağmen bakanlık yanıtlarında yalnızca "denetlenmektedir" ifadesinin yer aldığını kaydetti.
Altay, "Hangisi kapatıldı, hangisine yaptırım uygulandı sorularının cevabı yoktur. Denetim kağıt üzerinde yapılmakta, eğitimin bedeli ise öğrencinin cebinden karşılanmaktadır" ifadesini kullandı.
Vakıf üniversitelerinin "kar amacı gütmeyen" kurumlar olarak tanımlanmasına rağmen öğrenim ücretlerinin piyasa mantığıyla ve çoğu zaman enflasyonun üzerinde belirlendiğini dile getiren Altay, burs uygulamalarının da asgari zorunluluklarla sınırlı tutulduğunu belirtti. Altay, bursun bir sosyal sorumluluk aracı olması gerektiğini vurgulayarak, vakıf üniversitelerinde mali yapı, ücretlendirme ve denetim süreçlerinin şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.