Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in sunduğu yeni Orta Vadeli Programı (2018-2020) üzerine değerlendirmelerde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, belirlenen hedeflerin gerçekçilikten uzak olduğunu ifade etti. Engin, "Büyüme oranı, enflasyon, ihracat ve kur tahminleri gerçeği yansıtmıyor. Hazırlanan ekonomik program, ciddiyetten yoksun bir şekilde masa başında yazılmış izlenimi veriyor." dedi.
AKP’NİN PROGRAMI TUTARSIZLIKLA DOLU
Didem Engin, Türkiye'nin uluslararası ekonomik ortamda meydan okuyan güçler karşısında iyi bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) bilanço daraltma ve faiz artışı sürecine girmesiyle birlikte, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin yabancı sermaye çekmesinin zorlaşacağını belirtti. Engin, “AKP Hükümeti, yatırımcılar açısından güven verici bir ekonomik plan sunmak yerine, tutarsız ve gerçek dışı bir program ortaya koyuyor. Bir yanda yüzde 5.5 büyüme hedefi konulurken, diğer yanda vergilerin artırılması gibi çelişkili kararlar alınıyor." diye konuştu. Türkiye'nin mevcut ekonomik durumunun hassas bir döneme girdiğine dikkat çekerken, açıklanan hedeflerin herhangi bir ekonomik temeli olmadığını ifade etti.
2023 HEDEFLERİ SORUNLU GÖRÜLÜYOR
Engin, Orta Vadeli Program içinde yer alan ihracat hedeflerini eleştirerek, AK Parti'nin açıklamaları arasındaki tutarsızlıklara dikkat çekti. "2023 yılı itibarıyla 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi var, ancak 2018 yılı için hedef 170 milyar dolardan 169 milyar dolara düşürülmüş durumda." diyen Engin, Türkiye'nin geçmiş yıllarda elde ettiği ihracat rakamlarının, nasıl bu kadar yüksek bir hedefe ulaşılacağının açıklanmadığını sözlerine ekledi. Dış politikada yaşanan hataların Türk ihracatını olumsuz etkilediğini belirten Engin, bu durumun faturası ağır bir şekilde tüm vatandaşlara çıkacak gibi görünüyor.” şeklinde ifade etti.
YATIRIMCILAR GÜVEN DUYMADA ZORLANIYOR
Didem Engin, ülkedeki yatırım ikliminin mevcut durumu için de endişelerini paylaştı. "Artık iş dünyası ve yatırımcılar, AK Parti'nin sunduğu verilere güven duymakta zorluk çekiyor. Gerçekçi olmayan ve istatistiksel olarak manipülasyon yapılmış veriler, inandırıcılığını yitirmiş durumda." ifadelerini kullandı. Hukuk ve adalet sisteminin istikrarsız bir görüntü sergilediğini belirten Engin, olağanüstü durumların devam ettiği bir ortamda, yatırımcıları çekmenin mümkün olmadığını savundu. 2023 hedeflerinin reel kıymetler üzerinden değerlendirilmediği sürece, uluslararası yatırımın düşüş göstermeye devam edeceği öngörüsünde bulundu.
İŞSİZLİK ORANLARI POLİTİKALARI GÖSTERİYOR
Açıklanan yeni Orta Vadeli Programda, işsizlik oranının bu yıl için %10.8 olarak hedeflendiği yerde, Engin şu noktaya dikkat çekti: "Önceki OVP'de %10.2 olan işsizlik oranı bu derecelerde iken, şimdi daha yüksek bir oran öngörülüyor. TÜİK'in verileri bunu desteklese de, bu durum hükümetin ekonomi yönetiminin başarısız olduğunun açık bir işaretidir." Özellikle genç işsizlik konusunda acil ve gerçekçi çözümlerin sağlanması gerektiğini belirten Engin, işsizlik oranlarının tahminlerin çok üzerine çıkabileceğine dikkat çekti.
VERGİ ARTIRIMI VE HARCAMA POLİTİKALARI
Ekonomik sorunlarla başa çıkma çabalarına rağmen, Engin, AK Parti'nin vergi artırımlarının özensizlik sonucu olduğunu öne sürdü. Hükümetin yanlış harcamaları ve içi boşenerji projeleri yüzünden, vergi yükünün arttığını belirtti. Bu durumun toplumun geniş kesiminde olumsuz bir etki yarattığını dile getiren Engin, sınırlı kaynaklarla büyümeyi hedeflemenin mümkün olmadığına dikkat çekti. Hükümetin yatırım ve iş yaratma stratejileri yerine yalnızca geçici çözümlerle yola devam ettiğini belirtti ve bu yaklaşımın sürdürülebilir bir ekonomik gelişme sağlamayacağını vurguladı.
Didem ENGİN, dün kamuoyuyla paylaşılan yeni vergi artışlarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. AKP hükümetinin motorlu taşıtlar vergisini %40 oranında artırmayı, bankalar içinse kurumlar vergisini %20'den %22'ye çıkarmaya çalıştığını belirtti. ENGİN, bu noktada hükümetin, yatırımı, sanayiyi, üretimi ve istihdamı artırması gereken önlemleri almak yerine, dış politikada aldığı yanlış kararların ve referandumda ortaya çıkan maliyetlerin yükünü halkın üzerine yüklemeye çalıştığını vurguladı.
Vergi Artışlarının Ekonomiye Etkisi
Didem ENGİN, vergi artışlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Hükümetin, yüksek vergi oranları ile bütçe açığını kapatmaya çalışmasının, birçok sektörü zor durumda bıraktığını ifade etti. Bu durumun, müteşebbislerin yatırım kararlarını olumsuz etkileyerek, ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Üretim ve istihdam alanında da ciddi sorunlara neden olabilecek bu yaklaşımın, uzun vadede ekonomik istikrarı tehdit edebileceğine dikkat çekti.
Küresel Eğilimlere Dair Açıklamalar
Amerika gibi gelişmiş ülkelerin, ekonomiyi canlandırmak için vergi indirimlerine gittiğini hatırlatan ENGİN, Türkiye’nin ise tam tersine bir politika izlediğini vurguladı. AKP’nin, mevcut bir küresel ortamda vergileri artırarak ekonomik büyümeyi sağlamaya çalışmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. ENGİN, Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerden olumsuz bir şekilde ayrıştığını, bu durumdan en fazla zarar görenlerin ise halkın kendisi olduğunu belirtti. AKP’nin hatalarını kapatmak adına vatandaşın vergi yükünü artırmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Sorunlar ve Çözüm Önerileri
ENGİN, Türkiye’nin mevcut vergi politikası yerine, yatırım destekleyici ve ekonomik büyümeyi teşvik edici önlemlere ihtiyacı olduğunu söyledi. Ekonomik büyüme için gereken istihdam politikalarının oluşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Bunun sadece hükümete ait bir sorumluluk olmadığını, tüm kesimlerin birlikte bir çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, halkın ekonomik yükünü azaltacak ve geniş kitlelerin hayatını kolaylaştıracak tedbirlerin alınmasının önemine işaret etti.