Bakanlık, Ankara ilinde toplamda 2 bin 133 okul binasının mevcut olduğunu ve bu binalardan 2016 tarihinden itibaren 228’inin deprem dayanıklılık testine tabi tutulduğunu açıkladı. Verilen bu bilgiler, şehirdeki okul yapılarına dair önemli bir sorunun altını çizerken, teste tabi tutulan binaların durumu endişe verici bir tablo ortaya koyuyor.
2050 Yılına Ulaşma Riski
CHP’li Deniz Demir, 2018 yılında AFAD tarafından güncellenen deprem risk haritasına atıfta bulunarak, Ankara'nın 3. ve 4. derece deprem bölgeleri içinde yer aldığını vurguladı. Çamlıdere ve Evren ilçelerinin 1. derece, Bala, Elmadağ, Nallıhan ve Kızılcahamam ilçelerinin ise 2. derece deprem bölgesi olarak sınıflandırıldığını ifade etti. Kuzey Anadolu Fayı'nın potansiyel tehlikeleri hakkında bilgi vererek, 1944 yılında meydana gelen Bolu-Gerede Depremi'nin benzeri bir durumun yaşanabileceğine dikkat çekti. Demir, mevcut hızla devam edilmesi halinde, 2050 yılına gelindiğinde bile okullardaki depreme dayanıklılık testlerinin tamamlanmamış olacağını belirtti.
Okul Binalarının Durumu
CHP’li Demir, Bakanlığın verdiği yanıtları eleştirerek, 2016'dan bu yana ağırlıklı olarak Ankara’da bulunan 2 bin 133 okuldan yalnızca 228’inin depreme dayanıklılık testine tabi tutulduğunu ve bu testler sonrasında 38 okul için yıkım kararı verildiğini, 5 okulun ise yıkıldığını ifade etti. Demir, bu sayıların, aktif durumda olan okulların yaklaşık %17’sinin kullanılamaz olduğunu gösterdiğini ve bu durumu endişe verici olarak nitelendirdi. Ülkedeki deprem politikalarının sorgulanması gerektiğini belirten Demir, bu verilere dayanarak Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulundu; okulların bir an önce güçlendirilmesi ve gerekli testlerin hızlı bir şekilde yapılmasını talep etti.
Bakanlığın Yaptığı Açıklamalar
Bakanlık, CHP’li Demir’in önergesine yanıt olarak, Ankara’daki okullar için çeşitli çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Bu kapsamda, toplam 33 okul binasının yıkım ihalesinin devam ettiğini, 190 okul için güçlendirme yapılması yönünde karar alındığını ve bunlardan 63’ünde de bu güçlendirme ve onarım çalışmalarının halihazırda sürdüğünü açıkladı. Bu gelişmeler, eğitim alanında meydana gelebilecek olumsuz durumların önüne geçilmesi adına önemli bir adım olma potansiyeli taşıyor. Ancak, okulların güvenliği ile ilgili süreçlerin hızlandırılması gerekliliği yine öne çıkıyor.