Gazete Kritik Meclis CHP'li BİÇER, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 'Genel Ahlak' şartlarını sordu!

CHP'li BİÇER, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 'Genel Ahlak' şartlarını sordu!

CHP'li Tur Yıldız Biçer, Manisa'daki öğrenci yurtlarında namaza zorlanma ve uygunsuz kıyafet kurallarıyla ilgili endişelerini dile getirdi. Biçer, bu baskıların Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı, öğrencilerin inanç özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, öğrenci yurtlarında yaşanan bazı durumlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı yurtlarda kalan öğrencilerin, "Yurtlarda Barınan Öğrencilerin Uymak Zorunda Oldukları Kurallar" başlığı altında imzalattıkları kurallar ve Manisa'daki yurtlarda göze çarpan şikayetler hakkında Bakan Kılıç'a sorular yöneltti. Biçer, özellikle öğrencilerin zorla namaza kaldırılması ve camilere götürülmesi gibi iddiaları gündeme taşıdı.

Bakanlığın Uygunsuz Kıyafet Anlayışı Nedir?

Biçer, yurtlarda barınan öğrencilere yönelik hazırlanan kurallardaki "uygunsuz kıyafetlerle dolaşmamak" ifadesinin ne anlama geldiğini sorguladı. Bu ifadenin belgenin 1. maddesinde yer alması üzerine, "uygunsuz kıyafet" tanımının nasıl yapıldığını ve bu tanımın hangi kriterlere göre belirlendiğini anlamakta güçlük çektiğini belirtti. Biçer, özellikle kadın öğrenciler için uygunsuz kabul edilebilecek kıyafetlerin neler olabileceği konusunda belirsizlik olduğunu ifade ederek kaygılarını dile getirdi. "Bu kurallar kim tarafından yazılıyor? Hangi anlayışa dayalı? Bunları net olarak açıklamak gerektiğini düşünüyorum," diyerek tepkisini vurguladı.

Öğrenciler Baskı Altında Sabah Namazına mı Kaldırılıyor?

Manisa'daki Kredi Yurtlar Kurumu'nda kalan öğrencilerin, baskı altında sabah namazına kaldırıldığına dair gelen şikayetleri gündeme getiren Biçer, velilerin bu konudaki endişelerini de aktardı. "Anayasa’nın 24. Maddesi, din ve inanç özgürlüğünü güvence altına alır. Hiç kimsenin inanç ve ibadet etme hakkına müdahale edilmemelidir," dedi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde din ve vicdan özgürlüğüne vurgu yapıldığını hatırlatan Biçer, bu tür baskıların uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtti. Gözlemlenen baskılarla birlikte bireylerin inançlarını özgürce yaşayabilmeleri gerektiğini savundu.

Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun Rolü Nedir?

Biçer, öğrencilerin isteği dışında sabah namazına kaldırılması ve kıza öğrencilere yönelik yapılan tesettür baskısının Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun görevleriyle örtüşüp örtüşmediğini sorguladı. "İnanç, herkesin içsel bir meselesidir. Hiç kimsenin bu konudaki tercihlerine müdahale etme hakkı yoktur," diyen Biçer, baskıların dinin doğasına aykırı olduğunu vurguladı. "Bizler her türlü baskıcılığın karşısındayız. İbadetler, kişilerin bireysel seçimlerine dayalı olarak gerçekleştirilmelidir," diyerek eleştirilerini sıraladı. Öğrencilerin özgür iradeleri göz ardı edilmeden, yurt yönetimlerinin bu konuda net bir tutum belirlemesi gerektiğini de ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *