CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, Meclis gündeminde bulunan yeni yasa tasarısını eleştirerek, bu tasarının rüşvetin, kara paranın ve ihale dolandırıcılıklarının aklanmasına teşvik olacağını öne sürdü. Arslan, yurtdışında hukuksuz yollarla para depolayanların bu yasa sayesinde daha fazla servet kazanacağını ve devlete ait varlıklara bağış yapılacağını ifade etti. Tasarının “Varlık Barışı” değil, “Varlık Bağışı” şeklinde anılacağını belirten Arslan, sürecin hukuksuz bir ekonomik sisteme kapı aralayacağını belirtti.
Rüşvet ve Yolsuzluk Tüccarlığı
Meclis’te oylama için sırada bekleyen yeni yasa tasarısı, hükümetin "Varlık Barışı" adı altında yürütmeye çalıştığı mali düzenlemeleri masaya yatırıyor. Arslan, bu tür yasaların geçmişte de denendiğini, ancak ekonomik gelişmelere hiçbir katkı sağlamadığını belirtti. Ayrıca, bu düzenlemenin yurt dışında bulunan kara paraların Türkiye’ye sokulmasına olanak tanıyacağını vurguladı. Yasa ile birlikte, para kaynakları sorgulanmadan bankacılık sistemine girebilecek. Bu durumun ise ülkedeki ekonomik denetimsizlik ve yolsuzluk ortamını daha da ağırlaştıracağını dile getirdi.
Panama Belgeleri ile Aynı Kategoride
Arslan, tasarının Panama Skandalı ile bağlantılı olduğunu belirterek, yasayla birlikte isimlerin aklanacağını ve yolsuzluk yapanların cezasız kalacağını ifade etti. Bu yasa, geçmişte yargı sürecine girmiş isimlerin kurtarılmasına yardımcı olacak bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. Kanunun, hukuksuz yollarla elde edilmiş zenginlikleri koruma altına alacağını ve yeni bir yolsuzluk çarkı oluşturacağını söyleyen Arslan, çıkar ilişkilerinin daha da güçleneceğini vurguladı. Meclis'teki bu düzenleme, yalnızca belli başlı kişilerin çıkarlarına hizmet edecek bir aracın ötesine geçmeyecek gibi görünüyor.
Üretim Yerine Kara Para Akışı
Daha önceki "Varlık Barışı" uygulamalarının başarısızlıkla sonuçlandığını dile getiren Arslan, yeni yasa tasarısının benzer şekilde etkisiz kalacağına inanıyor. Yasanın, suç örgütlerinin yurtdışındaki varlıklarını sahte isimlerle Türkiye'ye getirmesini kolaylaştıracağını belirtti. Arslan, bunun sonucunda Türkiye’nin üretimden uzaklaşarak, yalnızca kara para akışı sağlayan bir ülke haline geleceğini öngörüyor. Ekonominin bu karanlık döngüye sürüklenmesi, yalnızca mevcut sistemin değil, toplumun da geleceğini risky hale getirecektir.
Yargı ve Maliye Tamamen Çekimser Kalacak
Arslan, yasanın geçmesi halinde Türkiye’nin yolsuzluk cenneti haline geleceğini savunuyor. Yargının bu süreçte etkin olamayacağını dile getiren Arslan, Maliye’nin de bu durumdan geri adım atacağını belirtiyor. Aslında hukukun üstünlüğünün zayıflamasıyla birlikte, halkın üzerine düşen denetim ve kontrol mekanizmasının ortadan kalkması söz konusu. Bu durum, yolsuzlukları teşvik eden bir iklim yaratacak ve ekonomik istikrarsızlığa neden olacaktır. Türkiye’de yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı firmalar, böyle bir belirsizlik ortamında geri adım atarak, yatırım politikalarını gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.
Sonuç Olarak Bir Varlık Bağışı
Sonuç olarak yapılan bu tasarı, devletin kaynaklarını halk için değil, bireysel çıkarlar doğrultusunda kullanacak yeni bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. Bu, halkın refahını artırmak yerine, belli bir güruhin elindeki büyük miktardaki varlıkların aklanmasına ve korunmasına hizmet edecektir. Arslan, bunun tarihimizdeki en büyük hukuksuzluklardan biri olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin ekonomik geleceği için oldukça tehlikeli bir adım olduğunu belirtti. Yasa tasarısının geçişi, sadece ekonomik alanla kalmayıp, toplumsal güveni de zedeleyecek bir sonuç doğuracaktır.